Sofrada Düğün Hazırlıkları
Yer sofrasında oturuyoruz. Ağıldan koyun sesleri geliyor içeriye. Özkul ve Gülay’ın evleneceklerinden söz açılıyor. Babaannem bir sürü şey anlatıyor. Heyecanlı. Annem sessizce dinliyor. Babamsa sanki duymuyor konuşulanları, bir tür vakar içinde yemeğine devam ediyor. Hayret! diyorum ben, Özkul daha düne kadar o kız için demediğini bırakmazdı! Babam sakin, ekmeğinden bir parça koparıp ağzına atıyor: E, öyle olur o işler, diyor.
Kalp
Ameliyattan birkaç ay sonra onu yolda gördüm.
Adımları sakin, hareketleri yavaştı.
Kalbine dikkat etmesi gerekiyordu.
Ama hayat dolu ve iyimserdi yine,
Yani her zamanki halinde.
Uzun kumral saçları güneşte parlıyordu.
Kalbin nasıl, diye sordum.
Dudaklarında yarım bir tebessüm,
Uzaklara baktı,
Hâlâ boş, dedi.
Sohbet
Konuşacak bir şey de bulamadık, dedi kadın
Evet ya, dedi adam biraz hayıflanarak.
Kadın gülümsedi. Sana da mı öyle geldi?
Yani… dedi adam, düşündüm bunu, evet.
Niye öyle oldu, diye sordu kadın, yine gülümseyerek.
Bilmem ki, dedi adam. Belki buranın havasındandır, hem kalabalık ya biraz.
Evde olsaydık bir konu bulur muyduk dersin, diye sordu kadın.
Olabilir, diye yanıtladı adam, hep buluyoruz, bulmuyor muyuz?
Kadın arkasına yaslandı, Galiba haklısın, dedi.
Sonra konuşmaya başladılar.