“Yıldıztozu” “Amerikan Tanrıları” gibi kitaplarıyla ünlü fantastik kurgu yazarı Neil Gaiman, neredeyse on yıl sonra ilk defa yetişkinlere yönelik bir roman yazıyor. Npr’den Annalee Newitz’in değerlendirme yazısına göre roman, masalsı havası nedeniyle ilk bakışta sade bir kaçış edebiyatı gibi görünse de, aslında daha karanlık tarafları olan bir eser.
Orta-yaşlı, başarılı ama melankolik bir baş karakteri olan kitap, bu isimsiz kahramının çocukluk evine dönmesiyle başlıyor. Bu zorunlu dönüşle birlikte çocukken yaptığı her şeyi, ailesinin ve arkadaşlığının ilgisizliğinden kaçmak için sığındığı şarkıları ve kitapları tek tek hatırlıyor. Fantastik edebiyat türünde eserler vermeye alışkın olan Gaiman, bu sefer de kitabını gerçeküstü öğelerle süslemeyi başarıyor. Kahramanın çocukluğunu geçirmiş olduğu kasabanın üzerinde dolaşan ve sanki zamanötesi bir karekteri olan bir kötülük, kahramanımızın kendi kabuğundan çıkmasına ve gerçek hayatın zorlukları ile yüz yüze gelmesine neden oluyor.
18 Haziran 2013‘te yayımlanan kitap ile Neil Gaiman bizlere, masalların sadece çocukları avutmak için uydurulan şeyler olmadığını, onların da diğer her edebiyat eseri gibi hepimizin istediği anda sığınabileceği birer hikaye, kurgu olduğunu hatırlatmak istiyor.