Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

24 Eylül 2022

Hayat

Nice Mahsa Amini’lere Tam Gaz

Vildan Çetin

Paylaş

3

4


İran’da kuralına göre başını örtmediği için, kadınlı erkekli bir din polisi grubu tarafından otobüsten aşağı indirilerek ölesiye dövüldükten sonra komaya giren ve canını teslim eden Mahsa Amini, İran ve farklı ülkelerdeki toplumların bir kısmında infial yarattı, biliyorsunuz. Toplumların bir kısmında dedim çünkü bir de ‘oh iyi yapmışlar o da saçını başını açmasaydı’ diye düşünenler var. Bu tarzda düşünenler toleranssız, katı düşüncelerin uygulayıcıları da aynı zamanda. Bu tür rejimler ise demokrasiye, insan haklarına ve eşitliğe inananların verdiği sonsuz tavizler ile yönetimi ele geçiriyor. Gücü ellerine aldıklarında çok geç oluyor. Kendilerinden farklı hiçbir fikre ve oluşuma tolerans göstermiyorlar. Bu toleranssız tutum, LGBT’den tutun da kendi aralarında yaşayan daha yumuşak inançlıları tamamen yok etmek üzere cezalandırmaya kadar giden geniş bir yelpazede karşılığını buluyor.

Onur Yürüyüşüne izin verilmezken gayet şahane bir şekilde yapılan ‘LGBT karşıtı Büyük Aile Yürüşü’nden sizinle bir video paylaşmak istiyorum. Katılımcının son sözleri dehşet verici: Tedavi edilsinler, daha olmazsa idam… 

İran’ın, Humeyni Devrimine giden yolda yaşadıklarını bu yazıyı okuyanlar zaten biliyordur. Bu yolda biz de itina ile ilerlemeye devam ediyoruz.

mahsa amini

Basit ve Anlamlı Bir Detay: Pareo

Bu sürekli izleyen, istedikleri yaşam şekline uymayanları işaretleyerek listeleyen, tenkit ve tekrarlarla ayar çekerek içsel sansür mekanizmasının devreye sokulmasına neden olan, zapturapt altına alamadıklarını ise yasak listelerine koyup türlü bahanelerle cezalandıran baskıcı bakışlar; eğitimsiz, bizden çok uzak yerlerde ve dahi büyük şehrin kenarlarında yaşayan kitlede var sadece sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Toplumun her kesimine bulaşmış bir hastalık bu artık. 

Bu bağlamda, son Türkiye güzellik yarışmasında (kadının gösteri malzemesi olarak kullanılması konusuna ana fikri dağıtmamak adına değinmeyeceğim) çok az kişinin dikkatini çeken bir detay vardı. Mayolu geçişlerde yarışmacılar pareo takmıştı. Hemen hemen hepsi üniversite mezunu Türkiye’nin aydın yarışmacıları, güya cânım ülkemin medeni yüzünü oluşturan jüri üyelerinden hiçbiri ve sunucu Berfu Yenenler buna itiraz etmemiş olmalı ki yayın, planlandığı gibi yapıldı. 

Hamamdan Takunyayla Kovalanması Gerekenler

Saçma bahanelerle yasaklanan müzik festivalleri… Beyin erozyonu yaratan televizyon dizilerinde, kadını 2. sınıf ve az akıllı, ancak son derece kurnaz bir cins olarak gösteren sahneler. Bakınız: Star TV. Senaristi Mehmet Barış Günger olan Yalı Çapkını dizisinin hamam sahnesi. 

Bu devirde hâlâ bir mal gibi sunuma hazırlanmaya ün sevdasıyla razı kadınlar var. Hamamdan takunya ile kovalanması gereken o zihniyet artık ülkeyi tamamen zehirlemiş durumda. 

Gülse Birsel’in Jet Sosyete** dizisinde olduğu gibi erkek oyuncunun tokadına tokatla karşılık verme cesaretine sahip olanlar ise bir elin parmaklarını geçmiyor.

Bir örnek daha vereyim, bu kez senaristler 2 kadın; Kübra Sülün ve Meryem Demirli. Dizinin adı ‘Ah Nerede’. Komedi olarak sunulan bir yaz dizisi bu. Kanalı ise yine Star TV. Dizinin İlk bölümde, 5-6 yaşlarında küçük kızın itirazına rağmen maço ağabey geldiği için masada tartışılan asıl konuyu, anne dahil birlik olup bir çarpıda değiştiren ve kendilerine çeki düzen veren modern görünümlü kadınlar topluluğunun yer aldığı sahneden bahsediyorum. Evdeki bütün kadınlar ağabeyin şerrinden korkuyor. Küçük kızı da itirazına rağmen kendileri gibi ağabey karşısında biat ederek rol yapmaya zorluyorlar. 

Gidişatımızı, erkek egemen toplumun dikte ettiği ve milyonlarca kadının gözünü de eğiten ve dahi dinci gruplar tarafından mutlulukla taltif edilen bu basit örnekler dahilinde değerlendirirsek, evet; İran olma yolunda şuursuzca nefis gelişmeler gösterdiğimiz net. 

Bir toplum mühendisliği ile karşı karşıya olduğumuz apaçık ortada. Zihinlerimizi ele geçiren karanlık tünelde başı boş dolaşıyoruz ve gittiğimiz yer belli değil gibi görünse de, aslında sarih olarak bir yere doğru yönlendiriliyoruz. Muhafazakâr kelimesini kullanmak istemiyorum. Çünkü bazı şeyleri muhafaza etmek iyidir ancak yerine de hangi kelimeyi koysam hedefini bulur, onu da seçemiyorum. Çünkü minik gibi görülen sinsi ayarlarla karanlığa itilen bir toplumun gidişatını tek kelime ile özetlemek zor. Adına ne derseniz deyin açık seçik şekilde itelendiğimiz o yerde, gerekli tepkileri vermediğimiz sürece, nice Mahsa Amini’ler yaratacak uygulamaları gözümüzle görmemize az kaldı. 

Her devrim karşı devrimini de yaratır. Önemli olan bizim bu karşı devrime dur demeye ne kadar hazırlıklı olduğumuz ve elimizdeki özgürlüklerin değerinin farkında olarak ne kadar savunduğumuz. İran’daki gibi rejimlere karşı görünen Batı toplumunun, iş kendi çıkarlarına geldiğinde suspus kesildiğini zaten biliyoruz. Demem o ki: Bizi yine biz kurtaracağız. Tepkimiz, sosyal medyada fotoğraf paylaşmaktan öteye gitmezse eğer, itiraz adına içimizden çıkan Mahsa Amini’lerin fotoğrafını paylaşmaya tam gaz devam ederiz.

*https://twitter.com/nevsinmengu/status/1571862716356206598?s=46&t=-dUp_zR4mRDs4Y8b7VEQ6w

** https://youtu.be/PsH1LCwASok

YORUMLAR

ÖZLEM GÖKBEL

Kalemine sağlık Vildan Çetin. Brava... Nasıl uyanırız bu kabustan, önceliğimiz ona kafa yormak olmalı!

24 Eylül 2022

DİLEK KARAASLAN

Herkesin, mevcut durumda toplumda güç ve iktidarı elinde tutan "muhafazakar"lardan onay alabilmek ve iş ya da sosyal hayatta kabul görmek adına kendinden ve değerlerinden sürekli taviz verdiği bir dönemden geçiyoruz. Kendi değerlerimiz adına bedel ödemeyi göze alabildiğimiz zaman zincirler kırılmaya başlar..

26 Eylül 2022

DİLEK KARAASLAN

Herkesin, mevcut durumda toplumda güç ve iktidarı elinde tutan "muhafazakar"lardan onay alabilmek ve iş ya da sosyal hayatta kabul görmek adına kendinden ve değerlerinden sürekli taviz verdiği bir dönemden geçiyoruz. Kendi değerlerimiz adına bedel ödemeyi göze alabildiğimiz zaman zincirler kırılmaya başlar..

26 Eylül 2022

Cem Kurtuldu

Yaşanan her kötülüğün sıradanlaştığı , duyarlı insanların bile tepki şiddetinin çeşitli sebeplerle azaldığı bir coğrafyada daha çok Mahsa'ların öldürüleceğini bilmek/tahmin etmek mi , yoksa insanların kendi dertlerinden kafalarını kaldırıp dünyada ne olup bittiğine dair fikirlerinin olmaması ya da umursamazlıkları mı daha ücüzü bilemiyorum ama şunu biliyorum ki bu tarz yıkıntıların toplumun önündeki yazar ve gazateciler tarafından daha fazla dile getirilmesi , tartışılması gerekiyor. Elinize sağlık.

27 Eylül 2022

Öne Çıkanlar

Aristo’nun Dostluk Erdemine Bir BakışHekîm Bayındır
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tuba Karamuklu

31 Ağustos 2025

Annelik, Bağ ve Yüzleşme Üzerine Bir R..

Her Şey Bir Kırmızı Paltoyla Başlıyor...İnsan bazen bir hikâyeyi olay örgüsünde değil, kelimelerin titreşiminde, satır aralarındaki boşluklarda, sessizlikte hisseder. Kırmızı Paltolular, işte tam da böyle bir roman. Luigi Ballerini, ON8 K..

Devamı..

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Elisabeth Braw

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024