Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

8 Mayıs 2022

Kitap

Nilgün Emre, Solo

Nihat Kopuz

Paylaş

0

0


... pencerenin hemen dışında gürültüyle akıp duran trafiğin, gökte hızlıca süzülen bulutların, uzaklardan belli belirsiz odama dolan insan seslerinin daha bir anlam kazandığını keşfettim. Bu yaşadığım şey, tam da Borges’in şiir tarifinde olan şeydi: Şiirin "tadını çıkarmak" şiir hakkında vardığım nihai sonuç.

Nilgün Emre ile birkaç yıl evvel sosyal medya aracılığıyla tanışmış büyük romanlardan şiir türüne kadar samimi bir konuşma gerçekleştirmiştik. Bana birkaç kısa şiirini gönderdiğini ve onları büyük bir keyifle okuduğumu o geceye dair hatırlıyorum.

Yazılarımı takip eden okur, aslında, şiir üzerine pek konuşmadığımı 19 ve 20.yy romanlarınaysa takıntılı denecek boyutta yöneldiğimi bilir. Yalnız, hayatı tarif bakımından en çok romana inansak da -benim için bu, böyledir- iyi bir şiir karşısında eleştirmen veya okurun susması mümkün değildir. Bu küçük giriş, (belki bir ölçüde de itiraf olma özelliği gösteriyor) yıllarını şiire vermiş pek çok büyük ustaya yöneltilen bir özür mahiyetinde de okunabilir.

Nilgün Emre’nin yeni şiir kitabı Solo, Nisan 2022’de raflardaki yerini aldı. Nilgün Emre’nin şiirinden aldığım tarifsiz keyfe değinmeden önce, şiirden ne anladığıma ve şiirde neye inandığıma da değinmek isterim:

Nedenini bilmediğim bir şekilde, gerek öykü gerekse şiir türlerinde kendime yakın hissettiğim isim Jorge Luis Borges’tir. O konuştuğunda anında teslim olur her ne anlatırsa anlatsın istemsiz bir şekilde bu anlatılanları dünyama katmış bir şekilde kendimi bulurum. Borges’le aşağı yukarı on yıl önce tanıştığımda o güne dek şiirin ne olduğuna dair duyduğum ne varsa orada bıraktım. Yahya Kemal ne demiş, Orhan Veli ile Ahmet Haşim niçin şiir görüşünde bu denli ayrışmış, bütün bunlar Borges’in şiir hakkında söyledikleri karşısında sadece bir çekişmeyi ifade edebilir.  

Beni, Borges’in şiir hakkında konuştuklarının etkileme sebebi, zannederim, şiire bir yön biçmekten çok onun bir keyif olduğunu derinden anlamış olmasıydı. Çünkü hayatım boyunca roman, öykü veya şiir okurken yapmaya çalıştığım şey Borges’in tutumuyla örtüşüyordu.

Anlatmak istediklerimi somutlamak için Borges’ten bir alıntı yapıp ardından Nilgün Emre’yi konuşmaya başlayacağım. Borges, Harvard Üniversitesi’nde verdiği Norton Dersleri’nin hemen girişinde şu cümleleri kurar:

"... Gerçek şu ki, size sunacak hiçbir keşfim yok. Yaşamımı okuyarak, çözümleyerek, yazarak, yazmaya çalışarak ve keyif alarak geçirdim. Sonuncusunun içlerinde en önemlisi olduğunu anladım. Şiirin " tadını çıkarmak" şiir hakkında vardığım nihai sonuç.

...

Sadece zihin karışıklığım var size sunacak. Yetmişime merdiven dayadım. Yaşamımın büyük kısmını edebiyata verdim ve size yalnızca şüpheler sunabilirim."

Şiire ve edebiyata dair alıntıladığım bu parçadan daha yüce bir yaklaşım bütün okumalarım boyunca görmedim.

Nilgün Emre’nin şiirlerini de zannederim bu nedenle sevdim. Onlarda bir anlam aramaktan çok koltuğuma kurulup kahvemi yudumlayıp sigaramı tüttürürken onlardan tarifsiz bir keyif aldığımı hissettim. Okuduğum bir mısranın, bir metaforun, bir benzetmenin beni bir yolculuğa çıkardığını ve o yolculuktan dakikalar sonra geriye dönerken/döndükten sonra hayata karşı, elimde tuttuğum kitaba karşı kendimi daha bir mutlu hissettiğimi, pencerenin hemen dışında gürültüyle akıp duran trafiğin, gökte hızlıca süzülen bulutların, uzaklardan belli belirsiz odama dolan insan seslerinin daha bir anlam kazandığını keşfettim. Bu yaşadığım şey, tam da Borges’in şiir tarifinde olan şeydi: Şiirin " tadını çıkarmak" şiir hakkında vardığım nihai sonuç.

Nilgün Emre’nin şiiri bir taraftan derin metaforlarla doludur, diğer bir taraftan da tarihsel bilgiyi çok hassas bir şekilde bükerek kullanır. Kitapta en sevdiğim şiirlerden birini beraberce okuyalım.

 

Oranj

 

Kutlu kılınmış

Berber çırakları

Ve soğuk gecede

Briyantinli adamlar

 

Ah! Oranj ve şehvet,

Çarşafların telaşesi.

 

Dünya yorgun ve sonsuz

Tabularla dolu!

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Eleştiri Ne Âlemde?Maurice Blanchot
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tuba Karamuklu

31 Ağustos 2025

Annelik, Bağ ve Yüzleşme Üzerine Bir R..

Her Şey Bir Kırmızı Paltoyla Başlıyor...İnsan bazen bir hikâyeyi olay örgüsünde değil, kelimelerin titreşiminde, satır aralarındaki boşluklarda, sessizlikte hisseder. Kırmızı Paltolular, işte tam da böyle bir roman. Luigi Ballerini, ON8 K..

Devamı..

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Elisabeth Braw

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024