Nobel Ödülleri Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 6 Şey
2 Temmuz 2019 Bilim Teknoloji Tarih

Nobel Ödülleri Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 6 Şey


Twitter'da Paylaş
0

Her yıl, kurucusu Alfred Nobel’in ölüm yıl dönümünde verilen Nobel Ödülleri, dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilmeye devam ediyor.

1. Bir Nobel Ödülü mü kazanmak istiyorsunuz? İşte kurallar:

Ne kadar isteseniz de, kendinizi bir Nobel Ödülü için aday gösteremezsiniz — bunu sizin yerine bir başkası yapmak durumunda. Adaylığınız döneminde hayatta olmanız gerekir. Eğer aday gösterildiyseniz, muhtemelen kazanana kadar bunu bilemeyeceksiniz. Her yıl iki yüzden fazla aday çeşitli ödüllere aday gösteriliyor, seçim komitesi tarafından bu sayı azaltılıp bir kısa liste hazırlanıyor (çoğunlukla üç ila beş arası kişi ya da organizasyon). Asıl adayların isimleri, kısa listeye alındığı gibi, 5o yıl boyunca gizli tutuluyor çünkü adaylar için kulis çalışması önlenmek isteniyor.

Alfred Nobel

2. Teknik olarak, Ekonomi ödülü bir Nobel Ödülü değil.

Alfred Nobel’in dileği sadece beş ödülün oluşmasını şart koşuyordu: fizik, kimya, fizyoloji veya tıp, edebiyat ve barış. Fakat 1969’dan beri, altıncı bir ödül veriliyor. 1968’de, 300. yıllarının onuruna, İsveç’in merkez bankası, ekonomi çalışmalarındaki başarıları ödüllendirmek için bir bağış fonu yarattı. Tam adı “Alfred Nobel anısına Ekonomi Bilimleri Bank of Sweden Ödülü” olan ödülün kazananları ise ödül komitesiyle birlikte İsveç Bilim Akademisi (aynı zamanda kimya ve fizik ödüllerini de seçen) tarafından seçiliyor. Ödüller sahiplerine Aralık ayında veriliyor.

Mahatma Gandhi
3. Mahatma Gandhi hiçbir zaman Nobel Barış Ödülü’nü kazanmadı.

1937’nin başlarında, Hint lider Gandhi, ödül için beş kere aday gösterilmişti. Son adaylığı ise Ocak 1948’deki suikastından sadece haftalar sonra gelmişti. Yönetim tüzüğü hafifletici durumlarda izin vermesine rağmen Nobel Komitesi, kendi tarihindeki böyle durumlarda, hiçbir zaman ölümden sonra ödül vermedi. Fakat komite Gandhi’nin ardında hiçbir uygun mirasçı ya da ödülü veya parayı kabul edebilecek bir organizasyon bırakmadığına karar kıldı. Ölümden sonra ödül vermekte isteksiz olunsa da, Gandhi’nin hayatı boyunca şiddet karşıtlığına olan bağlılığını göz önünde bulundurarak, o yılki barış ödülünü, ödülü vermeye değecek “uygun yaşayan bir aday” olmadığını belirterek, kimseye vermemekte ısrar ettiler.

Gandhi tartışması devam ediyor: 1961’de, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Dag Hammarskjöld, Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi; o yıl bir uçak kazasında ölmesine rağmen. 1989’da Dalai Lama ödüle aday gösterildiğinde, kısmen Gandhi’ye ithaf ederek ödülü kabul ettiğini duyurdu. 2006’da, Gandhi’nin ölümünün üzerinden elli yıldan fazla geçtiğinde, Nobel Komitesi Gandhi’ye ödül vermediklerinden dolayı pişman olduklarını kamuoyuna açıklayarak duyurdu.

1903'te Nobel Fizik Ödülü'nü paylaşan Henri Becquerel, Pierre Curie ve Marie Curie'nin olduğu bir pul

4. Curie’ler için, Nobel Ödülü bir aile meselesiydi.

1903’te, eşi Pierre’le fizik ödülünü kazanırken Marie Curie, Nobel'i alan ilk kadın oldu. Sekiz yıl sonra, Marie ikinci Nobel’ini kazandı; bu sefer ödül kimya alanındaydı ve sadece ona aitti. 1935’te ise, Marie ve Pierre’in kızı Irene, eşi Frederic Joliot ile paylaştığı Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı. Bu iki jenerasyonda beş ödül eder! Curie’lerin Nobel’le olan meraklı bağları burada sona ermedi; 1965’te Marie ve Pierre’in damatları Henry Laboisse, UNICEF’in yönetici müdürüydü ve organizayson Nobel Barış Ödülü’nü kazandı.

Mileva Marić ve Albert Einstein

5. Albert Einstein’ın eski eşi, Nobel Ödülü’nden gelen parayı aldı.

Albert Einstein ile ilk eşi Mileva Marić’in evlilikleri en başından beri zorluydu. Gelecek vadeden bir bilimci olan Mileva, 1903’te evlendikten sonra çalışmalarını bıraktı, kendini oğullarını yetiştirmeye adadı. 1914’te, Einstein ailesini terk ederek Berlin’e taşındı; Mileva ve oğulları İsviçre’de kaldı. Bu olaydan iki yıl önce Einstein kuzeni Elsa'yla bir ilişkiye başlamıştı ve Mileva’ya boşanmak için baskı yapıyordu. Beş yıl süren müzakereler sonucunda nihayet bir anlaşmaya vardılar. Yeteneğinden hiçbir kuşkusu olmayan Einstein, ileride kazanacağı herhangi bir Nobel ödülünün parasını oğullarına ve Mileva’ya vereceğine söz verdi. Mileva bunu kabul etti ve Einstein 1922 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı; ödül parası anlaştıkları üzerine eski karısına gönderildi.

Boris Pasternak

6. Birkaç kişi Nobel’i reddetti.

Nadirdir, ama olmadı değil. Fransız filozof ve yazar Jean-Paul Sartre, 1964’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne lâyık görüldü ancak kendisi bunu ve diğer tüm resmi onurları reddetti. 1973 yılında, Vietnamlı komünist lider Le Duc Tho, Vietnam Savaşı boyunca Paris Barış Antlaşması üzerine birlikte çalıştıkları Birleşmiş Milletler Sekreteri Henry Kissinger’la Nobel Barış Ödülü’ne lâyık görüldüler. Kissinger ödülünü kabul etti ama Tho reddetti, aslında gerçek bir barışın henüz gerçekleştirilmediğini belirtti. Rus şair ve romancı Boris Pasternak, 1958’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandığında, çabucak ödülü kabul etti, Nobel Komitesi’ne “çok müteşekkir” ve “gururlu” olduğunu bildiren bir telegraf çekti, fakat Pasternak’ın işlerinin (Doktor Jivago da dahil) yayımlanmasını önleyen Sovyet Birliği idarileri, anında Pasternak’a ödülü reddetmesi için baskı uyguladı. Nobel Komitesi başka bir kazanan seçemezdi, Pasternak’ın ismini kayıt kitabından silemeyeceği gibi. Sonunda, Soğuk Savaş’ın sonlarına yakın, 1989’da, Pasternak’ın oğlu Yevgeny, ödülü babasının adına kabul etti.

(History)

Çeviren: M. Gizem Erkol

 

 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR