Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

1 Kasım 2020

Liste

Oggito'nun Kasım Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap

Oggito

Paylaş

1

0


Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı, Caspar Henderson

Hayvanlar âlemi insanı ezelden beri büyülemiştir. Kimi gerçek, kimi hayal ürünü olan hayvanlar efsanelerde, masallarda, sanat eserlerinde sık sık boy gösterir. Çağımızda artık ejderhaların, Zümrüdüanka kuşunun ya da tek boynuzlu atların gerçekte var olmadıklarını biliyoruz. Peki ama var olan bazı hayvanların da en az onlar kadar ilginç ve büyüleyici olduklarını biliyor muyuz?

Borges’in Düşsel Varlıklar Kitabı’ndan ve Orta Çağ hayvan namelerinden esinlenen bu kitapta Caspar Henderson, evrimin yaratıcılığının insanın hayal gücünden hiç de aşağı kalmadığını gözler önüne seriyor. Sevimli yüzüyle aksolotldan tehditkâr görünümüyle dikenli moloka, dayanıklı su ayısından yanardöner Venüs kuşağına birçok sıra dışı hayvanı daha yakından tanımamıza, aşina olduğumuz bazı hayvanların ise bir o kadar sıra dışı özelliklerini keşfetmemize imkân sağlıyor. Bunu yaparken de bilimin yanı sıra edebiyat, sanat, felsefe, mitoloji ve tarihten faydalanarak zengin bir metin ortaya koyuyor.

Fakat hemen belirtelim: Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı bir ucube sirki değil. Amacı ele aldığı hayvanları ötekileştirmek değil, bilakis (kendisi de bu kitapta yer alan) insanla diğer hayvanlar arasındaki derin evrimsel bağı, farklarımızın yanı sıra benzerliklerimizi vurgulamak ve bazıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlara karşı sorumluluklarımızı hatırlatmak.
Dünya hayal bile edemeyeceğimiz varlıklarla dolu, diyor Henderson. Onları koruyabilmek için öncelikle hayal gücümüzü, onların gerçekliklerini daha iyi anlayacak şekilde genişletmemiz lazım.  

Çeviren: Deniz Keskin, Metis, Ekim 2020

Öğrenci Kız, Osamu Dazai

Bir okurunun kendisine gönderdiği günlüklerden esinlenerek yazdığı Öğrenci Kız’da Osamu Dazai bir Tokyo banliyösünde yaşayan isimsiz bir genç kızın bir gününü anlatıyor. Aklına takılan şarkıları, yolda düşündüğü ve gördüklerini, günlük yaşama dair ayrıntıları ve içten içe duyduğu hüznü büyük bir başarıyla ve empatiyle resmetmeyi başarıyor. Yaşama hep çarpıcı bir dürüstlükle bakmış Dazai’nin bir gün kadar kısa romanı, gençlerin sesini ve düşüncelerini çekinmeden aktaran ilk modern yapıtlardan biri.

Çeviren: Barış Bayıksel, Can Yayınları, 2020

Biyelkin Hikâyeleri, Aleksandr Puşkin

Biyelkin Hikâyeleri Puşkin’in kurgusal bir giriş yazısıyla çerçeveye aldığı beş güzel öyküden oluşuyor. Her bir öykü ayrı bir dünya. Rus edebiyatının büyük ustası, okurlarını benzersiz imgelem gücüyle duygudan duyguya sürüklüyor.

İşleri iyi gitmediği için zengin bir tüccarın ölümünü bekleyen “Tabutçu”nun haline gülümseyecek, biricik evladının akıbeti için endişelenen “Menzil Amiri”nin hasretiyle hüzünleneceksiniz. Evinin duvarları kurşun delikleriyle dolu, intikam ateşiyle yanıp tutuşan usta silahşorun “Düello”su son satırına kadar merakla okunuyor. Sürpriz finaliyle “Kar Fırtınası” bugüne dek yazılmış en güzel aşk öykülerinden biri. “Köylü Küçük Bayan” ise eğlenceli bir tebdili kıyafet hikâyesi.

Bir Solukta Klasikler dizisinde yer alan Biyelkin Hikâyeleri, Puşkin’e olan hayranlığınızı pekiştirmek ya da onunla ilk kez tanışmak için güzel bir fırsat sunuyor.

Çeviren: Hasan Ali Ediz, Yordam Kitap, Ekim 2020

Kütüphanemi Toplarken, Alberto Manguel

Çağımızın en yaratıcı okurlarından ve en kitapsever yazarlarından Manguel'in kütüphanesinin içtenlikle ve sevecenlikle anlatılmış bir hikâyesi.

Her kitap yaşantımızın yakaladıklarını bütünüyle elde tutmanın imkânsızlığını itiraf eder niteliktedir. Gelmiş geçmiş bütün kütüphanelerimizse bu başarısızlığın anlı şanlı bir kaydıdır.

Manguel bürokratik bir pürüz yüzünden uzun yıllardır yaşadığı Fransa'dan ayrılmak zorunda kaldığında, otuz beş bin kitabını sığdırabildiği kütüphanesinden de ayrılmak zorunda kalır. Kitapların ayıklanma, kolilere doldurulma ve nakil süreci, çoğunu belki de bir daha görememe ihtimali, gitgide boşalan raflar ona bu kısa ağıtı esinletir.

Kütüphanemi Toplarken okuru kütüphanelerin tarihi, sözlükler, sözlük yazarları, rüyalar ve anılar hakkında hoş anekdotlar, sıra dışı düşünceler ve çağrışımlar arasında renkli bir yolculuğa çıkarıyor.

Çeviren: Yeşim Seber, YKY, 2020

Korku Evi – Yedinci At (Bütün Öyküleri), Leonora Carrington

Sürrealist ressam ve yazar Leonora Carrington (1917-2011) öldüğünde son sürrealist olarak anılıyordu. Uzun ve verimli sanat yaşamı, sürrealist sanatçılarla kurduğu yakınlıklar kadar Londra’dan Paris’e, Madrid’den Lizbon’a, oradan da New York ve Meksiko’ya uzanan maceralar ve acı tecrübelerle dolu hayat hikâyesiyle de efsane haline geldi.

1930’lardan 1970’lere uzanan, 2017’de ilk kez toplu olarak yayımlanan öykülerinde yaşamından izler ile hayal dünyasındaki olağanüstü yaratılar iç içe geçiyor. Carrington resimlerindekine benzer fantastik atmosfer ve imgeleri bu kez sözcüklerle yaratıyor.

Öykülerinde tuhaf tipler, musallat hayvanlar, olağanüstü varlıklar, sosyetikler ve sofular, meraklı ve asi kızlar başrollerde. İnsanların normal ve rasyonel görünen düzenlerinin ne kadar abes ve gülünç olduğunu masalsı hikâyelerle, ironi ve kara mizah dolu bir anlatımla gösteriyor Carrington.

Çeviren: Begüm Kovulmaz, Notos, Ekim 2020

Harita Üzerinde: Kâşifler, Dahi Haritacılar ve Hiç Var Olmamış Dağlar, Simon Garfield

Haritalar büyüler bizi. Dünyaya dair bildiklerimizi bir araya getirir, ilerlememizin kaydını tutar, hepsinden ötesi bizim hikâyemizi anlatırlar. Onlarsız bir dünya düşünün: Nasıl yolculuk yapardık? Toprak üstünde nasıl hak iddia ederdik? Ülkeler nereye kadar yayılırdı? Kadınla erkek arabada ne uğruna birbirini yerdi?
Tam Benim Tipim ile yazı karakterleri gibi meraklısına özel duran bir konudan uluslararası çoksatan yaratan Simon Garfield şimdi sihrini haritalar için konuşturuyor. Garfield, kâşif ve filozofların eski dönem eskizlerinden Google Maps ve ötesine varan yolu izleyerek, haritaların insan doğasındaki en iyiyi (keşif ve merak) ve en kötüyü (çatışma ve yıkım) nasıl kusursuz yansıttığını ortaya koyuyor.
Orta Çağ’ın büyüleyici mappa mundilerinden aşılmaz ve hiç var olmamış Kong Dağları’na, Amerika’nın keşfinden Afrika’yı haritalama kâbusuna, kolera ile savaşan kartograflardan kapatıldığı hücrede Dünya’yı haritalamış Venedikli keşişe, dudak uçuklatan kartografik sahtekârlıklardan çevrimiçi harita savaşlarına uzanan onlarca şaşırtıcı öykü. Garfield’ın çok sayıda görselle süslenmiş sürükleyici, tutkulu ve nüktedan anlatımı sayesinde gerçek bir ziyafete dönüşüyor.

Çeviren: Barış Emre Alkım, Domingo Yayınevi, Ekim 2020

Lapa Lapa Kelebek Yağıyordu, Charles Darwin

Charles Darwin henüz genç bir doğa bilimciyken İngiliz Kraliyet Donanması'na ait Beagle adlı gemiyle beş yıllık bir yolculuğa çıkar. Rio de Janeiro’dan Avustralya’ya, Tahiti’den Falkland Adaları’na pek çok yeri görür ve buralara dair biyolojik, jeolojik ve antropolojik gözlemlerde bulunur. Lapa Lapa Kelebek Yağıyordu, Darwin’in Patagonya, Tierra del Fuego ve Macellan Boğazı'ndaki deneyimlerinden sahneleri, bu yerlerin doğasına, canlılarına ve yerlilerine dair çok özel gözlemlerini içeren bir seçki.
Yolculuk dönüşü kaleme aldığı Beagle Yolculuğu adlı kitabından derlediğimiz, geminin güvertesine konan canlıların oraya nasıl geldiklerine dair isabetli tahminlerden Şili sıradağlarına doğru çıktığı yalnız bir yolculuğa kadar geniş bir yelpazeye yayılan bu bölümler, Darwin'in parlak bir bilim insanı olmanın yanı sıra, ne kadar iyi bir kaleminin olduğunu da gösteriyor.

Çeviren: Emrah Serdan, Can Yayınları, 2020

Bir Köpeğin Araştırmaları, Franz Kafka

Eserlerinde, insanının korku ve kaygılarını, yalnızlığını, çevresiyle iletişimsizliğini ve kendi kendine yabancılaşmasını dile getiren Kafka “Bir Köpeğin Araştırmaları adlı” öyküsünde bunu bir köpek üzerinden dile getiriyor. Kafka, ölümünden iki yıl önce kaleme aldığı öyküsünde, uzun süre insanların etkisi altında kaldığı için gerçek köpeklere ve onların yaşamına yabancılaşmış bir köpeğin gözünden "hayatı" ve sanattan beslenmeye, birbirinden önemli olguları sorguluyor.

"Araştırmalarının gitgide daha açık hale koyduğu gibi, köpekler dünyasının sessizliğe mahkûm edilmiş olması, daima da öyle kalacağı hakikatine daha ne kadar katlanabileceksin? Daha ne kadar katlanabileceksin buna? Hayatımın gerçek büyük sorusu bu işte, diğer bütün küçük sorular bunun karşısında anlamsızlığa gömülüyor; yalnız bana soruluyor bu soru, başka hiç kimseyi ilgilendirmiyor."

Çeviren: Mehmet H. Doğan, Kırmızı Kedi, 2020

Evler Cinler Perdeler, Lyudmila Petruşevskaya

Rus edebiyatının yaşayan efsanesi olarak kabul edilen Lyudmila Petruşevskaya, “yaşamın gölgesi” nin üzerine düştüğü insanların – özellikle de kadınların – yazarıdır. Yaşamın zorlukları, tuhaflıkları ve gizemi karşısında şartlar ne olursa olsun ayakta kalıp yola devam etme gayretindeki insanların öykülerini bazen gerçeklik içinde bazen de gerçekliği aşarak âdeta masalsı bir dünyada anlatır. Bu dünyada, sıradan ile sıra dışı arasındaki görünmez perdeyi her aralayışında yeni, taze bir ışığın yenilmez insan iradesi üzerindeki yansımasını benzersiz bir biçimde, nakış gibi işler. Petruşevskaya’nın öyküleri aynı zamanda hem etimize batıp canımızı acıtan hem de ruhlarımızdaki irini akıtan bir iğne gibidir.

Evler, Cinler, Perdeler adıyla bir araya getirdiğimiz bu öykülerle “fantastik gerçekçilik” diyebileceğimiz bir türün kendisine has örneklerini veren Petruşevskaya, Ayşe Hacıhasanoğlu’nun Rusça aslından çevirisiyle ilk kez Türkçede.

Çeviren: Ayşe Hacıhasanoğlu, Jaguar Kitap, 2020

Kâhinin Mektupları, Arthur Rimbaud

Rimbaud.

Şair.

Kâhin.

Ardından yazılan her dizeye yankısını kazıyan iki mektup. Şairin manifestosu. Koşulsuz modernliğe davet. Devrim ateşi. 

Ayberk Erkay'ın derleyip çevirdiği Kâhinin Mektupları Arthur Rimbaud'nun 1871 tarihli iki emsalsiz mektubunu, Batı şiiri ve düşüncesinin dönüm noktası olan bu edebi çığlığı, elyazmaları ve açıklamalarla birlikte sunuyor.

“Şair doğmuş olmak gerek ve ben şair bildim kendimi.”

Çeviren: Ayberk Erkay, Sel, Eylül 2020

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Kafka Olmanın OlanaksızlığıDerya Önel
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adalet Çavdar

14 Temmuz 2025

Kelimelerin Gücü ve Labirentin Sırları

Kitabın temel temaları, aidiyet, cesaret, dostluk ve kelimelerin gücü.Benim ilk okuduğum kitap Samad Behrengi’nin Küçük Kara Balık’ı idi. Akıntıya karşı yüzen o minik balığın cesaretine hayran kalmamak mümkün değildi. Bir gün yolculuğa çıkabileceğime beni ilk ik..

Devamı..

Vizesiz Tatil Yapabileceğiniz Yerler

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024