Arzu edilen nesneyi* arzu etmesi istenenden tamamen koparıp ulaşılmaz bir yere koyduğunuzda, o nesneye sahip olma anlarında yaşanacak zevkin çağrışımlarını tekrarlarla vaat ederek karşınızdaki insanı çok rahat yönetebilirsiniz. Kadını toplumdan soyutlamak, kapalı ortamlara hapsetmek, cansız mankenlerin dahi yüzünü örttürmek bu amaç doğrultusunda hayata geçirilen uygulamalar. Eğer bunu yapmazsanız, cennete ait vaatlerinize dünya hayatında kolayca, günah veya cezalandırılma korkusu olmadan ulaşılacağından, hedefinize giden yolda kullanmak istediğiniz insanları manupile etmeniz o denli güçleşir.
Daha özgün vaatleri içeren argümanlar üretmeniz gerekir. Bu özgün argümanlar ise karşı tarafın zekâ kapasitesini yükseltmek ihtiyacı doğuracağından, en doğru yol yukarıda nedenini özetleme çalıştığım yönetim mekanizmasını daimi kılmaktır. Bu esas çabanın yardımcı aktörlerini de sıralayalım. Dünyadaki gelişmelerden, bilimden, teknolojiden uzak tutmak. Kendinden farklı olan ile iletişime ve dolayısı ile fikir alışverişine engel olmak. Fırsat bulunursa, söz konusu metinleri, bireysel ulaşım ve yoruma kapamak. Bu tip çabalar gösterenleri ilahi kuralları çiğneyen, şeytanın ele geçirdiği varlıklar olarak yaftalayarak alışkın olduğu ortamdan dışlamak ki bu dışlama, fikirlerin bulaşıcı olduğu bilgisine sahip yöneticilerin uyguladığı en hafif cezalardandır.
Sofistike bir inanış şekline evrilmesi gerekirken yobazların elinde eğilip bükülerek ‘amaçlarına uygun militanlar yetiştirme’ malzemesine dönüştürülen İslam dininde örnekler yığınla. Mesela: İsmailağa Cemaati'nden Hüseyin Çevik ve Youtube kanalında cennetlik erkeklerimize anlattığı Fellini filmlerini aratmayan juicy, pardon ağzı sulandırıcı ortam! Sonracığıma, 4 bini aşan takipçisi ile videosu 60 binden fazla izlenen, 70 tane hurin olacak ya, hap kullanmayacaksın abi. Macun mu iyi geliyor, sarımsak mı iyi geliyor demeyeceksin. Afedersin top sektireceğiz ya, diyerek mümin erkekleri müjdeleyen TikTok’cu Hasan Hocaa.** Daha ölmeden yani dünyadayken aşık oldukları adamların karılarını kıskanan ve gerektiğinde o kadınlara beddua da eden hem azgın hem de pek korumacı hurilerin tarifçisi Ebu Hanzala Hocaefendi*** Say say bitmez.

Robotik kadın asla yaşlanmaz
Gelelim arzu nesnesine dönüştürülen ve cennet vaadi olarak ayrıntılı tarifi yapılan kadının durumuna. Cennette seks kölesi olarak erkeğe sunulan kadın, insana ait duygulardan ve özellikle erkeklerin hassasiyetini farklı yönlere yansıtan annelik özelliklerinden sıyrılmış: Pornografik bir arzu nesnesine dönüştürülmüştür. Her türlü romantik/erotik duygudan yoksundur. Varlık amacı, karşısındaki erkeğe zevk vermektir. Her cinsel ilişki sonrasında tekrar bakire/genç bir kadına dönüşen mermer tenli, gonca memeli, dar vajinalı ve özellikle tüysüz bu varlıklar, doğurgan değildir. Robotik bir oyuncak gibi sürekli aynı şeyleri yapmaya programlanmıştır. Kendini savunmaz. İtiraz etmez. Eleştirmez. Cennet vaadi sadece erkeğin zevk almasına odaklı olduğundan, duygusuz tekrarları içeren bu aynılıkları içselleştiren robotik kadın asla yaşlanmaz da! Yaşlı kadınlara atfedilen cadılık müessesinde olduğu gibi iyilik veya kötülük kaynağı olabilecek bilgi birikimi ve hayat tecrübesine sahip değildir. Dolayısı ile karşısındaki erkeğin cinsel kapasitesini değerlendirecek veya hazzı kendi için de talep etmesi gerektiğinin bilincine ulaşacak durumda değildir.
Cennete düşen erkeğe vaat edilen kadınlardan; pardon gonca memeli küçük kızlardan da böyle talepleri olması beklenmez. Kendi beklentilerine karşı hissizleşmesi erkeği mutsuz etmeyeceği gibi aksine rahatlatacaktır da. Çünkü artık erkeğin dünyada olduğu gibi kendini kadına ispat etmesine gerek yoktur. Romantik duygular içeren erotik hisleri paylaşmayı bir kenara koyarak dümdüz yazıyorum: Erkeğin organının görevlerini kadının da ihtiyaç duyduğu şekilde yapması veya yapmaması sorunsalı da ortadan kalkmıştır böylece. Cennete düşen erkek için bu sorun da çözülmüştür. Bu beklentileri karşılayan kadınların ayrıntılı tarifi, kaç yaş aralığını hatırlatıyor size? Düşünmeye bile gerek yok!
Biz dediği kim: Dünyada zenginler
Pornografik vaatleri sadece cinsellikle sınırlamak da doğru değil. Açlıktan ağzı kokanlara, faturaları nasıl ödeyeceğini düşündükçe uykusu kaçanlara, ayağındaki yırtık ayakkabıya su girmesin diye seke seke yürüyenlere… vaatler sıra sıra. Üstelik kelimelerin denk geldiği anlam dünyasını bile isteye bozarak sunulan vaatler bunlar. Maaşallahı var, Londra’da mal mülk sahibi Diyanet İşleri Başkanı fakirlere hitaben; Fakirler ahirette peygamberimize komşu olacak… Fakirler cennete şehitlerin yanında 7. Katta olacak biz onları kıskanacağız, diye şahane vaazlarına devam ediyor. Biz dediği kim? Onlar: Dünyada zenginler. Devletin malını deniz, yetmeyeni domuz görenler. Fakir dedikleri de malum topluluk: Biz! Halbuki vaazında bahsettiği fakir kelimesinin kökü: Fakr. İnsanların Allah'ın karşısındaki acizliğini anlatan bir kelime. Boş verin yahu işin aslını. Kelime dünyasını falan! Sizce, koskoca Diyanet İşleri Başkanı bu detayı bilmiyor mu? Taktik basit: Yukarıda anlatmaya çalıştığım sistemi buraya da uygulayabiliriz. Din baskısı ile yaptığı her şeyden günaha girerim korkusu yarattığın, muhakeme mekanizmasından yoksun kılacak şekilde eğittiğin insanlarla dolu bir ülkede, canının çektiği gibi top koşturabilirsin. Ülkendeki her şeye aç insana, cennette aksırıp tıksırıncaya kadar yemek, tüm gün seks vaat et, gerisini düşünme. Aşırı yemek gibi sunumunun da, yolu pornografiye uzanan iç gıdıklayıcı bir gösteri şekli olduğunu unutmayalım.
*Yazımda kadını özne olarak görmeyen bir zihniyetten bahsedeceğim için nesne kelimesini özellikle kullandım.
• https://youtu.be/tK2fPLKsNhw
• https://www.aykiri.com.tr/sosyal-medya-tiktok-taki-bu-hocayi-konusuyor-70-tane-hurin-olacak-ya-hap-kullanmayacaksin-abi/22769/
• https://youtu.be/NwXcY1kwgZk






