Saatler
29 Mayıs 2018 Edebiyat

Saatler


Twitter'da Paylaş
0

Gökhan Güvener

Saatler, yazarı Michael Cunningham'a büyük ün ve prestij kazandırmış, 1999’da Pulitzer Roman Ödülünü ve  PEN Faulkner Ödülünü almış bir yapıt. James Joyce, Virginia Woolf gibi yazarlardan aşina olduğumuz bilinç akışı tekniğiyle yazılmış. Bu yönüyle okurdan tam bir odaklanma talep ediyor. Dolayısıyla oyalanma, vakit geçirme amaçlı okumalara pek uygun değil.

Konu, Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway romanıyla (her biri farklı şekillerde de olsa) ilişkilendirilmiş, üç ayrı dönemde geçen, üç ayrı kadın karakterin paralel seyreden bir günlük hikâyeleri üzerine kurulu. İlk öykünün kahramanı Mrs. Dalloway'i yazmakta olan Virginia Woolf'un ta kendisi. İkinci öyküde eşinin doğum günü partisine hazırlanırken Mrs. Dalloway'i okumakta olan bir başkarakter var. Üçüncü öyküde ise kitabın yazıldığı doksanlı yılların New York'unda yaşayan ve Woolf'un Clarissa Dalloway karakterinin modern bir yansıması olan Clarissa Vaughan var karşımızda.

İlknur Özdemir'in ödüllü çevirisiyle Kırmızı Kedi Yayınları'nın yayımladığı bu yeni baskıyı okuyacak pek çok kitapseverin, romandan uyarlanmış olan aynı isimli filmi zaten izlemiş olduklarını ya da çağın sunduğu imkânlarla kolayca izleyebileceklerini düşünerek filmden de bahsetmek gerekir biraz.

Stephen Daldry'nin 2002 tarihli  filmi, sahip olduğu dev oyuncu kadrosuyla, en iyi film dahil dokuz dalda aday olduğu –Nicole Kidman ile en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandığı– Oscar ödülleriyle, nefis Philip Glass müzikleriyle ve eşsiz sinematografisiyle şimdiden klasikler arasında sayılan bir eser. Üç hikâyenin başrol oyuncuları Nicole Kidman, Julianne Moore ve Meryl Streep zaten beklendiği gibi seyredenin ayakta alkışlayacağı oyunculuklar sergiliyorlar. Ed Harris, Toni Collette gibi oyuncular da performanslarıyla bu yıldızları aratmıyor. Ayrıca hem filmi izleyen hem kitabı okuyanlar için kimi güzel sürprizler de yok değil. Romandaki kurguda bir film çekimine şahit olup, o esnada Merly Streep'i gördüğünü düşünen Clarissa Vaughan karakterini, filmde Merly Streep canlandırıyor. Yani roman kurgusundaki ve gerçek hayattaki Merly Streep figürleri iç içe geçmiş oluyor böylece.

Farklı bir anlatım stiline sahip roman, türünün iyi örneklerinden biri, üstelik filmle beraber sunduğu fazladan keyif de cabası...


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR