Şükrü Erbaş • Otların Uğultusu Altında
7 Mayıs 2018 Edebiyat Kültür Sanat

Şükrü Erbaş • Otların Uğultusu Altında


Twitter'da Paylaş
0

İnsan unutmaz.

Bir acı, bütün şarkılardan geçerek

gövdemizde yaprak dökmeyi sürdürür. 

*

Yoksulluk...

Dünyanın üstünde yükseldiği iç kanama.

*

Otların uğultusu. Yıldızların kederi.

Donmuş arzu. Avaz. İç geçiren rüzgâr.

Dağlar sana kar mı yağdı... * 

*

Sen bir hikâye anlatıcısısın, dedi.

Sen, dedim.

*

Huzursuz toprak

Huzursuz gökyüzü

Huzursuz sessizlik

 

Alın çizgisi tarlaları geziyor.

*

Doyumsuzluk...

Hiçbir değer bırakmıyorsun insanda!

*

Şimdi dünya akşam

Şimdi evler soğuk

Şimdi gönül bitkin.

 

Bir nazlı zaman

Bütün arzularıyla

Canımda halkalanıyor:

Benim senden özge sevdiğim mi var?*

*

Yarasalar yok. Çocuklar yok

Akşam olmuyor. Sabah olmuyor

Akasya, delice kuşunun ağzında gitmiş

Acının ötesinde bir acı

Ne bir ses insandan insana

Ne eşyada zamanın soluğu

Pencereler birer ölüm fotoğrafı.

 

Sadece otlar

Yaşıyor hepimizin yerine.

*

Siz hangi çarşılarda seversiniz çocuğunuzu?

Biz her isteğine ‘büyüyünce’ diyoruz.

*

Bizler birer hayal tutanakcısıyız olsa olsa

Gelecek belki de insanların hastalıklarında yazılıdır.

 *

Çın çın bir Akdeniz

Limonlar, yaseminler, saka kuşları

Denizin tirşe yaprakları, köknarlar

Ardıçların gökyüzü bahçesi

İnsanı tanrı katına çıkaran bir baş dönmesi

Herkesi sonsuz göklerden sonsuz toprağa

Sonsuz yalnızlıktan sonsuz kalabalığa

Bir daha, bir daha doğuran anne. 

Çok şükür yaşıyoruz.*

*

Kemiklerimize kadar işlemiş bir kalabalık

Yerleri gökleri dolduran bir kısık ses

Merhametine sığındığımız koygun gece

Bilip de bilmemenin gönül yorgunluğu.

 

İncelik... sensin bütün zamanların açık yarası.

*

Belki bir toz zerresi

Geleceğin tarihi.

2018

*Sırasıyla, Neşet Ertaş, Pir Sultan Abdal, Nâzım Hikmet


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR