Yıllar var bir avuç buğday girmedi bu değirmene, yıllar var durmaksızın dönüyor taşlar.
Bitmek üzereler.
yar/ım
“Kapı…” diyebildi güçlükle.
Bakmaya gitti, başına toplanmış çocuklarından ortancası.
Kılsız iri çilli göğsü bir indi bir kalktı belli belirsiz.
“Kim,” demeye de yetti soluğu.
“Eksik bıraktığın sözünmüş baba, ‘beni bitirsin öyle ölsün,’ diyor.”