Bin şiirini gökte kuşlar, bin şiirini denizde balıklar,
bin şiirini toprakta insanlar okuyan Yunuus...
Molla Kasım’lar yüz yıl sonra gelmiyor artık.
*
Ben de bütün şairler gibi insanın hecesiyim.
*
Karacaoğlan, Neşet, “ben ölünce türkümü kim söyleyecek”
diye bir taş başına oturup kederlenmiş midir?
Ne dersiniz şiiri kendinden önce ölen şairler?
*
Küçümseme ruhun çirkefidir.
Yazıyı çirkinleştirir.
Dünyayı çürütür.
*
İnsanlara ulaşabilseydin
belki birisi yarasına basardı seni.
*
Bu ne kadar çok okur, öyle mi?
Okur değil onlar benim şiirimi yazanlar.
*
Sen hangi zamanı yazıyorsun peki?
Hangi sözcüklerle?
*
Sarkaç, eşik, gölge, kirpik...
bunlardan geçmiyorsa söz
sokağın başına bile varamaz.
*
Yazık o dile ki bir harfi bile çiçek açmaz.
*
Kalabalığı olmayan bir yalnızlığın birinci dizesi korkudur,
ikincisi nefret.
*
Gözyaşını okumadan büyüdüyse
küfürden başka ne yazabilir insan.
*
Muhteşem şiiri doğanın... seslerin,
renklerin, biçimlerin ötesinde.
Yüreği olmayan bu zamanda*
kim okuyup kim yazacak.
*
Yazık o bedene, kimse dokunmamış.
*Füruğ