Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

5 Aralık 2023

Söyleşi

Tacim Çiçek: "Has okur dediğim eleştirel okuma yapabilen herkesi dikkate aldım."

Mahmut Yıldırım

Paylaş

1

0


Tacim Çiçek, Alışılmışın Dışında öykülerde aklındaki dünyanın kentine bilinciyle düşsel bir yolculuğa girişenleri, kendi sesini tutsak edenleri, babasıyla bütünleşenleri, tabuları ipleşmiş fotoğraf insanları, sahteliklerin dünyasına karşı olanları ve dahasını anlatıyor.

Tacim Çiçek ile Metinlerarası Kitap etiketiyle yayımlanan Alışılmışın Dışında adlı öykü kitabı üzerine söyleştik.

Mahmut Yıldırım: Alışılmışın dışına çıkmak, uzun zamandır oluşturduğunuz edebiyatınızı farklı bir yere konumlandırmaya çalışmaktan ve okuru harekete geçirme isteğinizden mi kaynaklanıyor?

Tacim Çiçek: Kesinlikle öyledir diyebiliriz. Çünkü insan dediğimiz varlık statik değil, dolayısıyla ben de statik değilim. Düşüncelerimiz, duygularımız, sevgilerimiz, konuşmalarımız akış hâlindedir. Durum ve olay öykülerinin gerçekliklerden kaynaklı da olsa bu akışı bir biçimde yansıtmasından yanayım. Benden önce de birçok öykücü, yazar akış halini kanıksadığımız anlatıların dışında yol ve yöntemlerle görünür yaptı, yapıyorlar da… Bu açıdan baktığımızda ben en azından bu öykülerimde kolay bir okurdan yana olmadım. Çünkü edebiyat dediğimiz tür salt keyif almak değil, olmamalı da… Bazı yazar ve öykücüler ortalama okurun dışında en azından kendisinin okuyacağı öyküler, romanlar yazar. Alışılmışın Dışındaki öyküler tam da böyle. İyi yani has okur her öykünün kanıksadığımız gerçekliklerden soğrulduğunu anlar ve oldukça ilginç, büyüleyici biçimde bir anlatımla dile getirildiklerini anlar. Kurguları da bir o kadar ilginçtir. Zaten hangi tür öykü olursa olsun asıl olan kurgu ve dildir. İlki bize dil şöleni/lezzeti sunar, öteki de metni sonuna kadar ilgiyle elden bırakmamamızı sağlar. 

MY: Öykülerinizin merkezinde, genellikle insanın içsel dünyasında yaşadığı sıkıntıları dile getiriyorsunuz. Sahteliklerin, tutsaklıkların, tabuların dünyasını anlatmak, beraberinde neleri getirip götürdü? Bu sorunları dile getirerek, okurun kendine gelmesini mi istediniz?

TC: Genellikle insanın içsel dünyasında yaşadığı sıkıntıları dile getirmem bir bakıma bu kitabımdaki öykülerin ana izleği desem abartmış olmam. Geri dönüşlerin de içe yolculuk yapmasına dair olması da amaçladığımın kanıtıdır benim için. Kendi içsel yolculuklarımdan kotardığım öykülerdeki konulara okurun da duygudaşlık kurması benim genelleştirme yetimin sonucudur. İtiraf etmeliyim ki özel kalacağını düşündüğüm içselliğin genelleşmiş olması bir öykücü, yazar için çok önemli… Her yazar, yazıp görünür ettiği izleklerle okuru âdeta sarsmak ister. Çünkü okurun eline aldığı bir kitaba müdahil olması söz konusu değil; ancak okuduğu kitaptan kendi dünyasına aktarımlar yapar. Benden iyi ve doğru aktarımlar alıp dünyalarına katacaklarından eminim.

MY: Günümüzde fazlasıyla öykü kitabı yayımlanıyor fakat çoğu öykü girişlerinde şuna denk geliyoruz; herkes güneşi bir başka doğuruyor ya da yağmurun yağışını bir başka klişe şekilde anlatıyor vs. Hâliyle bu da bizi sıkıyor. Bu anlamda öykü anlayışınız üzerine neler söylersiniz?

TC: Bu konuda söylenecek söz çok. Bu yüzden(mesele121.org’taki dünden bugüne öykücülüğümüz ½, edebiyat haber’deki, öykücülüğümüz nedir ve öykü dünyası ile öykücü’lük üzerine) yazılarımı okuyabilir. Özetle diyebilirim ki, günümüz öykülerinin ayırt edici özelliklerinden biri de açık uçlu düşünceleri içinde, sonunda ya da başında barındırmasıdır. Bunlar bir tür boşluklar ve metne serpiştirilmiş satır arası güzelliklerdir. Satır arası güzelliklere ulaşmak okuru metindeki boşlukları bulup doldurmasına yarar. Bir tür bulmacanın okur tarafından tamamlanması gibi de düşünebiliriz bunu. Bir metnin canlılık ve sahicilik duygusu (ki unutmayalım kısa ya da uzun aslında her öykü bir metindir.) yani okuru saran şey, dilin kurguyla iç içe olmasıdır. Çünkü bu ikisi bir öykünün en olmazsa olmazıdır. Bilinmelidir ki öykü/hikâye yazan hiçbir kimse, iyi ve gerekli bir amaç olan hikâye anlatma uğruna dil bayrağını asla yere düşürmez; düşüremez de. Düşüren ya da iyi bir hikâye bile olsa kötü bir dile (anlatım/üslup) heba eden her kişi, iyi bir öykücü/hikâyeci değildir. Aslında her öykünün dili kendisiyle birlikte kurgusunu da oluşturur demek abartı olmaz…  Her ne kadar yazı dili kimi zaman öykü/hikâye ya da kurgudan da önemli görülse de… Çünkü birçok öykücüden/hikâyeciden duymuşuzdur, bazen de yazdıklarından okumuşuzdur kurgu ideal olarak tam da cümleleri kurarken yapılır ya da ortaya çıkar, dediklerini. 

MY: Üslubunuzu belirlerken nasıl bir okur profili hedeflediniz ya da bunu dikkate aldınız mı?

TC: Has okur dediğim eleştirel okuma yapabilen herkesi dikkate aldım diyebilirim. Çünkü öyküyü sezgi yoluyla da olsa anlamlandırabilmek için okurun ona dâhil olması, onu kendi bilgi birikimi, deneyimi ve edebiyat zevkiyle değerlendirmesi gerekir. Bu dediğim iyi bir okurdan da beklenir üstelik. Dikkate aldığım okur profilini böyle özetleyeyim.

MY: Son olarak bize başkalarının düşünde olduğumuzu hatırlatıp bu yaratıma ortak eden yazarın aklından neler geçiriyor? Yazmak istediğiniz konular, teknikler, okuma listeniz vs. bahseder misiniz?

TC: Bu konuda da söylenecek çok şey var. Bir okuma müptelasının romanını yazmak için okumalar yapıyorum. Bir de görünür olmasını istediğim yazar, şair ve öykücülerin yazdıklarını da okuyup haklarında yazıyorum ve yayımlatıyorum. Bu okuma müptelası belki de benim. Çünkü okumaya başladığım günden itibaren gelişen farkındalık duygum içinden bu dünyaya düştüğüm o gizemli kitabı bulmak için okuduğumu düşündürtüyor bana. Özel Hayatın Tarihi hakkında olan kitapları okuyorum ayrıca. Son noktayı koyduğum Dengesiz Peri adlı romandan sonra Hüzünlü Hikâyeler başlıklı tematik öyküler yazıyorum. İlk üç tanesi de edebiyat haber’de yayımlandı… Şimdilik diyeceğim bunlar…

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Montaigne ve Dünya AkrabalığıAteş Yersu Gök
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Antoine Dubiau

28 Temmuz 2025

Faşizmin Emperyal Güç Kaynağı

Günümüzde faşist ırkçı şiddet, küreselleşmiş kapitalizmin yanı sıra örgütlü proleter hareketin zayıflığıyla da karakterize başka bir emperyalist bağlamda yer almaktadır.Bütün dünyada aşırı sağ hızlı bir yükselişe geçti. Soldaysa –özünde değişmeyen ancak farklı bir görünü..

Devamı..

Arjantin’den Türkiye’ye… Anılar ve Kit..

B. Y. Genç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024