Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Aralık 2016

Hayat

Türkiye'deki yabancıların ikilemi

Oggito

Paylaş

35

0


Türkiye’de yaşayan Almanlar, özellikle de 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaşanan hızlı değişim karşısında şaşkın. Kaş’ta yaşayan Alman sanatçı Doris Bierett DW'ye konuştu.
Doris Bierett 73 yaşında, başarılı bir oyuncu, şarkıcı ve kabare sanatçısı. Emekli olmadan önce yıllar süren bir dünya seyahatine çıkan Bierett, emekliliğini geçirebileceği birçok yer gördü ve sonunda Kaş’ta ev alıp Türkiye'ye yerleşti. Türkiye'ye bütünüyle uyum gösterebilmek için sekiz yıl boyunca Türkçe dersleri alan Bierett, Türkiye'de tatil bölgelerine gelenleri Türkçe karşılıyor. "Buradaki insanlar müthiş misafirperver ve sıcakkanlı" diyen Bierett, Türkiye’deki atmosferi ne Fransa'da ne de İspanya'da yaşamış. Bierett, burada kendisini çok daha genç hissettiğini söylüyor. Kaldı ki, bu duyguya sahip olan sadece Bierett değil, emekliliklerini Türkiye'nin  kıyılarında geçiren binlerce Alman da böyle düşünüyor. Ne var ki, onların gözünde bu "cennet yaşam" hızla değişiyor.

Türkiye'nin dönüşümü

Başarısız 15 Temmuz darbe girişiminden sonra gerçekleşen tutuklamalar, Doris Bierett'in arkadaş ve tanıdık çevresinde bir dönüşüme yol açmış. Bierett, "Türkiye'de siyaset konusunu hiç açmamak gerekiyor. Herkes başının belaya girmesinden korkuyor, o yüzden kimse konuşmak istemiyor” diyor. Siyasete ilgi duyan, okumuş biri olarak Bierett, sormak istediği pek çok soru olduğunu ama sormadığını söylüyor. Bunun nedeniyse arkadaşlarını, özellikle de polis olan arkadaşlarını zor durumda bırakmak istememesi. Bierett, "Onlar devlete bağlılık yemini etmiş insanlar” diyor. Kaş'ta güçlü bir asker ya da polis varlığı bulunmadığını ama yoğun trafik kontrolleri olduğunu söyleyen Bierett, "Bugün olan yarın olmayabiliyor. Burada bir Alman vardı, Gülen okullarından mezun bir Türkle evliydi. İkisi de bir anda yok oluverdiler. Bir arkadaşımın birçok tanıdığı da hapse atılmış" diyor. Bu süreç Doris Bierett'te de derin bir iz bırakmış. Penceresinden dışarı baktığında gördüğü koy ve yalnızca üç kilometre uzakta olan Avrupa'nın manzarası, dikkatini dağıtmasına yardımcı oluyor. "Olur da burada da silahlı saldırılar başlar ya da askerler sokaklara inerse, hızlıca kaçabiliriz" diye düşünüyor.

"Türkler Batı'yı artık önemsemiyor"

Bierett'e göre, Türkiye'nin Batı'yla ve Batı'nın değerleriyle olan yakın bağları kopmuş durumda. Türkiye'deki birçok tanıdığının Avrupa'yla bağları artık önemsemediğini gözlemleyen Bierett, "Birçok kişi 'Avrupa'ya ihtiyacımız yok. Umurumuzda değil' görüşünde" diyor. Bierett, "Dünyada gerçekleşen olayları genel itibariyle kaygıyla karşılıyorum. Sadece Türkiye'dekileri değil. Olaylar her yerde kontrolden çıkmış durumda. Ne yapmak lazım peki? Küçük bir ada üzerinde inzivaya çekilip hayatın birazcık tadına varmak" biçiminde konuşuyor. Bierett, Türkiye’de siyaseten sesini yükseltmiş ama sonradan sınır dışı edilme korkusuyla geri adım atmış yabancıların da olduğunu söylüyor. Kendisinin çekincesi ise hapse girme ihtimali değil, Türkiye'deki oturma izninin tehlikeye girmesi. Ancak 2020 yılından sonra, yani Türkiye'ye taşındığı tarihten tam sekiz yıl sonra Türkiye'de kalıcı oturma izni almaya hak kazanabilecek. Bierett bunu gönülden istese de, hükümetin yabancılar üzerinde birtakım kısıtlamalar uygulamaya başlaması durumunda, ülkeyi istemeye istemeye terk edeceğini söylüyor. Türkiye'yi çok seven Doris Bierett, "Türkiye'ye turist gelmemesi, buradaki insanlar için büyük bir felaket olur" diyor. Durumun düzelmesi için Bierett'in yabancılara bir tavsiyesi var: "Türkiye'ye gelin. Korkmayın."

(Wolfgang Dick • Deutsche Welle Türkçe)

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Zambak Kadar BeyazA. Ömer Türkeş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

S. E. Breitegger

13 Mayıs 2025

Bir Mektup

Okuduklarım içimde birikiyor, büyüyor, içimde bir şeyler inşa ediyor, ben hepsini sana yazmak, seninle bunları konuşmak ihtiyacı duyuyorum.Sevgili dostum, Bu ara çok okudum, okuduklarımla ne yapacağımı bilemiyorum bazen, ben de sana bir mektup yazmaya karar verdim. Mektuplar hayatımızdan ç..

Devamı..

Toplumsal Gerçekçi Romanlar (Gerçekçil..

Kemal Gündüzalp

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024