Var Olmak ya da Anlatmanın Hazzı Üstüne
17 Kasım 2018 Kitap

Var Olmak ya da Anlatmanın Hazzı Üstüne


Twitter'da Paylaş
0

“Geçmişinden gelen bir tanık olmadan geçmişini anlatmanın bir anlamı var mı?”

Anlatmanın hazzı başka hiç bir şeyde yoktur. En dipteki hezeyanlarımızdan bile anlatma yoluyla kurtuluruz. Freud bunu en iyi anlayanlardandı. Zihnimizi meşgul eden olumsuz düşüncelerden, kalbimizi sıkıştıran sorunlardan anlatarak kurtuluruz. Ağıt bile bir anlatma biçimidir, ruhumuzu daraltan acıyı hafifletir. Okuduğumuz ve okuyacağımız tüm kitaplar anlatmanın hazzıyla yazılmıştır: şiirler, romanlar, öyküler, destanlar, efsaneler… Anlatmak ve var olmak… Var olabilmek için anlatmak; gerek sözcüklerle, gerek şekillerle, gerek renklerle ya da başka türlü anlatma yollarıyla hep aynı ya da benzer kapıya çıkar. Anlatmanın hazzı tüm benliğimizi sarmıştır, insanın sorunlu ya da sorunsuz ruh halleri üstünde birçok ilaçtan daha hızlandırıcı bir etkiye ve bir güce sahiptir. Psikiyatrlara ya da psikologlara para ödeyenler bunu en iyi bilenlerdendir ya da bunun en somut örneklerindendir, en azından anlatarak sorunlarından arındıkları müddetçe.    

Anlatmak ve var olmak edebiyatın iki çekici gücü, iki harcı; diğer her şey ana organı besleyen kılcal damarlar misali.

2017 Man Booker Ödüllü bir kitap, Bir At Bara Girmiş romanı. İsrail’de, Netanya şehrinde, bir bar... Ölüme yaklaşmış komedyen Dovalev G. bu barda sahneye çıkarak seyircileri güldürmeyi amaçlıyor ya da belki de bir komedyenden beklediğimiz sonuç sadece bu: gülerek hayatımızın rutinleşen yanından uzaklaşmak ve ya az da olsa içinde bulunduğumuz tüm gerçekliğimizi unutmak ya da kahkaha atarak acı dolu geçmişimizin üstüne bir duvar örmek, kısa bir süreliğine dahi olsa. Zira bunun için para da ödemişlerdir, seyirciler, haliyle beklentileri de büyük. Ancak Dovalev G. hiçbir komedyenin yapmadığı bir şeyi yapıyor, seyirciyi güldürmeye çalışmıyor ya da güldürebilecek kadar başarıyı yakalayamıyor. Sahnede zaman geçirdikçe daha da dibe batıyor. Seyirci için değil de belki okur için çırpınışları bir nebze gülme konusu olabiliyor, ama içinde kesinlikle iç burkan bir acı ve hüzün bulundurarak. Yoksa tüm bunlar bir taktik mi, kim bilebilir? Seyirciyi geçmişlerine, kendi geçmişine ya da seyircinin de dâhil olduğu bir ırkın bir coğrafyanın endişe, korku ve depresif dolu tarihine götürmeye çalışıyor. Yarım asırdır gömdükleri ya da görmezden geldikleri gerçekleriyle yüzleştirmeye çabalayarak. Darbeler birer yumruk gibi suratlarında patlıyor mu sahiden, yoksa kalpleri başkasının acısını dinlemeye bile tahammül edemeyecek kadar katılaştı mı? Ama seyirci gülmek için burada, kahkaha atmak için burada; bir adamın acı dolu hikâyesini dinlemek için değil, hele kendi ikiyüzlü gerçeklerini duymak istedikleri en son şey, hatta mümkünse tümünü yok saymak daha cazip.

Yarım kalmış hikâyeler, kolektif anılar, güldürmekten ziyade acıtan fıkralar, vs.

Yazar David Grossman Bir At Bara Girmiş romanında barı bir psikiyatr odası, sahneyi de hastaların üstünde uzanıp bin bir türlü dertlerini anlattıkları bir divan olarak kurguluyor. Elbette sorular çok: “Var olmak, bütün olmak için yeterli mi?” Ya da: “Geçmişinden gelen bir tanık olmadan geçmişini anlatmanın bir anlamı var mı?”

Dovalev G. tıpkı doğdukları yerde ölmek için akıntıya karşı yüzen somon balıkları misali kendi geçmişine ve bu sayede bir ırkın acı dolu geçmişine de dalar. Ve işin aslı ikisinin de mücadelesi akıntıya karşıdır, somonların ve Dovalev G.’nin. Somon balıkların bir kısmı belki bunu başarır, ancak Dovalev G. ona ayrılan zamanın sonunda belki bir en fazla iki kişiyle bir başına kalıyor. Onlar da kendi kişisel tarihinin az da olsa tanıklarıdır.

Grossman’nın Bir At Bara Girmiş yapıtı farklı bir roman; gerek kurgusu gerek gerçekliğe dokunun yalın diliyle. Anlatmanın bir ihtiyaç olduğunu düşünen, acı ya da trajik dahi olsa geçmişiyle yüzleşmenin insanın eninde sonunda kaçınılmaz durağı olduğuna inananların kesinlikle sevebileceği bir kitap.             

David Grossman, Bir At Bara Girmiş, Çev: Aylin Ülçer, Siren Yayınları


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR