Peter Ackroyd Wiliam Blake biyografisinde "William Blake'in görsel hayal gücünde ne doğumun ne de ölümün yeri var, başlangıç ve son yok, sadece sonsuzluk içerisinde devamlı kutsal bir yolculuk içerisindeyiz" diye yazıyor. Peygambervari şairin tüm işleri üzerine söylenebilecek her şey, aslında kısa ve öz olarak The Gates of Paradise kitabında mevcut. Kundakta, yumurtadan çıkan, gömülen, uyuyan bebekler; ölümün kapısından karanlığa geçen bir adam. Yaşlı adam tekrar çocuk olarak dünyaya geri gelecek gibi. Hangi sırayla olduğu tam olarak belli olmasa da resimler birbirinin devamı niteliğinde.
Blake The Gates of Paradise'daki resimleri, hayal gücünün yoğun çalıştığı, ona sürekli bir takım imgeler belirdiği ve onun da fotoğrafik hafızasıyla hatırladığı dönemde çizdi. Çokça kez ölü ruhların -eski krallar, arkadaşları, melekler- onu ziyaret ettiğini ve bu nedenle ona sipariş verilen görselleri yetiştiremediğini aktarıyor. Bu sebeple ki Blake zamanla içe dönükleşiyor. 1787'de başladığı çizimler altı yıllık zaman dilimi içerisinde altmış dört çizime ulaştı.
Blake'in en ünlü çizimleri hem metin hem imge içerenler oldu. Ancak The Gates of Paradise sadece görsel şölen vadediyor. Bu kitaptaki görseller temalarını genellikle Hıristiyan mitlerinden alıyor. Sadece bu mitlere bağlı kalmayan Blake insan figürlerini, kendine özgün bir biçimde, dünyayla harmanlıyor. "Onu bir ağacın altında buldum" yazılı görselde bir kadın, gülen çocuğu yerden havuç hasat eder gibi aniden çekip havaya kaldırıyor. Bu görsel adamotuyla ilgili eski bir halk hikâyesini hatırlatıyor. Kısaca, hikâyede adamotunu topraktan çekenin kaderi adamotunun çığlığıyla lanetleniyor.
"İnsan ne!" başlığı atılan görselde, yaprak içinde larvada bebeği izleyen tırtılı görüyoruz. Bu görselin hikâyesi Blake'in Cennet ile Cehennemin Evliliği kitabından gelmekte: "Yumurtlamak için tırtılın en uygun yaprakları özenle seçmesi gibi, rahip de en tatlı zevklerde lanet eder."
Blake'in eserleri ilhamını dini imgelerden ve hikâyelerden alsa da Blake hayatı boyunca kiliseden ve kilisenin dogmasından sakınmıştır. 
"İnsan ne!"


"Onu bir ağaç altında buldum"
"Su"

"Toprak"
"Hava"

"Ateş"

"Eyvah!"

"Oğlum! Oğlum!"

"İstiyorum! İstiyorum!"

"Yardım! Yardım!"

"İhtiyarlamış Cehalet"
"Ey Rahip senin Tanrın böyle intikam alır mı?"

"Korku ve Umut sadece bir imgelem"

"Gezgin, akşam olunca hızlıca yola koyuldu"

"Ölüm'ün Kapısı"

"Solucana şöyle söyledim: Sen benim annem ve kız kardeşimsin"
Kısaltarak çeviren ve hazırlayan: Alper Güngör
(Public Domain Review)






