Yaralı Ayna
21 Ocak 2020 Öykü

Yaralı Ayna


Twitter'da Paylaş
2

İki bilet, dedi kadın başını göğe kaldırıp. Ellerini tuttu çocuğun. Aynı beyaz, aynı yakın bakışlarla, aynı uzak ufka baktılar. Gidecek yer kalmadı, dedi çocuk. Uzatmayalım, dedi kadın. Gülümsediler birbirlerine, durdular, sürdüler bedenlerini boşluğa, atladılar. Ayna kırıldı. Küçüktü kadın, büyüktü çocuk. Hayatlarını birbirleriyle kavga ederek geçirmişlerdi. Çocuk sütlü kahve severdi, kadın sade; çocuk tahterevalli, kadın salıncak. Geçmişe bakardı kadın, çocuk oradaydı. Geleceğe koşardı çocuk, kadın oradaydı. İlk karşılaşmalarında kadın saçlarını kısacık kestirmiş, aynaya bakıyordu. Dil çıkardı çocuk aynanın köşesinden, Hadi parka gidelim, dedi. Kadın işe yetişmeliydi. Çocuk kaçtı saklandı, aynadan ince bir çıt sesi geldi. İkinci karşılaşmada kadın hamileydi. Şeker yiyelim, dedi çocuk, kocaman, kırmızı, sulu bir elması olsun içinde. Dişlerimiz çürür, dedi kadın. Kadın çocuğunu doğurdu, çocuğu unutmadı. Daha sık görüştüler. El ele gezdiler parkta, yolda, ormanda; kadın, çocuğu ve çocuk. Hayal kurmalı, dedi çocuk. Vaktim yok, dedi kadın. Bana masal oku, dedi çocuk. Bildiğim tek masal Kibritçi Kız, dedi kadın. Bir nefeste anlattı, çocuk ağladı. Gülmek istiyorum, dedi çocuk, Fazla ses yapma, dedi kadın. Ağlarken de gülerken de elini ağzına kapatmalısın. Kimseyi rahatsız etmemeli. Kadın sessizce ağladı, çocuk kahkahalarla güldü. Suluboya yapalım, dedim çocuk, Ev kirlenir, dedi kadın. Ağaç dikelim, dedi çocuk, Önce evdeki çiçekleri sulamayı öğren, dedi kadın. Doğum günümüzü kutlayalım, dedi çocuk, hadi mum yakalım. Yangın çıkaralım, dedi kadın, gözleri parladı. Çocuğu anneme bıraktım; o bakar, hem de benden iyi. Çilekli pasta alıp eve koştular. Mumları yaktı kadın, gözlerini kapatıp dileğini diledi. Alazlar yansıdı çocuğun gözlerine, kadın aynadan gördü. Ayna çatladı. Üzüldü alev, dile geldi, Koşun, dedi, kaçın, çok çok uzağa. Koruyun birbirinizi. Dinlediler alevi, kaçtılar. Yolun sonuna geldiler, yarın köşesinde derin bir nefes aldı kadın. Yangından kaçamadık bak, içimiz alev alev, başımız dumanlı, dedi. Kaçamayacağız bir yere belli ki. O zaman hadi dedi çocuk. Uçalım. 3, 2, 1… Gülümsediler birbirlerine, durdular, sürdüler bedenlerini boşluğa, atladılar. Ayna kırıldı. 


Twitter'da Paylaş
2

YORUMLAR


Duygu Terim Top
Zarif yorumunuz için çok teşekkürler...
7:40 PM
Nazmi Özüçelik
Bir öykünün konusu, biçemini de belirler. Duygu Terim'in öykülerinde bu açıkça görülmekle birlikte, onun, kök suyunu gelenekten alan şiirsel ve masalsı öykü dili değişmiyor. Öykülerinin yarattığı 'şüphe' duygusu onları bize sevdiriyor; ya da 'güzel belirsizlik' diyelim.
2:30 PM

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR