Resimde ve Edebiyatta Rüyalar

Resimde ve Edebiyatta Rüyalar


Twitter'da Paylaş
0

“Belki de tüm sanat, rüyanın bir biçimidir,” der Borges.  Bu, gecenen krallığından doğrudan gelen bir seçimdir.
“Chuang Tzu, rüyasında etrafta kanat çırparak dolanan bir kelebek olduğunu gördü, halinden memnundu. Aniden uyandı ve aslında Chuang Tzu olduğunun farkına vardı. Fakat bilmiyordu, o, rüyasında kelebek olduğunu gören Chuang Tzu muydu yoksa Chuang Tzu olduğunu gören bir kelebek mi?” – Kelebeğin Rüyası, Chuang Tzu Francine Prose, New York Review of Books'da yayımlanan ve konuyu işaret eden bir makalesinde, “Edebiyat, kendi gördüklerimize nazaran çok daha net bir biçimde hatırladığımız rüyalarla doludur,” diye yazar. Ve evet, Alice’nin Harikalar Diyarı'ndaki, Gregor Samsa’nın Dönüşüm'de yer alan unutulmaz rüyası, Shakespeare’in yapıtlarındaki rüyalar yahut rüyasında ansızın işlerin kötüye gittiğini gören Anna Karenina. Ve elbette, Doğu'nun kehanet niteliği taşıyan rüyalarıyla Ortaç Çağ alegorileri de yine bu bağlamda yer alır. Ne var ki resim sanatı, hafızaya yerleşen, rahatsız ama aynı zamanda ikna edici rüyalarla doludur. Rüyayı oluşturan öğeler ile rüyanın kendisinin çok çeşitli yollarla bir araya getirildiği bu rüyalarda, sıklıkla bedenin kendisini görürüz. Bir şeyleri resmetmek yahut edebiyata dönüştürmek, zihnin, hem tiyatro hem aktör hem de salon (izlemekte olduğumuz masalvari kurmacanın yazarıdır da) haline geldiği ve aynı zamanda en büyük yazar ve sanatçılar için çarpıcı bir alıştırma olan rüyalar kadar soyut bir faaliyettir. Borges, evrensel edebiyat tarihinden rüyaları derlediği Rüyalar Kitabı’na yazdığı önsözde, Coleridge’den alıntı yapar ve onun, “Hisler görüntülere ilham olurken uyanıklık haline ait görüntüler de hislere ilham olur,” diye yazdığını söyler. Sanat, rüyalar vasıtasıyla yayılır: gece, günün işlerine sirayet eder. Aşağıda, “gece sanatına” ait, birçok sanatçıyı etkileyerek onların, şu an sahip olduğumuz en iyi eserleri yaratmalarını sağlayan edebi ve resimsel yapıtlardan kısa bir seçki bulunuyor. [caption id="attachment_29823" align="aligncenter" width="800"] The Nightmare, Henry Fuseli (1781)[/caption] Book of Dreams, Jorge Luis Borges (1976) Rüyaların ve kâbusların olağanüstü bir derlemesi olan Rüyalar Kitabı’nın ön sözünde Borges, okurların bir kez daha düşleyeceğini söyler, düşlerinde gece rüyalarını, zihinleri için değerli bir alıştırma olan gündüz düşlerini yahut kayıp kökenlere dair –Anglosakson Haçı’nın Rüyası gibi– rüyaları göreceklerini. [caption id="attachment_29824" align="aligncenter" width="700"] The Dream, Odilon Redon (1878-1882)[/caption] [caption id="attachment_29827" align="aligncenter" width="700"] Einstein’s Dreams Alan Lightman (1993)[/caption] Albert Einstein'ın, rüyasını görmüş olduğu hikayelerden oluşturulan kurgusal kolaj. [caption id="attachment_29825" align="aligncenter" width="800"] The Artist’s Dream, George H. Comegys (1840)[/caption] Sandman, Neil Gaiman Sandman karakteri, kuzey Avrupa folklorunda efsanevi bir hal almıştır. Gaiman’ın büyüleyici çizgi roman dizisinde, aynı zamanda Morpheus olarak bilinen the Dream karakteriyse hem kral hem de tarihteki tüm rüyaların ve bunların ötesinde gerçek dışı olanın simgesidir. Yukarıdaki resim:  Job’s Evil Dreams, William Blake (1805)

(Faena.com)

Çeviren: Fulya Kılınçarslan


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR