Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

27 Kasım 2016

Hayat

Yaşadığımız Yer

Semih Gümüş

Paylaş

28

0


Semih Gümüş
İnsan bir iletişim ve başkalarıyla buluşma ihtiyacından yazar, diyor, kendisine acı vereni açıklamak ve mutluluk vereni paylaşmak için.
Kabuk Adam, Mucizevi Mandarin ve Kırmızı Pelerinli Kent ile sınırlarını kavramaya çalıştığımız yaratıcılığın yanına Türkçe Sorunları Kılavuzu, Dilimiz, Dillerimiz ve Yaklaşma Çabası’nı koyuyorum. Tek satırını dile getirmekten uzak olanlarla aramızda en azından yüz yıldan beri süren derin kültür çatışmasının nedenleri hemen anlaşılıyor.

Bu ülkede yaşanan çatışmaların bir gün çözülebileceğine inanmak zor. Kaldı ki aranan, nasıl bir çözüm arayışı. Ortada bir yerde, yani ortalama olanda buluşarak mı çözülecek sorunlar. Toplumsal değerler, fikirler için bir ortalama çizgisi çekilebilir ve orada yaşamaya gönül indirenler, elbette çoğunluğu da oluşturur, karışılmaz. Sonra her zamanki küçük azınlıklar kendi kıyılarına çekilir, oralarda belli ki hiç kimsenin işine yaramayan yaratıcı düşüncenin içinde, insanın ve doğanın özünü kavrayanlarla birlikte yaşamayı sürdürebilir.

ASLI ERDOGAN

Ütopyaların sonu gelmemeli. Derken de kendi gelecek tasarımlarımızı yapmamıza fırsat vermeyen çatışma alanlarının içinde, alev makinelerinin kustuğu nefretten kendimizi koruyarak yürüdüğümüzü hatırlıyorum. Hep o yollarda olduk. O yollara çıkmak istediğimiz için değil, hayat başka türlü de olabilirdi. Cüzdanlarımızın yoksulluğu umurumuzda olmaz ama iç dünyamızın ve düşüncelerimizin yoksullaşmasına izin vermediğimiz, dilediğimiz gibi yaşamak istediğimiz için, yalnızca bunun için şiddet görüyoruz. Şiddetle, kanla sürülmüş topraklar. Suları kirlenmiş, havası zehirli, ekmeği tuzlu. Bulanık bir gökyüzünün altında yaşıyoruz.

necmiye-alpay

Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ı düşünüyorum. İki yaratıcı yazarın taş duvarların ardına atılması insan olan herkesin gururunu kırar. Oysa yazarların özgürlüğü için tek sözü, adı sanı olmayan yazarların da bulunduğu bir ülkede yaşıyoruz. Olup bitenler karşısında tüyleri diken diken olmayanlardan gitgide uzaklaştığımı görüyorum. Hissettiklerim canımı sıkıyor.

Eduardo Galeano’ya, Niçin böyle, diye soruyorum. En azından otuz yıllık yoldaşımız o.

Daha söze başlar başlamaz, İnsan bir iletişim ve başkalarıyla buluşma ihtiyacından yazar, diyor, kendisine acı vereni açıklamak ve mutluluk vereni paylaşmak için.

Ne yazık ki burada da yoksullara zenginlik, ezilenlere özgürlük yanılsamaları, yenilenlere zafer, güçsüzlere iktidar düşleri satılıyor ve insanların ruhunu ve bedenini satın almak çok kolaylaştı, diyorum ona, yaşadıklarımız birbirine çok benziyor.

İlkgençlik hastalıklarımdan sıyrıldıktan sonra yazdıklarımı yalnızca nasıl sorusunu sorarak okumaya başlamıştım. Bu hayatla bağlarımın kopmaya yüz tuttuğu son zamanlarımdaysa okuduklarımda insanın buruk hikâyesini, acılarını, mutluluk nedenlerinin nasıl çiğnendiğini görmek de istiyorum. Çünkü tarihi elinden alınmış, yaratıcılığı yok etmeye hazır, bilimsel düşünceyle bağlarını koparmış, öldürmeyi kutsayan bir ülkenin saçtığı kötülük tohumlarından çıkan dikenler her yerimizi dağlıyor, masmavi gökyüzünün altında, bulutların üstünde yaşama şansı olmayan talihsiz insanlarız. Susup düşündüğümüz zamanların sonsuza dek sürmeyeceğini de biliyoruz.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Ezgi Polat: "Susarak anlaşabilmek ilet..Semih Gümüş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

A. Arvanitis

29 Ağustos 2025

Çalışma Ortamında Yaşanan Tükenmişlik ..

Bireylerin zihinsel olarak aşırı yorgun olduğu durumlarda toplumsal planda yaşanan adaletsizlikler kişileri aşırı uçlara sürükleyebiliyor.26 Yaşındaki Ivy League mezunu Luigi Mangione, United Healthcare CEO’su Brian Thompson’ı öldürmek..

Devamı..

Sipariş Yazı

Mehveş Bingöllü

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024