Yükselen Sular 2050 Yılına Kadar Birçok Kıyı Şehrini Yok Edecek

Yükselen Sular 2050 Yılına Kadar Birçok Kıyı Şehrini Yok Edecek


Twitter'da Paylaş
0

Küresel ısınma yüzünden yükselmekte olan sular 2050 yılında çok sayıda insanı etkileyecek, hem de daha önce düşünülenden çok daha fazla yıkıma neden olacak. Dünyanın en büyük kıyı kentlerinden bazıları yok olacak.

29 Ekim’de yayımlanan bir makalenin yazarları, uydu verilerine dayanarak arazi yüksekliğini daha doğru hesaplamanın yolunu buldu ve böylece daha önceki verilerin fazlasıyla iyimser olduğunu keşfetti. Yeni araştırmaya göre yaklaşık yüz elli milyon insan 21. yüzyılın yarısına kadar sular altında kalacak.

Vietnam

İlk görsel: Eski araştırma, İkinci görsel: Yeni araştırma

Mavi: Sular altında kalacak bölge, Gri: İnsanların yaşadığı bölge

Güney Vietnam’ın hepsi yok olabilir. İlk harita 2050’ye yönelik daha önceki tahminleri gözler önüne seriyor. Ancak yeni araştırmaya göre ülkenin alt kısmı sular altında kalacak. Vietnam nüfusunun neredeyse dörtte biri, yani 20 milyondan fazla insan, su altında kalacak topraklarda yaşıyor. New Jersey merkezli bir bilim kuruluşu olan Climate Central tarafından yürütülen ve Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, ülkenin ekonomik merkezi olan Ho Chi Minh City'nin çoğu Vietnam ile birlikte ortadan kalkacak.

Bangkok, Tayland

Araştırmanın yazarlarından Scott A. Kulp’a göre uyduları kullanan standart ölçümler zemin yüksekliği ile ağaçların ya da binaların yüksekliğini ayırt etmede zorlanıyordu. Bu yüzden Climate Central’ın başkanı Benjamin Strauss ile birlikte çalışarak hata oranını belirlemek ve düzeltmek için yapay zekâdan faydalandı.

Tayland’ın yüzde onundan fazlasının yaşadığı bölgeyi 2050’ye kadar su basacak. Daha önceki verilere göre bu oran yüzde birdi. Ülkenin siyasi ve ticari başkenti Bangkok bu durumdan özellikle etkilenecek.

Bangkok yerlisi ve Birleşmiş Milletler afet riskini azaltma yetkilisi Loretta Hieber Girardet’ye göre iklim değişikliği, şehirler üzerinde baskı kuracak. Küresel ısınma daha fazla yeri sular altında bıraktıkça çiftçiler topraklarını terk edip iş bulmak için şehirlere gidecek. Yükselen sular, Asya için ekonomik açıdan çok önemli olan Şanghay’ın merkezini ve etrafındaki birçok şehri yerle bir edebilir.

Şanghay, Çin

Yeni verilere göre toplam yüz on milyon insan sular altında kalacak bölgelerde yaşıyor. Strauss’a göre önlemler alınmasını, şehirlerin koruyucu yapılar için büyük miktarda yatırım yapması gerektiğini ve bunu hızlı bir şekilde yapmaları gerektiğini söyledi. Ancak bu gerçekleşse bile, önlem almak ancak bir yere kadar zararı engelleyebilir. Strauss başlarına nasıl şeyler gelebileceğini anlatmak için Katrina Kasırgası’nın deniz seviyesi altında olan şehir New Orleans üzerindeki etkilerinden ve alınan önlemlerin büyük ölçüde başarısız olduğundan bahsetti.

Mumbai, Hindistan

Yeni tahminler, Hindistan’ın finans başkenti ve dünyanın en büyük şehirlerinden biri olan Mumbai’nin çok büyük bir kısmının haritan silinme riski taşıdığını gösteriyor. Bir zamanlar bir dizi ada üzerine kurulmuş bu şehrin tarihi merkezi özellikle yükselen sulara karşı savunmasız. 

Uluslararası Göç Örgütü üyesi Dina Ionesco'ya göre, ülkeler şimdiden bu tarz bölgelerde yaşayan vatandaşları ülkenin başka yerlerine gönderme konusunda hazırlıkların başlaması gerekiyor. Ionesco, “Alarm zillerini çalmaya çalıştık. Bugünün geleceğini biliyoruz. Böylesine büyük bir nüfus hareketinin benzerine rastlamak zor, dedi.

İskenderiye, Mısır

Kültürel mirasların ortadan kalması büyük yıkıma yol açabilir. M.Ö. 330'larda Büyük İskender'in kurduğu İskenderiye, yükselen sularda kaybedilebilir. Diğer yerlerde, yükselen denizlerin neden olduğu göç bölgesel çatışmaları tetikleyebilir ya da daha da kötüleştirebilir. Irak’ın en büyük ikinci şehri olan Basra, 2050’ye kadar su altında kalabilir. Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı John Castellaw’a göre, eğer bu gerçekleşirse, etkileri Irak’taki sınırların ötesinde hissedilebilir. Castellaw yükselen sular nedeniyle kaybedilen toprakların “bölgede silahlı çatışmayı yeniden tetikleyebilir ve terörizm olasılığını artırabilecek daha fazla sosyal ve politik istikrarsızlık yaratma tehlikesini içerdiğini söyledi.

“Yani bu bir çevre sorunundan çok daha fazlası” dedi ve ekledi: “Bu güvenlikle alakalı ve muhtemelen askeri bir problem.”

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(NY Times)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR