Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

19 Mayıs 2024

Hayat

Antigone’nin Öfkesinden Djamila Bouhired’nin Kahkahasına, Jacques Vergés’nin Kopuş Savunması

Léopold Lambert

Paylaş

1

0


Vergés’nin savunmasının kopuş noktası, yargılama makamıyla ona dayanak oluşturan otoritenin meşruluğunun sorgulanması ve bu meşruiyetin kategorik reddiydi.

Görünüşe bakılırsa ne zaman Jacques Vergès’den bahsetse biraz temkinli olmak gerekiyor. Oysa bu durumun tek sebebi yorumcuların tutumu. Çoğu kasıtlı davranıyor ve Vergés’nin karmaşık savunmasına kafa yormak yerine savunduğu isimleri (Klaus Barbie, Slobodan Milošević, Carlos) ön plana çıkararak geleneksel adalet anlayışının altını oyan bu savunmayı arka planda tutuyor. Zira bizzat Vergés tarafından “kopuş savunması” ya da “kopuş stratejisi” olarak adlandırılan şey aslında bir savunma değil, kovuşturmayı tayin eden temel ilkelere yönelik bir saldırı. Bu stratejinin en belirgin örneklerinden biriyse 1957 yılında görülen Djamila Bouhired davası.

Bouhired, Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN - Front de libération nationale) üyesiydi. Cezayir’deki kafelerden birine bomba yerleştirdiği gerekçesiyle yargılandığı davada on bir Fransız sömürge çiftçisinin ölümüne sebep olmaktan suçlu bulundu. Fransız sömürge yönetiminin “terörizm” olarak belirlediği bir dizi suçtan ötürü yargıladığı ilk isim Bouhired değildi. Bu suçlar dolayısıyla yargılanan Cezayirlileri genelde Fransız solcu avukatlar savunuyor ve hafifletici sebeplere dayanarak sömürge mahkemesinin hükmedeceği cezayı azaltmaya çalışıyorlardı. Fakat bu bir nevi pazarlıktı ve kısa bir süre sonra pek de etkili olmadığı anlaşıldı. Dolayısıyla Vergés, savunmasını farklı bir söylem üzerine kurdu. Kovuşturma makamının ortaya koymuş olduğu bulguları ve hafifletici sebeplerin yokluğunu kabul etti, ardından işlediği suçtan ötürü müvekkilinin pişman olmadığını ve fırsat verildiği takdirde daha fazlasını bile yapabileceğini belirtti.

Vergés’nin savunmasının kopuş noktası, yargılama makamıyla ona dayanak oluşturan otoritenin meşruluğunun sorgulanması ve bu meşruiyetin kategorik reddiydi. Cezayir örneğinde bunun anlamı Fransız sömürge mahkemesinin yargı yetkisini sorgulamak ve mahkemeye Cezayirlileri yargılama yetkisi veren yasaya, dolayısıyla da sömürgeci sisteme saldırmak demekti. Yunan tragedyalarına ayrı bir düşkünlüğü olan Vergés, hakkındaki idam hükmü okunurken Bouhired’nin kahkahalarla güldüğünü, buna karşın hâkimin tek yapabildiğinin “Gülmeyiniz hanımefendi, bu çok ciddi bir mesele,” diye yinelemekten ibaret olduğunu anlatır. Bouhired 1962’de affedilerek özgürlüğüne kavuştu ancak duruşmadaki kahkahası unutulmadı. Zira kahkaha, suçlananla suçlayan arasındaki diyaloğun imkânsızlığını ortaya koyan en dramatik kanıttır ve tıpkı Henry Bergson’un Komiğin Anlamı Üstüne Deneme’de belirttiği gibi tutarsızlık üzerine kuruludur. Bu vakadaki tutarsızlıksa tarafların neyi meşru otorite olarak kabul ettiğiyle ilgiliydi ve işittiği kahkaha karşısında donup kalan hâkimin şaşkınlığı, yargılamakta olduğu kişiyle ilgili normal şartlarda anlamasının imkânsız olduğu bir gerçeği ortaya koymuştu.  

Vergés

Vergés, kendi adalet yorumunun paradigması olarak sık sık Antigone’ye atıfta bulunur. Geleneksel adalet sisteminde iki suç tipi bulunur: benmerkezci suç ve yasaya karşı işlenen suç. Örneğin kişinin kendi çıkarları doğrultusunda birini öldürmesi benmerkezci bir suçtur. Montgomery otobüsünde beyaz ırktan birine yer vermeyi reddeden Rosa Park’ın işlediği suçsa yasaya karşı işlenen bir suç. Antigone tragedyasıysa bize üçüncü bir suç tipi daha önerir: olayın vuku bulması için varlığı şart olan suç. Burada suç teşkil eden eylem ne kişinin kendi menfaatine yöneliktir ne de yasa hükmünü hedef almıştır. Burada daha ziyade fail tarafından işlenmesi mümkün olmayan, dolayısıyla da failinin sonuçlarını üstlenemeyeceği bir eylem söz konusudur.  Antigone tragedyasında Kral Kreon Polineikos’u öldürür ve teamüllere aykırı olmasına rağmen cesedin gömülmesini yasaklar. Antigone bu duruma karşı çıkar. Fakat kardeşi Polineikos’u gömmeye çalışırken yakalanır ve bizzat Kreon tarafından idama mahkûm edilir. Antigone yargılama esnasında kendini savunmaya çalışmaz; aksine, Kreon tarafından verilen adaletsiz emri sorgular ve bütün teamüllere aykırı olan bu emrin meşruiyetine saldırır.

Antigone’nin hikâyesiyle Bouhired davası arasında tartışmasız çok fazla benzerlik var. Her iki dava da suçu konu alıyor gibi görünür ama asıl sorgulanan suç değil, yargılama makamının da bir parçası olduğu sistemin kendisidir – Bouhired sömürgeciliğin mantığını sorgular, Antigone ise despotluğun. İşte Vergés’ye göre mahkemeler aracılığıyla dramatize edilen bu adalet mefhumu aynı anda hem bir meşruiyeti onaylar hem de ona karşı çıkılması için gerekli koşulları hazırlar. Tarafların kendilerine atfedilen rolü sorgusuz sualsiz üstlenmeleri ve bu adalet dramasına dahil olmaları halindeyse “adalet simülakrı” olarak adlandırılan durum ortaya çıkar. Vergés’nin yaptığıysa bütün bu rolleri reddetmek ve müvekkilleri için itinayla hazırlanan spot ışıkları mahkemelere iade ederek geleneksel yargılama anlayışında ciddi kırılmalara sebep olmaktır.

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bilincin Akışında, Varoluş Anlarının P..Alev Bulut
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Çağnam Erkmen

27 Mayıs 2025

“Hayranlık, gönül açıklığı, şükran, kı..

Aylak gezmek, salınarak yürümek, kaybolmak, belirsizliğe ilerlemek kadının işi değil. Doğa Yürüyüşleri’ne ikinci bölümün ikinci epigrafından bağlanıyorum. Epigraf şu: “İçimde hayranlık, gönül açıklığı, şükran, kıyamet kopuyordu.” Cümle, Halikarnas Balıkçıs..

Devamı..

Goethe Evi’nin Üçüncü Katında

S. E. Breitegger

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024