Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

20 Kasım 2024

Kitap

BLOKE 5: Dibe Vuranların Hikâyesi

Çiğdem Yalman Kopan

Paylaş

0

0


Bloke 5, sadece isyankâr bir gençlik romanı değil, gerçeğin ta kendisi.

Öfke kırmızısı bir kapak üzerine boydan boya yerleşmiş başlığı okuyorum: Bloke 5. Detayları sonradan fark ediyorum, şimşek gibi sinyalleriyle tehditkâr bir anten, hemen altında hepimizi izler gibi duran bir göz ve en altta her şeyi başlattığına emin olduğum, dur işareti yapan bir el. İnsanı bir merak sarıyor, nasıl bir hikâye okuyacağım şimdi ben?

Günışığı Kitaplığı’nın genç roman fabrikası On8 Kitap’tan Tülin Sadıkoğlu çevirisiyle çıkan Bloke 5, otoritenin baskısıyla dibe vuranların kaçınılmaz yükselişini anlatıyor. Luigi Ballerini, her dönemin genç kuşağının yinelenen derdini, kuşaklar arası çatışmayı, günümüz teknolojisinin özelliklerine birebir uydurarak, en olası haliyle, sansürsüzce önümüze seriyor. İnsan bu ortamın bir distopyaya ait olmasını dilerken, gerçek yaşamın mükemmel bir replikası olduğu gerçeği buz gibi yüzüne çarpıyor.

Kapatıp gözlerimi dalgalı bir denize dalar gibi, kitabın bende yarattığı duygulara bırakıyorum kendimi. 20 yıl arayla kurduğum iki cümle çakıyor aklımda. Biri 15 yaşımda bir deftere karalanmış: 
“Biz büyükleri büyüyünce anlayacağız, peki ya onlar bizi ne zaman?”  

Diğer cümle ise geçen haftanın gönderilen mesajlarından: “Bir çocuğu olduğu haliyle kabul etmek bazen ne kadar zor!”

Çocukluk ve ebeveynlik, otorite ve edilgenlik üzerine epey düşünmüşlüğüm var. Bloke 5, tüm bu düşünce tellerime tek tek basarak bir şarkı çalıyor bana. Bagetlerin bateriyi yumrukladığı; gitar tellerinin titreyerek öfkeli sesler çıkardığı isyan dolu bir şarkı. Kendimi kolayca kaptırıyorum ritme, çünkü duygusu çok tanıdık, kurgusu pek olası, çünkü bir zamanlar çocuk olmuştum ben de. Üstelik öyle şahane bir çeviri ki, hikâye ayrı bir parlamış Türkçede.

Serdar Kuzuloğlu’nun Belirsizlik konulu podcast kaydında söyledikleri geliyor aklıma, “Belki de geleceğe yönelik tüm endişemiz geleceğin belirsizliğine yönelik korkularımızdan kaynaklanıyor.” Çocukların bu dünyadaki en büyük belirsizlik olduğunu düşününce ailelerin telaşını anlar gibi oluyorum. Sonra katıksız dürüstlüğüyle tanıdığım Caner Özyurtlu’nun bir YouTube programında ailelerle ilgili söyledikleri geliyor aklıma: “Aslında sadece özür dileseler, o bile yeterli olacak ya.” Ve tam burada sızlıyor yaralarım, büyürken en büyük derdimin anlaşılmak olduğunu hatırlıyorum. Bloke 5’in duyulmayan çocuklarına bir kez daha hak veriyorum.

Toplum normlarına uymayan, olduğu haliyle kabul görmeyen, rotadan sapan her renginizin üstünü bantla kapattıklarını düşünün; otoritenin belirlediği sınırlar içinde kalasınız diye duyularınızın bir tuşla kontrol edilebildiğini… Bastırılmış duygularınızın daha da güçlenerek bendi aşması kaçınılmaz değil mi? İşte bu öfkeden ibaret bir genç, Mathias, ve gerçeğin peşinde koşarken rastladığı arkadaşlarının hikâyesi.

Bloke 5, sadece isyankâr bir gençlik romanı değil, gerçeğin ta kendisi. Tamam, “henüz” kimsenin duyusu akademik başarı kaygısına kapılmış ailelerin elindeki bir düğme ile bloke edilmedi ama, hiçbir şekilde engellenmediğini de söyleyemez kimse. Bu yazıyı yazarken bile savaştığım otokontrol mekanizması kendiliğinden oluşmadı ya!

Otoriteye baş kaldırmak zor, hele ki hatasını kabul etmeyen türdense; öte yandan çatışma elbette kaçınılmaz, onu da es geçmiyor bu hikâye. Bu bir cesaret meselesi bence, ey pek sevgili otorite, gerçekleri duymaya hazır mısınız? Bir çocuktan gelse bile?

Bu hikâye, günümüzün genç nesline; bu dünya üzerinde bir çatlak olmaktan korkmayın, ışık tam da o çatlaklardan giriyor yeryüzüne. Kitabın haykırdığı gibi, inatla tekrar etmeli: “Yeni bir dünya mümkün!”

 

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

İnanılmaz ama gerçek!Uğur Vardan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

S. G. F. Hall

27 Mayıs 2025

Putin’in Kontrolündeki İstikrarlı Reji..

Avrupa oldukça uzun bir süre Rusya’daki istikrarsızlıktan korktu ama artık karşısında korkulması gereken istikrarlı rejim duruyor. Uluslararası düzenin bozulduğu ve otoriter liderlerin Avrupa’yı kasıp kavurmaya başladığı 1930’lu yıllar demokrat li..

Devamı..

“Hayranlık, gönül açıklığı, şükran, kı..

Çağnam Erkmen

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024