Hayatın bittiği yerde nasıl durulur bilmiyorum. Bildiğim içimizde insanlık dileyen büyük bir parçanın yıllar boyunca yaralı ve kimsesiz kalacağı. - Umay Umay
Platonik aşkların, bulanık bilincin, keskin acının kadını Umay Umay. 1966 Trabzon doğumlu gerçek adıyla Umay Gedikoğlu, Türk yazar ve pop rock sanatçısı. Türk edebiyatında olduğu kadar Türk pop müziği alanında da farklılığını ortaya koymuş olan sanatçının, müziğinin yanı sıra kaleminin de farklılığını gösteren kitaplarını ve can alıcı cümlelerini sizlere sunmak istiyorum. Yazarın bugüne dek yayınlanan toplam 6 adet kitabı bulunmaktadır ve bu eserlerini eşcinsellere adamıştır.
- Orospu Kırmızı
- Cevapsız Ağrı
- Rüya Duvarları
- 34 U 442/Veda Busesi
- Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli
- Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz
Umay Umay kitaplarında yalnızlığı, kaybedilenlerin acısını, deliliğin dışa vurumunu, platonik aşkları, hüzünleri ve özlemleri bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra bazen okura kendi içindeki çelişkilerini yansıtmış, bazense sessiz çığlıklar atarak dizeleriyle her birimizin kalbine dokunmuş, belki de bizlerin korktuğumuz için dokunmaya cesaret edemediğiniz yaralarımızın tam ortasına deli cesaretiyle dalmıştır. Gelin hep birlikte birkaç alıntıyla Umay Umay ile tekrar tanışalım.
--------------------------------------
Artık özgürüm. Öyle yalnızım ki...
Orospu Kırmızı, sy.65
--------------------------------------
Artık beni hiçbir şey şaşırtamaz dediğim oldu.
Artık beni hiçbir şey üzemez dediğim de oldu.
Çok büyük konuşmuşum.
Hayat, sözümü ve yalnızlığımı kucaklayan kocaman kollarıyla hala tek şaşkınlığım..
Rüya Duvarları, sy.33
--------------------------------------
Sözcüklerin, vicdanın özü olamayacak kadar yaralı olduğu bir yerden; içimde biriken kusma isteğinden ve kusamamaktan yorgun, birkaç dilek, birkaç gönül rahatlatıcı şey düşünmeye çalışıyorum.
Olmuyor. Hayatın bittiği yerde nasıl durulur bilmiyorum.
Gururlu mu, cesaretsiz mi, yeniden doğacak kadar hırslı mı, öfkeli mi?
Nasıl durulur, durulursa ne söylenir bilmiyorum.
Bildiğim içimizde insanlık dileyen büyük bir parçanın yıllar boyunca yaralı ve kimsesiz kalacağı.
Nefretin ve sevginin ötesinde, anlamsızlığın ortasında kalem uçlarına paslı iğnelerle dikilmiş yüzümüze bakıyorum.
Bu nasıl yazılır?
Bu suç mahallinde unutulan umudu nasıl dile getireceğim.
Hangi küreklerle, hangi toprağa gömeceğim bunca cesedi.
Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli, sy.30
--------------------------------------
Ölüyorum, annem bana hiç kızmıyor.
Orospu Kırmızı, sy.34
--------------------------------------
Hiçbir şey olmamış gibi yarın nasıl yükselir?
Uyuşmuş perdeleri gün ışığı nasıl aralayabilir?
Senin sırtın uyandığımda yanımda olmayacaksa
Rüyaların anlamı ne?
Rüyalarında donamayan bir kadın var içimde
O kaybederse dünyanın kazanacak neyi var?
Cevapsız Ağrı, sy.24
--------------------------------------
seni özlediğimde
ya da sen beni
durup içimize bakarız
tıpkı ölecekmiş gibi....
Cevapsız Ağrı, sy.38
--------------------------------------
…bir katil önce sevdiklerini öldürür. Her masum dokunuşunda tetiğine… bunu bilmek bir saadettir.
Bak.. meğer bende bir an için sevmişim kendimi.
Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz, sy.20
--------------------------------------
Ne kadar kalabalığım ve ne kadarsın içimde. Gözlerime bakmak istemişti herkes..; nah baktırırım.
Orospu Kırmızı, sy.27
--------------------------------------
Şimdi bana dokun, öyle yavaş... affetmek yok...
kalbin üzerinde unutulmuş bir el gibi, göreceksin daha çok seveceğim seni.
inan anımsadığın bir koku bu...
inan anımsadığın bir koku bu...
ellerime inan...
Veda Busesi, sy.61
--------------------------------------
Sana sevgilim diyebilir miyim? Sen şimdi sevgilim ol. Yakın ol.
Şimdilik benim ol. Bensiz değil ama benimle ol.
Çünkü onlar hep doğruyu biliyor.
Zavallı ben. Herkes bir şeyler biliyor.
Sevimli küçük atom parçacıklarına ayrılan kalbim,
Aslında o da biliyor,
Bilmeyen kalemim,
O hiç bilmiyor..
Cevapsız Ağrı, sy.16
--------------------------------------
Ruhumu saran sessizliğe seni nasıl bağışlatacağım,
Kalbi olmayan bu bedenin üstünde
Tanınmaz olana dek devam edecek
Bu işkence.
Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz, sy.66
--------------------------------------
…. hangi gece suçluydum? Hangisini sen yaptın?
Gıcır gıcır bir kurşun tam solumda
Affet, alçak gönüllü biri olamadım.
Gözlerimi siliyorum yağmur başlıyor
Yağmuru siliyorum ellerim paslanıyor
Çölü içinden geçirenleri anımsıyorum, geçerken denizleri emanet alanları hani
Ölümün bile inanacak kimsesi kalmadı
Hiç ağlamayacak mısın?
Cevapsız Ağrı, sy.55
--------------------------------------
Sabaha çok yakındı seslerimiz. sayısını hatırlayamayacağım kadar çok ölmüştüm.
Bir tane, sadece bir tane daha oyun arıyordum. bulamadım.
Oyun oynamayı sevmeyen çocuklarla gökkuşağını arıyorum.
Sesimin akışını bırakıyorum dar sokaklarda, dar elbiselerde, daracık çatı katlarında ve kuşlu yatak örtülerinde.
Hep cam bataklığı.
Hangi tuzağı böyle, yine ölürcesine seveceğim.
Cevapsız Ağrı, sy.93
--------------------------------------
İyi ki unutacaklar, en iyi bunu becerirler.
Hep unuturlar ve bu yüzden hiç utanmazlar.
Şiir yok demiştim.
Ama benim için haykırmak istediğim bir şiirsin.
Yazamadığım, koklayamadığım, yetişemediğim bir şiir.
Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli, sy.26
--------------------------------------
Nerem varsa insan kalan... İşte orası acıtıyor.
Orospu Kırmızı, sy.9
--------------------------------------
Mavi yeşil, kırmızı yılanlar kollayacak uykularımı.
"Hayatı iyileştirecek olan yerlere dokun’’ diye yalvaracağım.
Ne olur şimdi beni iyileştir.
Rüya Duvarları, sy.54






