Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

2 Kasım 2020

Edebiyat

Fluluğun Vuruculuğu: Ausgang

Didem Görkay

Paylaş

0

0


"‘Artık burası başka ülkeye ait,’ diyordu asker," cümlesi bütün sınır yerleşimlerinin bildiği bir duyguyu ifade eder. Ve bir eylem... Serkan Türk’ün Yitik Ülke Yayınları tarafından yayımlanan Ausgang romanı flu bir betimsellikle açılıyor ve zihinde sisler içinde bir bellek düşümü yaratarak devam ediyor. Betimlemelerdeki yoğunluk daha ilk cümlelerle birlikte kurgunun derinlik kazanmasını sağlıyor ve okur için nitelikli bir okuma sürecinin önünü açıyor. Karakterlere kimlik kazandırmak için eskiye dönüşler, iç içe geçen ve sınırları muğlaklaştıran içerik, şiirsel bir biçeme evrilen anlatım, okuru derin düşüncelere salıyor. Canlılar arasında kurduğu bağlarla dünyayı algılama biçimini açık eden başkarakter, kökü bu topraklarda olan ancak çokça derinlerden gelen nedenlerden ötürü buralardan göç eden kadimliklere de kurguda yer açıyor. Bu cümleler aynı zamanda yoğun bir özlem hissine denk geliyor. Şiddet unsuruna görünürde yer vermeyen anlatıcı, okuru tarihsel arka planda neler olup bittiğini öğrenmek konusunda meraklandırıyor. Bu merak, acıları açık etmede geçmişin belleğine başvurmak için zemin hazırlıyor.

Ne oldu, kime ne oldu?

İki farklı anlatıcının birbiriyle düşünsel olarak kesiştirildiği bölümlerde -özellikle ikinci anlatıcının olduğu bölümlerde- yaşamın bütüncüllüğüne odaklanılıyor ve başkarakterin çözümlemesi yapılıyor. Romanın genelinde ise karakterlerin iç dünyaları dış mekânlarla eşgüdüm içinde işlenerek karakter-mekân uyumu sağlanıyor. Olay akışı boyunca eklemlenen yan konular metnin derinliğini artırıyor. Bu öğelerden biri olan televizyon, gerçek yaşamın karanlığını daha da koyulaştıran olayları gerçek dünyaya yansıtarak başkarakterin karamsarlığını daha da arttırıyor. Romanın örtük olarak en çok vurgulanan izleklerinden biri olan "Coğrafya kaderdir," mottosu ise kurguda yer alan ana ve yardımcı öğeler aracılığıyla sık sık tekrarlanıyor ve bu topraklardan gidenlerin dramıyla kalanların acıları iç içe geçiyor ancak bunu yaparken bir bölünmüşlüğün aksine ortaya çıkan anılar yumağı farklı iklimler, topraklar ve yaşanmışlıklar üzerinden vurgulanıyor.

Ana karakterin eski bir not defterini okumasıyla genişleyen içerik zenginliği, mevcut akıştan apayrı bir alan açıyor. Defteri okumaya başlayan başkarakter defterden etkilenmeye başlıyor ve defterdeki karakterin yaşamı kendi yaşamına dokunuyor. Defterden çıkanların garipliği, ana karakterin kendi ritminde giden yaşamına yeni bir katman katıyor ve burada belleğe çokça iş düşüyor. Defterden yapılan her yeni okuma, geçmişin şimdiyle bağını güçlendiriyor ve başkaraktere kendi yaşamı için bir aidiyet yaratma olanağı sağlıyor. Defterdeki Onnik Efendi, farklı bir bağlamın öğesi olsa da başkarakter üzerinde etkiler bırakıyor, zira zaman değişse de bazı durumlar aynı... Defter, okunmaya devam edildikçe yüzeyde yok olup giden diller ve anılar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Bireysel belleğe sinen toplumsal bellek görünür oluyor ve roman farklı zamanları tek bir akışta birleştirmeye devam ediyor. Okur, yok oluşlara tanık oldukça kendini zamanın geçişinden koruyan tek bir şey göze çarpıyor: zeytin ağacı. O, tanık olmaya devam ediyor. Zeytin ağacıyla birlikte devam eden başka bir şey de Cumartesi Anneleri. Konu ölümden açılmışken yazar araya bomba ile yıkılan bir evi de iliştiriyor, acıyı ve yitimleri arttıran… Mahalle kültürüne dair izlerle birlikte ara ara uzak coğrafyalar da görünür oluyor. Ve bellek geleceğin üzüntü duyulacak şeylerini dahi biriktirmeye devam ediyor.

Toplumsal belleği, kadimliği, eski ile anın iç içe akışını, arka planda ise ölüm ve yıkımı şiirsel bir biçemle anlatan Ausgang, Serkan Türk’ün katmanlı bir yapıda kurguladığı başarılı bir an ve bellek romanı olarak nitelendirilebilir.

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Psikanaliz ve MarksizmJ. D. Bernal
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

B. T. Yılmaz

19 Mart 2026

Robert Duvall: Sinemada Her Zaman Gerç..

"Sabahları napalm kokusunu seviyorum... Kokusu... zafer gibi.”Böyle diyordu Duvall, Francis Ford Coppola'nın Apocalypse Now  (1979) filmindeki Wagner hayranı, sörf meraklısı ve sadece 11 dakikalık bir oyunculuk gösterisiyle bir sinema ikonu yaratmayı..

Devamı..

Kapitalizm Öldü mü, Yoksa Taht mı Deği..

Uğur Ugan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024