Ernest Hemingway, 1950’de bir dergi için yapılan söyleşide Lillian Rose’a şöyle demişti: “Ben yazmayı Paris’teki Lüksemburg Müzesi’ndeki resimlere bakarak öğrendim.” (İlk kısa öyküsünü yayımladığında lisede olduğuna bakmayın siz.)
Şimdi de bir müze Ernest Hemingway’e bakıyor. 25 Eylül’de Morgan Kütüphanesi’nde, “Ernest Hewingway: İki Savaş Arasında” isimli bir sergi açılıyor. Yazarın henüz on sekiz yaşındayken Kızılhaç’a katılıp İtalya’da yaralandığı 1918’den, Paris, Key West ve Havana’da geçirdiği yıllara, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaptığı haberci gazeteciliğe kadar uzanan sürecin derinlemesine değerlendirildiği bir sergi bu.
Çeşitli elyazmalarının (Silahlara Veda’nın ilk iki sayfasının el yazması), mektuplaşmalarının (F. Scott Fitzgerald’ın Güneş de Doğar’ı övdüğü mektup), kitaplarının ilk baskılarının ve fotoğrafların yer aldığı sergide aynı zamanda yazarın kendi eliyle yaptığı (1923 yılındaki pasaportu gibi) kişisel eşyalar da yer alıyor.