Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

4 Ağustos 2024

Edebiyat

Karel Capek’in Semenderlerle Savaş’ı

A. Dilek Şimşek

Paylaş

10

0


Everest Yayınlarındandan Temmuz 2008’de birinci baskısı yapılan Karel Capek’in Semenderlerle Savaş’ın çevirisini Sabri Gürses yapmış.

Çek bir Yahudi olan Karel Capek (1890-1938) gazetecilikle başladığı yazı hayatına oyun yazarlığı, eleştirmenlik, öykü ve romanlar da dahil olmak üzere geniş bir yelpazede devam etmiştir. Bilimkurgunun bir tür olarak anılmasından çok önce bilim kurgu yazan bir yazar. 1920’deki R:U:R oyununda “Raboti” sözcüğünü ilk kez kullanan yazar bu sözcüğün İngilizceden sonra birçok dilde “robot” olarak geçmesine yol açtı.

Capek eserlerini özellikle Çek dilinde yazdığı için ülkesindeki kendisinin de kurucuları arasında olduğu PEN Birliği tarafından defalarca Nobel’e aday gösterildi ancak hiç kazanamadı. Aday gösterilmesinin bir başka nedeni toplumdaki demokratik ve insani değerlerin idamesi ve güçlendirilmesine yönelik çabalarıydı.

Üniversitede Felsefe okuyan yazarın Kübizm’den etkilendiği biliniyor. Eserlerinde gerçekliğin tanımını sorgular. Aslında sosyal felaketler, diktatörlük, şiddet, insan ırkının ahmaklığı, şirketlerin sınırlandırılamayan ve giderek artan güçleriyle zalimliğe karşı bir çıkış yolu, bir umut aradığı bilinmekte. Bu arayışını neden komünist olmadığını anlattığı makalesinde lirik bir dille aktarıyor.

Capek Semenderlerle Savaş’ı 1936’da yazdığında, faşizmin Avrupa’da yükseldiğini ve sermayenin dolaylı da olsa buna hizmet ettiğini kesin bir dille ortaya koymuştu. Kitabın asıl derdinin bir kapitalizm ve faşizm eleştirisi olduğu söylenebilir. Bence bu, kitabın en güçlü özelliği, Yahudi olan yazarın kaygılarının kişisel olmanın çok ötesinde, evrensel bir nitelik de taşımasından kaynaklanan, aradan geçen onca zamana karşı hâlâ etkin olan güncelliği. Yazarın sesinin fazlaca duyulması, semenderlerin evrimleşme sürecinin sonunda sınıflara birdenbire ayrılıvermiş olmaları gibi hızlı geçişler içermesiyse zayıf olduğu yönler.

Kitapta sorunların bugünde meydana çıktığının iyi anlaşılması, çözüm aranacaksa da yarına bırakılmaması gerektiği üzerinde duruluyor. Totalitarizm, sermaye, sermaye piyasası, zayıfın ezilmesi, sömürü sistemi, güçlünün doyumsuzluğu gibi sorunların yanı sıra, doğa, doğal yaşam, çevre kirliliği, hayvan hakları, insan hakları gibi sorunlar ortaya konmakta. Bir yandan gülümseyerek bir yandan irkilerek okunan kitapta yer alan doğanın kendi düzenine uyum sağlamayla kapital ve tüketim kaynakları sorunlarının yaratacağı yıkımdan kaçınılabileceği önerisi umut ışığı taşıyor. Sayfalar ilerleyip sona yaklaştıkça birçok soru akla geliyor. Küresel ısınma derdimize, buzulların erimesine ve kutup ayılarıyla fokların nesillerinin tükenecek olmasına ilgi duymayan insanlık ahmaklıkla suçlanamaz mı? Başka canlılar ve doğa yok olduğunda insan ırkına ne olacak? Kapitalizmin sonuçlarına nasıl katlanacağız? Faşistlik almış başını giderken topluca bir kurtuluş söz konusu olacak mı?

Semenderlerle Savaş fantastik ve bilim kurgunun özelliklerini taşıyan bir kitap. Sürükleyici bir okuma yapılmasının temel nedenlerinden biri çevirideki ustalık. Çeviri sayesinde hem teknik hem de fantastik detaylar anlaşılır olmuş. Kitap üç bölümden oluşuyor: Andrias Scheuchzeri, Uygarlığın Yükselişi ve Semenderlerle Savaş.

İpucu vermeden kısa bir özet vermek neredeyse olanaksız. Bir döngüsellik olduğu doğru. Bu kitabın gücünü artırıyor. Özellikle efendi köle ilişkisini akıllara getiren bir döngüsellik. Yine de şunlara değinmekte yarar var. İlki başlangıçta inci/sermaye sağlayan semenderlere, istiridyeleri açabilmeleri için verilen bıçaklar sonradan savaş aletine dönüşecek olduğu. İkincisi inci kaynakları tükenince başka denizlerdeki kaynak arayışının başlayacak olması. Bu arada semenderlerin kendileri meta olacak. Metayken azınlık ve ütopik destek grup hareketleri sonucunda eğitim almaya başlayacaklar. Teknolojik üstünlüğü ele geçirmeleriyle denizler yetmeyecek. Yeni denizler için karalar patlatılacak. Sonda insanlarla semenderler arasında savaş başlayacak.

Sonra ne mi olacak? Buna Karel Capek’in kendi sözleriyle yanıt vermeli “Ya sonra, en ufak bir fikrim yok.”

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Gustav Klimt'in Ölüm ve Yaşam Eseri Üz..Zuzanna Stanska
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

2 Temmuz 2025

Ankara'da Hafta Sonu Kaçamağı: Nereye ..

Ankara’dan çok da uzaklaşmadan hafta sonuna eğlence, keyif ve dinlendirici bir tatil deneyimi eklemek ister misiniz? Başta Ankara Kızılcahamam termal otel seçeneği olmak üzere Ankara’ya yakınlığıyla bilinen en konforlu ve uygun maliyetli seçenekleri sizi..

Devamı..

Kafkaesk Bir Film: Birdman

Yalçın Yokuş

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024