“Varlığının altı, bir evlâtla ya da bir sanat eseriyle çizilmemiş, ismi kocaman harflerle bir havaalanına verilmemiş ama Türkiye hava sahasında çalışan yaşı kırktan büyük her kontrolün eğitimine, hayatına dokunmuş bir kadının izini bırakmak…”
Biyografilerin kaynak malzemesini nesnel gerçeklikten alması gerektiği için bazen içerdikleri kronolojik akışların, okurun yorum sürecinde metinle bağı üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Kurmacada yazar biçemsel özgünlüğünü metnine özgürce aktarabilirken; anı, biyografi, otobiyografi, gezi yazısı gibi bağlamını gerçeklikten alan metinlerde yazarın biçemsel esnekliği daha sınırlıdır. Gönlüm Göğe Dayalı, Nazmiye Göyük, Türkiye’nin İlk Kadın Hava Trafik Kontrolörü adlı anı-biyografi kitabına (Romanoku Yayınları) konu olan Göyük’ün anılarının, birinci tekil kişi anlatıcı bakış açısıyla yazar tarafından kurgulanmasına karşılık yukarıda belirtilen çekincelerden dengeli bir anlatımla sıyrılmayı başardığını söyleyebiliriz. Bu esneklik yazar tarafından deneme-anı tarzı bir metin kurgulayarak sağlanmış ve türün sınırları genişletilmiş.
“Türkiye’nin ilk kadın Hava Trafik Kontrolörü Nazmiye Göyük’ün hem meslektaşı hem de son öğrencilerinden olan yazarımız Ümit Yaban ‘iz bırakmak’ amacıyla çıktığı yolda ahde vefa niteliği taşıyan özel bir çalışmaya imza atıyor. Nazmiye Göyük’ün ağzından anlatılan bölümlerde hem dönemin diline hem de sosyal yaşama tanık oluyoruz. Kadının sosyal yaşamdaki yerini, annenin topluma yön veredeki rolünü, cumhuriyet rejiminin aşamalarını ve günümüzde geldiği noktayı görmemizi sağlayan bütün bu alt izleklerle eser, bir anı-biyografi olmanın ötesine uzanıyor.” deniyor kitabın arka kapak yazısında.
Gönlüm Göğe Dayalı, Nazmiye Göyük, Türkiye’nin İlk Kadın Hava Trafik Kontrolörü için; geçmiş, anılar, duygular ve düşüncelerin kronolojik bir mantıkla dengeli biçimde düzenlenmiş, dört ana bölümden oluşan bir tür öznel Türkiye tarihi hikâyesi de diyebiliriz. Göyük’ün doğumu, ailesi, soyadlarını seçme hikâyesi, Adana’da geçen çocukluk ve ergenlik günleri, ilkokul yılları, hayvan sevgisi, baba özlemi, Atatürk sayesinde Cumhuriyet’in ilk yıllarında özellikle eğitim ve kadın hakları alanındaki dönüşümlerin günlük hayattaki yansımaları kitabın ilk bölümünün konularını oluşturuyor. Kitabın ikinci bölümünde lise sonrası çalışma hayatına başlangıç, Atatürk sevgisi ve devrimlerine bağlılık, sıla özlemi, kadınlık durumları, darbe günlerinde hayat, Ankara Ulus’taki uçak kazası, babanın ölümü kaynaklı acı, dostluklar, Türkiye Havacılık Tarihi’nin zor koşullarda gelişimi ve çalışma yaşamının zorlukları ele alınıyor. Üçüncü bölümde ise Göyük’ün İslamabad gezisi, abisi vefat ettikten sonra ismini koyduğu yeğeniyle birlikte yaşamaya başlaması, dikiş dikme merakı, İran Şahı Şah Muhammed Rıza Pehlevi onuruna düzenlenen resepsiyona katılım, okuma tutkusu, ASALA terör örgütünün Esenboğa Havalimanı’na silahlı saldırısı, yeğeninin oğlu Umut’a bağlılığı, derece sınavları ve arkadaşlıklar anlatılıyor.
“Erkek egemen bir sektördeki ilk kadın olarak bu kadar başarılı ve güçlü durması bence inanılmaz saygı uyandırıcı. Bazı şeyler geç kalınca çok anlamlı olmasa da tek tesellim bizden sonraki meslektaşlarımın ve havacılığa gönül verenlerin bir kısmının dahi olsa Nazmiye Göyük’ün varlığından, hava trafik için ne kadar kıymetli olduğundan haberdar olmasıdır,” diyor Ümit Yaban özellikle gençlere kılavuzluk etmesini dilediği kitabının fotoğraflarla noktalanan sonsözünde.
Ümit Yaban’ın özellikle öznel bakış açısı üzerinden geliştirdiği yalın, özlü ve akıcı anlatım; hatırlama, belli anılara odaklanma teknikleri ve özellikle anılardaki sevgi, merak, mücadele ve üretim aşkıyla dengeleniyor. Zorluklarla dolu saha araştırması, bulguların metnin bağlamına özenli biçimde yerleştirilmesi, kurmaca-kurgu bileşimine göz kırpan özgün tarzıyla Nazmiye Göyük anı-biyografisi, Ümit Yaban’ın derinlikli, titiz araştırma ve yazım sürecinden hareketle etkileyici bir yaşam öyküsü olarak okurların beğenisine sunuluyor. Göyük’ün anı-biyografisini okurken olayların anlatım biçimlerinin, okurların kitabı okuma ve okuma sonrası içselleştirme sürecinde hem estetik haz hem de bilgilenme düzeylerine olumlu katkılar yapacağını söyleyebilirim. Dil ve anlatımı, bağlamın başarılı bir kronolojiyle desteklenmiş olması, akademik biçemin soğuk tarzından uzak olması, iş hayatı ile ilgili notlar, Türkiye tarihinden ve Atatürk’ün hayatından izler, insan olmanın ne’liği üzerine özgün bilgileriyle her anlamda nitelikli bir anı-deneme-biyografi çalışması: Gönlüm Göğe Dayalı, Nazmiye Göyük, Türkiye’nin İlk Kadın Hava Trafik Kontrolörü.






