Olay Yeri
18 Şubat 2019 Öykü

Olay Yeri


Twitter'da Paylaş
0

Sadece katil değil maktul de olay yerini merak edip döner. Arabadan inip yılan misali kıvrılan yola bakıyorum. Dağların arasına sıkışmış köy evleri uzaktan birbirine sokulmuş mantarları andırıyor. Köye baktıkça böğrümdeki yumruk gitgide büyüyor, kalp atışlarım daha da hızlanıyor. Arabaya binip geri dönmek geçiyor aklımdan ama buraya kadar gelip de köye hiç gitmesem ağrım hiç dinmeyecek biliyorum. Gerçi böyle de dinmiyor ya. Durup tekrar bakıyorum yola. Ağaçların ve tepelerin ardından âdeta bir masala akıyor gibi. Yolun sonundaki mutsuz çocukluğu bilmesem gerçekten bir masalın yaşanmış olabileceğine inanacağım. Beş yaşında mıydım? Belki evet, belki de daha büyüktüm. Ama beş yaşında değilse neden insanların zararsız olduğunu zanneder ki bir çocuk?

“Ufaklık ne yapıyorsun burada tek başına?”

Tek başına değilim ki, babaannem vardı. Bahçeyi suladık, o arkı kapatmaya gitti, dönecek, diyecektim, diyemedim. Benim konuşamadığımı köyde herkes bilir ama yine de çok soru sorarlar. O da biliyor konuşamadığımı. Köyün tek şoförü oydu ve şehre gidince onun minibüsüne binerdik. En çok da o zaman konuşmak isterdim zaten çünkü çok mutlu olurdum ve bunu herkese haykırmak isterdim. Giderken yüzümü cama dayar, geçen arabaları sayardım. Babaannem hep böyle gecikir miydi? Bu kocaman el neden vücudumda dolaşıyor? Çok korkuyorum, canım acıyor. Elinden kurtulmaya çalıştıkça daha sıkı kavrıyor vücudumu. Yaşlar akıyor gözümden. Biliyorum, bana fena bir şey yaptı.

Babaannem ertesi gün de arkı kapatmaya gitti. Sonraki gün de. Her gece altımı ıslatıyorum, kızıyor halam. Babaannemle gitmek istemiyorum artık, halam daha çok kızıyor. Bütün gün benimle uğraşmak istemiyormuş. Bıraksa yataktan hiç çıkmayacağım ama kolumdan tutup bahçeye fırlatıyor beni. Yine o. Tutup çekiyor beni arka bahçedeki çalılıkların arasına. Bu sefer daha çok canım acıyor. Elinden bir türlü kurtulamıyorum. Bırakıp gidiyor sonra, kaçıp eve gidiyorum, yorganın altına saklanıyorum, çok acıyor canım. Halam görür görmez tutup kolumdan yataktan kaldırıyor beni. O zaman fark ediyor kanadığımı. Çığlığıyla tüm köyü topluyor evimize. Her gören basıyor çığlığı, o zaman daha çok korkuyorum. Kaçmak istiyorum, ona yakalanırım korkusuyla vazgeçiyorum.

Sonra içlerinden biri, “Doktora götürelim hemen,” deyip kucaklıyor beni. Minibüse doğru koşuyor. Beni ona vereceklerini zannedip kendimden geçmişim. Yıllar süren bir geçiş…


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR