Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

17 Ocak 2022

Plastik Sanatlar

Pieter Bruegel: Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar (1568)

Oggito

Paylaş

1

0


Tablo, "körler sağırlar birbirini ağırlar" ya da "kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz" gibi popüler bir atasözünün basit bir tasviri mi? Yoksa inancın önemi hakkında bir ders mi? Bölünmüş bir Kilisenin iktidarsızlığı hakkında bir uyarı mı? Yoksa İspanyol yetkililerin hainliğinin kınanışı mı? Ne yazık ki kesin bir cevap bulmak kolay değil.


Şekil 1: Pieter Bruegel, The Blind Leading the Blind (1568), Capodimonte Milli Müzesi, Nepal 86 x 154 cm 

[Oggito'daki diğer Pieter Bruegel yazıları için:
Pieter Bruegel: İsyankâr Meleklerin Düşüşü (1562) - Oggito
Hayat Resme Sığar: Pieter Bruegel ve Calvary Alayı (1564) - Oggito
Pieter Bruegel: Karda Avcılar (1565) | video - Oggito
Tuvaldeki Başyapıt: Pieter Bruegel / Bethlehem’de Nüfus Sayımı (1566) | video - Oggito
Pieter Bruegel: Ikarus'un Düşüşü - Oggito]

Bir Ölüm ve Bir Keşif

Her şey bir idamla başladı. 1611 'de İtalyan Kontu Giovan Battista Masi, prestijli ve etkili Farnese Hanedanı'nın bir üyesi olan Parma Dükü Ranuccio'nun yönetimine karşı komplo kurmaktan tutuklandı. İşkencede çektiği acıdan sonra, Masi sonunda ihanetini itiraf etti ve daha sonra diğer altı komplocu ile birlikte Parma'nın kasaba meydanında halka açık bir şekilde kafası kesildi.

Bu gibi durumlarda yaygın olduğu gibi, memurlar daha sonra onun mülküne el koymak için harekete geçti. Orada, özel eşyaları arasında bir tabloya rastladılar. Bu sadece sıradan bir tablo değildi, ünlü Hollandalı sanatçı Pieter Bruegel'in (baba) geç dönem başyapıtıydı. Bu tablo, Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar, "şimdiye kadar yapılmış en iyi resimlerden biri" olarak tanımlanan bir çalışma (Alexander Wied, Bruegel, Bay Books Sydney, 1980, 161).

Resimde Neler Oluyor

Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Bruegel tarafından 1568'de, nispeten genç yaşta zamansız ölümünden bir yıl önce tamamlanan büyük bir tablo. Resim, bir dereye düşmüş kör liderlerinin kaderini takip eden, dengelerini giderek kaybeden, birbiri ardına dizili beş kör adamı tasvir ediyor. En öndeki adamı dramatik bir şekilde boyutu kısaltılmış, aşağı yuvarlanırken görüyoruz, dilencilerle ilişkilendirilen müzik aleti olan laternayı tutuyor.

Adamlar belli ki bir köyden çıkan patika boyunca ilerliyor. Tahta sopalarla birbirine bağlılar ve yönlerini ellerini öndekinin omzuna koyarak buluyorlar.

En solda, köyün sınırlarını görebiliriz. Arka planda, dördüncü ve beşinci adam arasındaki uzun mesafenin ötesinde bir kilise var. Bu arka plandaki kırsal bölge, muhtemelen Bruegel'in düzenli olarak ziyaret ettiği Brüksel'in güneybatısındaki Pede Vadisi'yle ilişkili. Nitekim resimdeki kilise, bugün hâlâ orada duran Dilbeek köyündeki Azize Anna Pede Kilisesi'ne çarpıcı bir şekilde benzemektedir.

,
Şekil 2 A/B: Resimdeki kilise ve günümüzde Dilbeek'teki kilise

Aslında resimde kilisenin sağ tarafında küçük bir inek, bir çoban ve ağacın yanında bir kümes hayvanı da vardı. Bunlar, günümüze gelene kadar aşınmış olduklarından şimdi görünmüyor. Ancak, Şekil 3'teki gibi başkalarının yaptığı kopyalardan kaybolan unsurların nasıl göründüğüne dair bir fikir edinebiliriz.


Şekil 3: Arka plandaki adam, hindi ve inek (detay)

Görselin Kökenleri

"Körler sağırlar birbirini ağırlar" deyimine İncil'de atıfta bulunulmuştur; burada Mesih, Ferisilere atıfta bulunarak, “Onlar körlere rehberlik eden kör rehberlerdir ve eğer kör körün kılavuzuysa, ikisi de hendeğe düşer,” diyor (Matthew 15:14.).  Bu, aynı zamanda iyi bilinen bir Hollanda atasözüydü. Atasözleri Bruegel'in zamanında son derece popülerdi ve sık sık onların resmini yaptı, özellikle de şu eseri inceleyebilirsiniz: Flaman Atasözleri (Şekil 4). Bruegel ayrıca, körlük konusuna çok ilgi duymuş gibi görünüyor, aynı konuyu bir dizi başka eserde de resmediyor (The Fight between Carnival and Lent (1559), Sermon of St John the Baptist (1566), The Blind Men (1562).)


Şekil 4A/B: Bruegel, Felemenk Atasözleri (1559) / Arka plandaki kör adamlar (detay)

Bir dizi dilencinin birbirini takip ederek hendeğe düşmesi, Bruegel'den önce Cornelius Massys'in bir gravüründe karşımıza çıkıyor (Şekil 5). Ancak Bruegel'in çalışması bu konuyu resmeden bilinen en eski tablodur. Kaçınılmaz kaderlerine doğru giden bir grup insan kavramı, geleneksel Ölümün Dansı'nın (Danse Macabre) da yankılarına sahiptir; yaşamın çeşitli kesimlerinden insanlar mezara doğru dans ederek gider, yaşamın kırılganlığını ve dünyevi ihtişamların kibrini hatırlatır (Şekil 6).


Şekil 5: Cornelius Massys, The Blind Leading the Blind, 1550'ler, gravür


Şekil 6: The Danse Macabre, Kutsal Teslis Kilisesi, Hrastovlje, Slovenya

Aynı zamanda John Singer Sargent'ın bir gaz saldırısıyla kör olmuş bir dizi asker resminde de modern bir yankısı vardır (Şekil 7). 


Şekil 7: John Singer Sargent, Gassed 1919 (detay)

Körlüğe Işık Tutmak

16. yüzyıl Avrupa'sında, yetersiz hijyen standartları ve etkili tedavi eksikliği nedeniyle körlük çok yaygındı.

Teşhisler ve çareler en iyi ihtimalle ilkeldi. Göz rahatsızlıklarının sebebi geleneksel olarak hastanın midesinden yükselen ve beyne sızan zehirli buharlara yorulurdu. Çözümler, etkili olmaktan çok umut verici olma eğilimindeydi. Örneğin, "karanfil veya rezene çiğneyip, körlük yaşayanın gözüne nazikçe üflenirdi" (Timothy Foote, The World of Bruegel, Time-Life International (Nederland) 1971, 120)

Bu genel cehalet arka planı göz önüne alındığında, körlerin kapalı göz kapakları olan karakterler olarak daha önceki tasvirlerinin aksine, Bruegel'in kör figürleri oldukça spesifik rahatsızlık türlerine sahip bireyler olarak tasvir etmesi çok daha çarpıcıdır (bkz. Şekil 5). Aslında, Bruegel hastalıkları o kadar fazla klinik ayrıntıyla gösteriyor ki, daha sonraki yorumcular, resimdeki figürlerin çoğunun muzdarip olduğu kesin koşulları teşhis edebildi. Örneğin, en soldaki takipçiden başlayarak bir pemfigoid vakamız var (konjonktivada yara); ikinci adamın şapkasının gizlediği, tanımlanamayan bir rahatsızlık; phthisis bulbi (büzüşmüş, fonksiyonel olmayan gözler); kornea lökomu (ak benek); ve bize hafifçe dönük adamda enükleasyon (gözlerin çıkarılması).

Bruegel'in kör insanları yakından gözlemlediğini, bazılarını algısal olarak başları karakteristik olarak havaya kaldırılmış halde, sanki koku veya işitme gibi diğer duyulara güvenmeye çalışıyorlarmış gibi göstermesinden anlayabiliriz. Bruegel'in acımasız gerçekçiliği, ucuz bir kahkaha için gündelik davranışları sömürdüğü fikrini bir anlamda çürütüyor. Bruegel'in güçlü veya parlak renklerden kaçınması, leylak rengi, gri ve hafif yeşiller gibi daha hassas tonları tercih etmesi de kısıtlanmışlık hissini vurguluyor.

Düşüşü Göstermek

Konunun daha önceki geleneksel tasvirleri oldukça statik bir his verirken, Bruegel figürleri aşağı doğru eğimli (sol üstten sağ alta) bir diyagonal boyunca konumlandırarak güçlü bir hareket hissi elde etmeyi başardı. Figürler birbiri ardına devrilen domino taşlarını hatırlatıyor. Artan dengesizlikte uzanmış eller ve tahta sopalarla birbirine bağlılar.

Soldaki ilk iki adam hâlâ kaderlerinden habersizken, üçüncüsü bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmeye başlıyor. Tahta çıtada şiddetli bir çekim hissi dışında, önündeki kişiyle temasını kaybeden dördüncü adam, açıkça endişeli hissediyor. Muhtemelen umutsuz bir yalvarış halinde başını kiliseye çeviriyor gibi görünüyor. Beşinci adamın yüzü izleyiciye dönük. Korkunç bir kavrayış ifadesiyle boş göz yuvaları ortaya çıkıyor. İfadesi neredeyse Bosch'un resimlerinden fırlamış lanetli bir ruhu hatırlatıyor.


Şekil 8: yüzü izleyiciye dönük kör adam (detay)

Resimdeki göreceli kalabalık, yine önceki geleneksel temsillerle tezat oluşturuyor, düşüşün amansız doğasını büyütmenin yanı sıra dramatik etkiyi de artırıyor ve Bruegel'e hem körlük hem de fiziksel süreçle ilgili dikkate değer derecede gelişmiş gözlem becerilerini sergileme fırsatı veriyor. Bruegel, kaçınılmaz düşüş hissini pekiştirmek için bir dizi sanatsal numara kullanıyor: Figürler arasındaki fiziksel bağlantı, yolun aşağı doğru eğimi, vücutlarının gittikçe artan açısı, çatıların aşağı eğimi, sopaların eğimli konumları, figürlerin çeşitli baş konumları ve resmin sağ alt köşesindeki daha da vurgulanan karanlık.

Charles Bouleau, resmin kompozisyonunu tartışırken şöyle diyor: “Resmin kenarlarını dokuz eşit parçaya bölen bazı noktaları birleştiren bir dizi paralel eğik çizgi vardır; her biri birincisine sabit bir açıda olan diğer eğik çizgiler başka bir ağ oluşturur; resimlerinin her birine kendine özgü ritmini veren bu açılardır (Charles Bouleau, The Painter’s Secret Geometry: A Study of Composition in Art, Mineola; Dover Publications, 2014.)


Şekil 9: Resimdeki hareketi gösteren diagonal kompozisyon çizgileri

Körlük, Yalvarış ve İnanç

Bruegel'in zamanında körlük, suç karşısında uygulanan bir ceza yöntemi olduğu için, genellikle suçlulukla ilişkilendirildi. Aynı zamanda, Tanrı'nın körlüğü günahkârlar bir ceza olarak kullandığına inanıldığından, ahlaksızlıkla da ilişkilendirildi. Ayrıca, kör insanlar genellikle çalışamadıklarından ve toplum genelinde etkili bir sosyal refah olmadığından, hayatta kalmak için dilenmeye ya da sahtekârlığa başvurmak zorundaydı, bu yüzden daha fazla aşağılanmaya maruz kalıyordu. Bu nedenle, kör figürlerin halktan çok fazla sempati duymaları beklenemezdi. Bruegel'in izleyicileri onları tipik olarak suçluluk ve ahlaksızla ilişkili, güvenilmez, sosyal dışlanmışlar olarak görürdü.

Bu noktaya kadar tabloyu, zayıf liderliğin takipçilerini yoldan çıkarmaya sebep olmasıyla alakalı atasözünün harfi harfine bir anlatımı olarak inceledik. Ama ya resmin daha derin bir anlamı varsa? Özellikle Bruegel'in birbiriyle çelişen pek çok yoruma açık diğer resimlerini düşününce bu soruya kesin yanıt vermek zor. Ancak bu, bizi bazı ilginç olasılıkları incelemekten alıkoymamalı. Örneğin, Bruegel bu adamların yalnızca fiziksel olarak değil, aynı zamanda ruhsal olarak kör olduklarını öne sürüyor olabilir. Atasözünün İncil'deki karşılığı göz önüne alındığında bu elbette epey olası. Bu anlamda figürlerin düşüşü, günaha düşme olarak görülebilir. Bu yorum, hacıların geleneksel kıyafetlerini (pelerin, şapka ve asa) giymeleri ve soldan ikinci adamın haç takması gibi detaylarla desteklenebilir. Bu kör hacı kavramı aslında o zamanlar Hollanda'da yaygındı. Bununla birlikte, eğer hacı iseler, muhtemelen onların “kötü” hacılar olarak anlaşılmaları amaçlanmış olabilir. Yani, ruhsal hakikati bulmaktansa, sadece inancın dışsal işaretlerini üstlerinde taşıyanlar. Bu sahtekârlık yorumu, figürlerin nispeten iyi giyimli (kirli olsalar da) ve bazılarının cüzdanlarının dolu görünmesi gerçeğiyle pekiştirilir, bu da bize onların göründükleri gibi olmayabileceklerini düşündürüyor.

Hacı veya değil, eğer figürler ruhen körse, bunun suçlusu kim? En basit yorum, manevi liderleri Hıristiyan kilisesinden hem kelimenin tam anlamıyla hem de mecazi olarak yüz çevirdikleri için cezayı hak ettikleridir.. Bu, resmin basit inancın erdemlerinin bir hatırlatıcısı olduğu anlamına gelir.

Ancak sürüsünü kurtarmaktan aciz kör liderin kilisenin kendisi olduğu gibi yorumlar da yok değil. Bu bağlamda, kilisenin resimdeki fiziksel konumu tartışmalı olduğunu kanıtladı: Bir yorumcu, bu kilisenin “sanat tarihinde üzerine en çok tartışma yürütülen kiliselerden” olduğuna dikkat çekti..Bir yoruma göreyse, Bruegel'in, kilisenin öndeki iki kişilik grup ile diğerleri arasındaki konumunun, ilk ikisinin çoktan (hem fiziksel hem de ruhsal olarak) düşmesine rağmen, kilisenin diğer dördü için hâlâ bir kurtuluş umudu sunduğu anlamına gelmekte. Diğer bir yoruma göre, kilisenin ön planında görebildiğimiz kurumuş ağaç, ölmekte olan bir inancın çürümesine işaret ediyor. Yine bir başka yorum, kilisenin figürlerden ayrılmasının ve onların düşüşünü engelleyememesinin, siyasi ve dini bölünme zamanındaki acizliğinin bir işareti olduğunu iddia ediyor. Bu, aşağıda daha ayrıntılı tartışacağımız bir konu. Ancak elbette, Bruegel'in eserlerinde yaygın olarak görüldüğü gibi, kilise manzaranın sadece tesadüfi bir parçası olabilir ve özel bir önemi olmayabilir.

Kör Devlet?

Bir başka olasılığa göre, tablo dönemin devletinin halkı çöküşe sürüklemesini anlatıyor. Bruegel'in bu eseri resmettiği sırada yaşadığı Brüksel, Alba Dükü başkanlığındaki İspanyol Hollanda'sının merkeziydi. Alba Dükü, Katolik olmayan dinleri (Kalvinistler, Lüteriyenler, Anabaptistler) bastırmaya ve toplu tutuklamalarla, infazlarla birlikte "Kan Konseyi" olarak ülkede İspanyol yönetimini hakim kılmaya kararlıydı. Bu kargaşa, dini ayrışmaların ayyuka çıkmasıyla doruğa ulaştı. Dönemsel etmenler göz önünde bulundurulduğunda, Bruegel bu konuyu resmederek, ustaca, İspanyol yetkililerin tebaalarını akılsızca ve/veya ahlaksızca yöneterek körü körüne hareket ettiklerini ileri sürüyor. Bu nedenle, sadece bahtsız adamların geleceği değil, ülkenin geleceği de körlerin körlere önderlik etmesinin bir başka örneği olarak görülebilir.

Sonuç

Peki tablodan nasıl bir sonuç çıkarabiliriz? Tablo, "körler sağırlar birbirlerini ağırlar" ya da "kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz" gibi popüler bir atasözünün basit bir tasviri mi? Yoksa inancın önemi hakkında bir ders mi? Bölünmüş bir Kilisenin iktidarsızlığı hakkında bir uyarı mı? Yoksa İspanyol yetkililerin hainliğinin kınanışı mı? Ne yazık ki kesin bir cevap bulmak kolay değil. Bruegel ipuçları bırakır, ancak asıl zorluk dikkat dağıtıcıları hakiki ipuçlarından ayırt etmektir. Neyse ki bu durum Bruegel'in çekiciliğinin ve her düzeyde takdir edilebilecek eserler yaratma yeteneğinin bir parçası.

Çeviren ve hazırlayan: Alper Güngör
(Philip McCouat: Art in Society)

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Hayattan NotlarA. Dilek Şimşek
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Athénaïs Gagey

19 Kasım 2025

Anlam Yoksunluğumuzu Çalıştığımız İşle..

Glutensiz, şekersiz, alkolsüz… Felsefeci Mazarine Pingeot’nun son denemesi Une philosophie du manque’da da belirttiği gibi günümüzde “bir şeylerin yokluğu ya da eksikliği” gerçek bir katma değer haline geldi. Pingeot ile yaptığımız söyleşide e..

Devamı..

Temsil Edilemeyen, Öngörülemeyen ve E..

Gülbin Altunakar

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024