Ocak 2010’dan bu yana yenileme ve güçlendirme çalışmaları nedeniyle ziyaretlere kapalı bulunan Sait Faik Abasıyanık Müzesi, yazarın vefatının 59. yılı olan 11 Mayıs 2013 tarihinde kapılarını yeniden açıyor.
Çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası olan Sait Faik Abasıyanık, 1906 yılında Adapazarı’nda dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki eğitiminin ardında Avrupa’nın çeşitli ülkelerini gezen yazar, 1934 yılında babasının isteği ile İstanbul'a döndü. Ailesinin yeni taşındığı, Nişantaşı Rumeli Caddesi üzerindeki Rumeli Apartmanı'nda yaşamını sürdürdü. Babasının ölümünden sonra kışları bu evde yazları ise Burgazada Çayır Sokak 15 numaradaki köşkte yaşayan Sait Faik, rahatsızlandıktan sonra zamanını çoğunlukla Burgazada’da geçirmiştir.
Ömrünün son günlerinde Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın da ısrarıyla Darüşşafaka Lisesi'nde düzenlenen edebiyat matinelerine katılan yazar, daha sonra annesine, mallarını babasız kalmış çocuklara güzel imkanlar sağladığını düşündüğü Darüşşafaka'ya bağışlamayı teklif etmiştir. Abasıyanık'ın annesi Makbule Hanım, Sait Faik'in ölümünün ardından mal varlıklarını ve eserlerinin telif hakkını Darüşşafaka Cemiyetine bırakmış, vasiyeti üzerine Burgazada’daki köşk de müzeye dönüştürülmüştür.
22 Ağustos 1959’da açılan Sait Faik Abasıyanık Müzesi, okurları tarafından onun yazınsal ve ruhsal dünyasının bir parçası olarak görülmüş; açıldığı günden bu yana Türkiye’nin en çok ziyaret edilen müzelerinden biri olmuştur.
Çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniden yapılandırılan müzede yazarın kişisel evrakı (fotoğraflar, kimlikler, mektuplar, sağlık belgeleri, raporlar vb.), eserlerinin taslaklarının bulunduğu arşiv ve Abasıyanık ailesinin ve Sait Faik’in kişisel eşyalarının çoğu evin kullanıldığı zamanki haliyle sergilenmeye devam edecek.