Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

27 Mart 2020

Edebiyat

Salgın Günlerinde Çin’de Neler Okunuyor?

Na Zhong

Paylaş

4

0


"Bir bakıma, faşizm ve aşırı milliyetçilik virüs kadar bulaşıcıdır. Her ikisi de psikolojik anormalliklerden kaynaklanır.” – Zhao Song

Geçen gün annemle kavga ettim. Geçmişte pek çok şey üzerine tartıştığımız olmuştu, ancak asla siyasetle ilgili kavga etmedik çünkü hakkında çok az konuşurduk. Video görüşmesi bana Amerika’daki salgını sormasıyla başladı. Bu soru, her daim tutkusuna hayran olduğum kadınla aramdaki farkı görmeme yol açtı. Hemen hemen her konuda ters düştük: Vuhan’ın Çin’in salgını kontrol altına alması için feda edilmesi, hükümetin hızlı ve etkin kararlar alması, WeChat üzerinde okuduğum kitabı paylaşıp paylaşmamam gerektiği.

Çin'deki Kurumsal Yönetim Mantığı: Örgütsel Bir Yaklaşım adlı kitap, Çinli bilimadamı Zhou Xueguang tarafından yıllarca yerel yönetimlerde alan araştırmasına dayanılarak yazıldı. Çin’in merkezi hükümetinin 1,4 milyar kişilik toplumu nasıl yönettiğini inceliyor ve bugüne kadar çeşitli düzeylerde büyük gerilimler yaşanmasına rağmen yönetimin nasıl başarılı olduğunu anlatmaya çalışıyor. Annem ne kitabı okudu ne de tartışma esnasında kitabın başlığını hatırladı. Ama kitabın kapağını internette “Harika bir kitap, herkese öneririm,” diye paylaşmamdan iki saniye sonra gönderiyi silmem için bana mesaj attı. Bana dediğini yaptım ama yine de kavga ederken bu konuyu gündeme getirdim. Niçin silmem gerekmişti? Neyden korkuyordu? Sonunda ağzından kaçırdı: “Politika hakkında bilgi sahibi olmanın sana hiçbir faydası yok.”

Cevabı, kriz karşısında kitapların niçin önemli olduğunu vurguluyor: Bilmemiz gerekenler var ve bilmememiz için uğraşıyorlar. Çünkü bilgi güçtür ve okumak, huzursuz eder. Anneme Zhou’nun kitabının yayımlandığı yıl yasaklandığını anlatmadım, kitabı yasaklandıktan sonra PDF versiyonunu internette yayımladı ve ücretsiz yaptı.

İşte bu yüzden, Çin’deki yayıncılarla söyleşi yaparken onlara karantina zamanı ne okuduklarını sormayı seviyorum. Ne okursak oyuz ve aşağıda kronolojik olarak listelenmiş beş kitap, okurlarının çözmeye çalıştığı sorunları gözler önüne seriyor. 

Lu Xun’un eserleri

Son yıllarda Lu Xun’un yazılarının ortaokul ders kitaplarından kaldırılmasıyla kısa hikâyelerini ve denemelerini inceleyen kuşağımda ona artan bir ilgi olduğunu fark ettim. Lu’nun karakterlerini ne kadar iyi hatırladığımızı görmek şaşırtıcı: Deli günlük yazarı, köyün komik serserisi, sadece anılarda yaşayan çocukluk arkadaşı, iki kez dul kalan, köy halkı tarafından hor görülen kadın.

Lu sadece kara mizahı ve ölmekte olan feodal topluma karşı sert eleştirisi ile değil, aynı zamanda sansür karşısında hayatını tehlikeye atmak pahasına sesini yükseltmesiyle takdir görüyor. Onlarca yıl sonra Çin ve insanları üzerine görüşleri hem ilham verici hem de şimdiki durumla alakalı olmayı sürdürüyor. 

“Virüs olmasaydı işim başımdan aşkın olurdu. Bunun yerine, her gün son gelişmeleri takip etmek ve arkadaşlarımın tartışmalarını takip etmek üzere telefona bakmak için uyanıyorum. Tembellikle felç olmuş gibiyiz, okumak için fazla gülünç buldum. Bununla beraber, kendimi sürekli iki yazarın kitaplarına çekilmiş buldum: İlk Çinli şair Qu Yuan ve modern Çinli yazarların en önemlilerinden biri olan Lu Xun. Her ikisinin de tutkularını ve öfkelerini yansıtan özgün tarzları var. Çalışmaya tekrar başlayınca ikisinin de eserlerini tekrardan basmayı düşünüyorum.” – Luke, butik kitapçı Zhi Shang Zao Wu’nun kurucusu.

Hugo Claus, Belçika’nın Kederi

1930’ların sonunda İkinci Dünya Savaşı’nda geçen roman, Alman işgali altındaki Belçika'da yaşayan, yavaş yavaş dünyasının dar görüşlülüğünün farkına varan ve ondan kaçmaya çalışan Flaman bir okul çocuğunu takip ediyor.

“Almanya’yla olan yakınlığından dolayı Flaman Bölgesi, İkinci Dünya Savaşı esnasında faşizme yenik düştü.Koronavirüs salgını sırasında kitabı okurken karakterlerle empati kurduğumu fark ettim. Bir bakıma, faşizm ve aşırı milliyetçilik virüs kadar bulaşıcıdır; her ikisi de psikolojik anormalliklerden kaynaklanır.” – Zhao Song, yazar ve CITIC’in (Çin’de büyük bir kitabevi) edebi danışmanı.

Michael Ondaatje, İngiliz Hasta

Ondaatje’nin lirik başyapıtının Çince çevirisini yayımladıktan sekiz yıl sonra, Peng Lun karantina sırasında romanı tekrar okudu. Karakterlerin İkinci Dünya Savaşı’nda tanık olduğu olaylar Peng’e salgın başladığından beri ortalıkta dolaşan; hastanelerin hastalarla dolup taştığı, sağlık çalışanlarının olduğu yerde yığıldığı, genç bir kadının annesinin arkasından ağladığı videoları anımsattı. 

İngiliz Hasta, savaş sona erdikten sonra bombalanmış bir İtalyan köyünde aynı evde kalan dört karakterin – yas tutan bir hemşire, sakat bir hırsız, Hintli bir kazmacı ve isimsiz, yanmış bir hasta – etrafında dönüyor. Her biri kendi travmaları ve anılarıyla yüzleşiyor.

“Ondaatje’nin savaşa gitmeden savaşı bu derece iyi anlatması son derece etkileyici. Başarılı bir yazar, hayal gücüyle akılda kalan, dokunaklı sahneler yaratabilen yazardır.” – Peng Lun, Archipel Press’in kurucusu.

José Saramago, Körlük

Salgın, insanları görme yetilerinden mahrum bırakarak hızla bir şehre yayılırken hükümet, hasta olanları boş bir akıl hastanesinde hapsederek vebadan kurtulmaya çalışır.

“Saramago, salgının ortaya çıkardığı açgözlülük ve acımasızlığın altını çiziyor. Romandaki dünya yıkıldığında penceremin dışındaki dünyanın da her an yıkılabileceğini hissettim. Aradaki paralellik romanı daha güçlü kılıyor.” – Su Zhe, Portfolio’nun editörü.

James C. Mohr, Veba ve Ateş: Kara Ölümle Mücadele ve 1900’de Honolulu’daki Çin Mahallesi’nin Yakılması

“1900’de Honolulu ve San Francisco’da salgın ortaya çıktı. Bu olduğunda, Liang Qichao (modern bir Çinli düşünür ve siyasi reform ile demokrasi destekçisi konuşmacı) San Francisco'da bir bağış toplama etkinliğine gidiyordu. Ancak o zamanlar, sadece Honolulu'daki Avrupalıların ABD anakarasına girmesine izin veriliyordu, bu yüzden Liang Honolulu'da mahsur kaldı. Salgına yanıt olarak Honolulu hükümeti Çin Mahallesi’nde bulunan, virüsün çıkış noktası olduğu inanılan bazı evleri yaktı. Ama ateş kontrolden çıktı ve bütün Çin Mahallesi’ni yakıp kül etti. Bu çok fazla konuyu açığa çıkaran büyüleyici bir kitap: insanların virüs, ırk ve halk sağlığı sistemini nasıl gördükleri…Geçmişi ve bugünü, iki krizi birbirine paralel olarak karşılaştırmanızı sağlıyor.” – Xu Zhiyuan, Liang Qichao’nun biyografisinin yazarı. 

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Lithub)

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Londra Kitap Fuarı ve sonrasıSemih Gümüş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hülya Duman

23 Mayıs 2025

Bir Zamanlar Yugoslavya, Balkan Dramı ..

“Burası duygusal bir coğrafya…”Çocukluğumda siyah beyaz televizyon, radyo ve büyüklerin anlattıkları dışında dünyaya açılan pencerem yoktu. Bir de evdeki kütüphanede babamın o çok sevdiğim renkli, büyük haritası... Dar alanda ama ismimi..

Devamı..

İstanbul’da Satılık Daire Alırken Nele..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024