Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

21 Kasım 2020

Öykü

Seher

Gülçin Dinç

Paylaş

2

0


Saat on ikiye geliyor. Dosyaları da yerleştirdiğime göre rahat rahat çıkabilirim öğle arasına. Yine çok yoruldum, biraz da acıktım, sabah öyle acele çıktım ki evden, kahvaltı yapamadım. Kızları anneme nasıl bıraktığımı bile bilmiyorum. Gece hiç uyutmadı Sevgi, ağlayıp durdu. Bu aralar pek huzursuz, diş çıkarıyor galiba. Evden çıkarken bırakmak hep zor oluyor onu, bugün daha zor oldu. İşe geldikten sonra annemi aradığımda daha iyi olduğunu, uyuduğunu söyleyince ferahlayıp öyle işe koyuldum. Evrak kayıttan gelen tebligatları aldım, evrakları sisteme kaydettim, dosyaları çıkardım. Bu sefer çok evrak yoktu neyse ki ama işi biten dosyalar masasında bir hayli dosya birikmişti yine. Şubedeki diğer memurlarla dönüşümlü olarak dosyaları masadan kaldırmamız gerekiyor da kimin umurunda. Bu işler hep bana kalıyor; dosyaların günden güne artan yığınla masada durmasına tahammül edemeyince bana kalmasın da kime kalsın, hiç şikayet etme. Acele etsem iyi olacak, daha fazla vakit geçirirsem geç kalacağım.

Ceketimi giydim, çantamı alıp odadan çıktım. Hemen alt kattaki Çiçek ablanın çalıştığı şubeye indim. Her zamanki gibi merdivenlerden henüz iniyordum ki odanın içinden başlayan, koridordan merdivenlerden aşağıya doğru uzanan bir insan kuyruğu vardı. Çiçek ablanın işi hiç bitmez, çok insanla muhatap olur, çalıştığı şubenin işi yoğundur. Çok çalışıyor, çok yoruluyor Çiçek abla fakat çok insanla muhatap olunca tanıdığı, seveni de çok oluyor Çiçek ablanın… Geçen yıl aynı şubede çalışınca kopamadık birbirimizden. Öğle yemeklerini birlikte yeriz hala. Kızını alıp bize de gelir arada, geç saate kadar otururuz. Misafirim geleceği zaman koşup yardıma gelir eli kolu pasta kek dolu. Sözü sözdür Çiçek ablanın, yardım ederim dediyse iki eli kanda olsa koşar gelir. Bugün bunca insan varken kapıda gelebilir mi acaba benimle?

Kapıda beni görüp tanıyanlar yol verdi, tanımayan birinden de müsaade isteyip Çiçek ablanın masasına doğru yöneldim. Beni görünce gülümsedi, “Hoşgeldin Seher, şimdi bitiyor, çıkabiliriz,” dedi.

İçim rahatlayarak, “Hoşbulduk abla, peki, işini hallet sen,” dedim.

Çiçek ablayla birlikte çarçabuk yemeğimizi yedikten sonra yürümeye başladık. Hava da epey sıcaktı doğrusu. Güneş sanki ısı değil sızı veriyordu ama Çiçek ablanın yanımda olması içimi serinletiyordu. Onca işinin arasında vakit ayırıp beni yalnız bırakmadı. Bana yol gösteren de oldu Çiçek abla. Hayallerimin gerçek olması için önce onlara yakınlaşmam gerektiğini o söyledi bana. Onu duyabilmek için işitme cihazına ihtiyaç duyuyordum ama kızlarımı bağlama çalıp türkü söyleyerek uyutabilmek için çaba ve isteğe daha fazla ihtiyacımın olduğuna inandırdı beni. Çocukluğumdan beri müziği çok severdim, bağlama çalmak isterdim, kulaklarım iyi duymayınca annem babam, duyamazsın ki çalabilesin diyerek bağlama almamışlardı. Oysa ben, evimizin salonundaki radyodan türkü programları dinleyen annem babamla sevmiştim türküleri, bağlamayı. Üniversiteye başlayınca kendi kendime birkaç kurs araştırmıştım. Gittiğim her müzik evinden olumsuz yanıt almış, bağlama çalamayacağımı bir güzel duyabilmiştim. Neden resim yapmak, şiir yazmak, bisiklet sürmek istemedim ki? Yahut dil öğrenmek, film çekmek... Yeterince duyamadığım için insanların dudak hareketlerini takip ederken, notaları duyma merakım da nerden çıkmıştı? Sonrasında bağlama öğrenme defterini kapatmıştım. Geçenlerde Çiçek abla bizdeyken, televizyondan müzik sesi geliyordu mutfağa, Ruhi Su’nun sesiydi. Allı turnam bizim ele varırsan… Bağlamanın sesi yüreğimin teline değiyordu. Bağlama çalabilmeyi istediğimi o zaman söylemiştim ona. Meğer Çiçek ablanın yeğeni müzik öğretmeniymiş, sohbet sırasında yeğenini arayıp bana bağlama öğretip öğretemeyeceğini sormuştu. O da elinden geleni yapacağını söylediğinde sanki memleketin dağlarını kucaklayıvermiştim.

Caner hocanın önerdiği müzik evinden bağlama alıp bu hafta sonu derse başlayacaktım. Müzik evi, çarşıda Entel Sokağı’ndaki pasajdaydı. Çiçek abla ile çarşıya kadar yürüyüp müzik evinden Caner hocanın selamıyla bağlama aldık. İşe dönerken bağlamam omzumdaydı, hayalim yakınımda. İçim sevinçle doldu.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Nisan Ayının 7 KitabıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

2 Temmuz 2025

Ankara'da Hafta Sonu Kaçamağı: Nereye ..

Ankara’dan çok da uzaklaşmadan hafta sonuna eğlence, keyif ve dinlendirici bir tatil deneyimi eklemek ister misiniz? Başta Ankara Kızılcahamam termal otel seçeneği olmak üzere Ankara’ya yakınlığıyla bilinen en konforlu ve uygun maliyetli seçenekleri sizi..

Devamı..

Kafkaesk Bir Film: Birdman

Yalçın Yokuş

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024