Uğultu
20 Mayıs 2019 Öykü

Uğultu


Twitter'da Paylaş
0

Ellerim titriyor. İçtiğim sigaranın dumanı kıvrak hareketlerle parmaklarımdan kıvrıla kıvrıla beyaz mavi yollar çiziyor. Kısa bir mesafe sonra dağılıp havaya karışıyor. Çaresizim, Odam son sığınağım. Kapımdan giren soğuk rüzgâr yalnızlığımı yüzüme vuruyor. Uğultular duyuyorum. Dudaklarımın ve dilimin uyuştuğunu hissediyorum, titriyorum. Başımı kaldırıp dışarıya bakıyorum. Hava birazdan karanlığa bulanacak. Kana bulanacak. Karşı sokağın cılız lambası ve asfaltsız yol kinini kusuyor. Çığlıklar duyuyorum, vahşi köpek sesleri. Lambanın ışıklarına karışacağım birazdan. Gökyüzü yıldızlı, masamda bir bardak su. Bağırıp çağırıyor insanlar, kaçışıyorlar. Ateş ediyor birileri. Sen geliyorsun aklıma. Acıyorum haline, kıyamıyorum bize...

Kalemi bırakıyorum. Sağ elimde siyah mürekkep lekesi. Sigaramı kül tablasına bastırıyorum. Dışarıda ayak sesleri yakınlaşıyor. Nefret yüzlü adamların sesleri. Kim bunlar? Bağırmak istiyorum, bağıramıyorum. Sesim çıkmıyor, çığlıklar atıyorum. Kimse duymuyor. Biri var üzerimde ağır. Ellerimi bacaklarımı tutmuş kıpırdayamıyorum. Başımı sağa doğru çeviriyorum. Kimse yok. Kapkaranlık. Nefesim, kalp atışlarım hızlanıyor. Ağzımı, burnumu kapatıyorlar. Gözüm kararıyor. Köpekler havlıyor. Adamlar yaklaşıyor. 

Ani bir hareketle uyanıyorum. Gözyaşlarım yastığımın sağ tarafına süzülmüş, hıçkırarak kalkıyorum. Rüyada mıyım hâlâ? Sakinleşmeyi bekliyorum. Sahi Kerem nerede? İşe gitmiş olmalı. Az önce gözlerimi açtığımda saat 7.00'yi gösteriyordu. Ağır ağır kalkıyorum. Ciğerlerimin yandığını, dışarı çıkacağını hissediyorum. Komodinin ucundaki suyumdan bir yudum alıyorum. Başımı kaldırıp saate bakıyorum. 7.25. Ağır ağır doğrulmaya çalışıyorum. Banyoya yöneliyorum. Aynada uykunun izleri, gözleri şişmiş bir kadın görüntüsü. Mutfağa geçiyorum. Ayaklarım bedenimi taşımakta zorluk çekiyor. Mutfak penceresini açıyorum. Serin sabah yüzüme çarpıyor. Leylak ağacının mor kokusunu içime çekiyorum. Ağaçların hışırtılı yaprakları dans ediyor. Gökyüzü masmavi, beyaz bulutlar konuşlanmış. Mayıs ayının çarşamba günü. Dışarıdan gelen kırlangıç sesleri. Uğultuya karışmış İstanbul trafiği. Gökyüzünde birikiyor. Kendimi teskine başlıyorum. Tamam, sakin ol şimdi, geçti.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR