Hayatı boyunca şiir peşinde koşan şair Turgay Fişekçi’nin, Raylar Üzerinde Avrupa ve Bir Yaz Bir Bahar’ın ardından üçüncü gezi kitabı Unutulmaz, A7 Kitap etiketiyle okurla buluştu. TRT2’deki Okudukça programı, Adam Sanat ve Sözcükler dergilerinden sonra, son dönemde Cumhuriyet Kitap Eki Genel Yayın Yönetmenliğini de üstlenen yazar, kültür sanat yaşamımıza nitelikli katkılar yapmayı sürdürüyor.
Yazdıklarında her daim toplumu ön planda tutuyor Fişekçi. Unutulmaz’da son yirmi yılı kapsayan zaman diliminde gezip gördüğü yerlerden kendisinde kalan izleri anlatmış. Yazılar gezi, deneme, günlük ve gazete köşe yazısı türlerinin birleşiminden oluşuyor, bir tür kolaj da diyebiliriz. Birgün Kitap Eki’nde yayınlanan söyleşisinde (Soner Sert, 10 Nisan-14 Mayıs 2020) kitabın biçimindeki belirsizlik hakkında şöyle diyor Fişekçi: “Kitaptaki yazıların her şeyden önce uzun bir zaman dilimine yayıldığını söyleyebilirim. Neredeyse yirmi yıl içinde yazılmışlar. Kimisi Cumhuriyet gazetesi kültür sayfasında yazdığım köşe yazıları, kimi çeşitli ülkelerde katıldığım edebiyat etkinliklerinin ya da yalnızca keyif ya da meraktan çıktığım gezilerin günlükleri. Bu izlenimleri kâğıda dökerken biçimini ya da türünü hiç düşünmedim. Gördüklerimden insana, topluma ve dünyaya dair düşünceler çıkarabilmek, bunları da okurla paylaşabilmek oldu hep amacım. Tek başına gezi yazıları demek haksızlık olur bence. Gezi izlenimlerinden çok düşünceyi öne aldığımı sanıyorum.”
Unutulmaz’daki gezi günlük yazıları beş ana eksenden oluşuyor: Yazarın milenyuma girerken eşiyle birlikte gittiği Paris, şiir turnesi dolayısıyla gittiği Almanya (bu bölümde Gothe’nin şehri Weimar ön planda), işinden ayrıldıktan sonra otomobiliyle çıktığı İtalya gezisi (merkezinde Napoli ve adaları var), bir arkadaşıyla çıktığı İspanya gezisi (Sevilla ve Endülüs ağırlıklı), son olarak da Türkiye’nin batısını ele alan yazılar... Fişekçi, gezip gördüğü yerlerden hareketle sorular soruyor özellikle ülkemizle ilgili kentleşme sorunlarına değindiği yazılarda. Kentlerin kurulmasından günlük yaşama kadar pek çok Antik Çağ uygarlığı bize bu konuda yol gösterebilir diyor. Duyarlı bir yurttaşın bakışı bu, özellikle de ulaşım konusunda yeri geldiğinde bilgi veren ve öneriler getiren. Karayollarına bu kadar ağırlık vermek yerine Avrupa’daki gibi hemen her yere hızlı bir şekilde ulaşmayı sağlayan hızlı tren ağlarının kurulması, insanlarımızın da ülkemizin her yerine rahatça ulaşmasının sağlanması en belirgin isteği yazarın. “Her yöresi birbirinden ilginç, güzel, değerli yurdum! Çalışkan, sabırlı, fedakâr insanlarınla hak ettiğin bütün güzellikler kendi toprağında seni bekliyor.” Fişekçi bu önerileri getirir ve eleştirileri yaparken farklı coğrafyalar üzerinden yaptığı karşılaştırmalar aracılığıyla okura düşünme, sorgulama, tanıma ve merak etme olanakları sunuyor. Modernleşmenin köy, kasaba ve kentlerde yarattığı tahribata karşı haklı olarak tepkisini gösteriyor, çözüm yolları önermeyi de ihmal etmiyor. Yitik zamanların, mekânların peşine düşüp yazı aracılığıyla kızgınlığını, kırgınlığını azaltmaya çalışıyor. “Bir yanda günlük geçimini sağlamaktan yoksun geniş yığınlar, öte yanda yapı ve motor uygarlığının teslim aldığı öteki mutsuzlar. Kör bir bilinç dışılıkla tekdüze yaşamlara yönlendirilmiş insanlar. Çok az insan kendisine sunulanın dışında da başka hayatlar, başka yaşam biçimleri olabileceğini aklına getirebiliyor.” Yazıların hemen hepsi yerelden evrensele uzanan dinginliğin, yalın ve özlü bir dilin ışıldadığı metinler.
Bağlarda geçen çocuklukla başlayan Unutulmaz Turgay Fişekçi’nin yaşamından kesitler içeren bir gezi kitabı. Tarihi mekânlar, yeme içme rehberi ve eğlence dünyasının olmadığı bir gezi kitabı. Çünkü içinde resim var, heykel var, edebiyat var, felsefe var. İçinde sokaklar var. Yazarın dediği gibi; tıpkı roman, öykü ya da şiir kitabı okur gibi okunan bir kitap Unutulmaz.






