William Mortensen'in 20. yüzyıl fotoğrafları, şimdiye kadar yapılmış en güzel korkutucu görüntülerden…
16 Ekim 2015 Kültür Sanat Fotoğraf

William Mortensen'in 20. yüzyıl fotoğrafları, şimdiye kadar yapılmış en güzel korkutucu görüntülerden…


Twitter'da Paylaş
0

Canavar primatları, kazığa oturtulmuş çıplaklar ve doğaüstü pek çok... İşkence, ölüm ve sınırsız cinsellik… Resim karelerinden birinde dev bir goril çenesinden salyaları aktığı halde yarı çıplak bir kadını kaldırıyor. Bir başkasında sıska bir adam yüzünde hiçbir acı ifadesi olmadan parmaklarını göz çukurlarına sokuyor. Başka birinde süpürgeye binmiş çıplak bir figür çatıların üzerinde şaşırtıcı ama doğal bir erotizmle uçuyor. Bunlar vahşi ve gerçeküstü görüntü tasarımlarıyla ünlü sanatçı ve fotoğrafçı William Mortensen’in zihninden çıkan görüntülerden sadece birkaçı. Mortensen sadelik yanlısı değildi, vücutlara ve nesnelere müdahale ederek gerçek hayatta olmayan manzaralar veya yaratıklar oluşturdu. Fotoğraflarını yakalayıp çekmekten çok, kendisi tasarlayıp yarattığı için Mortensen’e “resimci” demek daha uygun olabilir. Bazıları ona “Deccal” de diyor. Bunun nedeni büyük olasılıkla insan ve insan dışı hayat formlarının kusursuz değil de sakat ve bozulmuş yönlerini daha fazla ortaya çıkarmasıdır. Larry Lytle ve Michael Moynihan'ın kaleme aldığı “Amerikan Grotesque” isimli kitap Mortensen’in hayatı ve eserlerini konu alıyor. Feral House yayınevi tarafından basılan kitap, kitleler tarafından fazla tanınmayan tarihi bir sanat kahramanını keşfediyor. İşte kitabın önsözünden çarpıcı birkaç cümle: Mortensen, Cecil B. DeMille’in bir çağdaşı olarak set dekorasyonundan kostüme kadar her alanda çalışan bir Hollywood sanatçısı olarak işe başladı. Aynı zamanda da bir fotoğrafçıydı ve film endüstrisinde on parmağında on marifet olan kişiler daha popüler olduğu için  Jean Harlow ve Peter Lorre gibi ünlüleri fotoğraflama şansını elde etti. Bu fotoğraflar göz kamaştırıcı dergiler ve çok satan kitaplarda kullanıldı. Yine de Mortensen tipik bir portre fotoğrafçısı değildi. 1920’ler ve 30’larda Universal gibi stüdyolarda filizlenen ve gelişen korku filmi furyasından etkilenerek gerçekten çok kabusa benzeyen portreler yarattı. Görüntülerine baskı teknikleri ve daha ilkel kolaj çalışmalarıyla müdahale ettiği için eserleri fotoğraftan çok resmi andırdı. Çalışmalarının konusuna bakılırsa –canavar primatları, kazığa oturtulmuş çıplaklar ve doğaüstü pek çok şey- bu yargıya varmak mümkün. Ünlüler dışındaki tasvirlerinde ise limit yoktu, özellikle işkence, ölüm ve sınırsız cinsellik konularına takıntılıydı. American Grotesque ‘in ilk sayfalarında "Mortensen’in zihninde groteskin gerçek değeri ‘kısıtlayıcı gerçeklikten kaçışa bir fırsat sağlaması’ndaydı,” diyor Moyhinan. Beş bölümden oluşan kitap Amerikan sanatının en karmaşık ve gizemli karakterlerinden birinin biyografisini vermekle kalmıyor, aynı zamanda da Mortensen’in “amaca ulaşmak için kullanılan her yol mübahtır” yaklaşımıyla hareket ettiği insan ve mekân fotoğrafçılığının gelişim ve algısını da gözler önüne seriyor. (“İstediği resmi elde edebilmek için fotoğrafik müdahale tekniklerini sonuna kadar kullanmaya tereddüt etmezdi.”) Doğumundan neredeyse yüzyıl sonra kamu Mortensen’in mit oluşturma tekniklerini öğreniyor. Bu yıl New York, Seattle ve Los Angeles gibi şehirlerde sanatçıların orjinal fotoğraflarının yer aldığı Amerikan Grotesque / “Bakma Emri” isimli gezici sergide Mortensen’in retrospektif çalışmalarına da yer veriliyor. slide_374356_4366180_free slide_374356_4366178_free slide_374356_4366176_free slide_374356_4366174_free slide_374356_4366172_free slide_374356_4366170_free slide_374356_4366168_free slide_374356_4366166_free slide_374356_4366164_free slide_374356_4366162_free slide_374356_4366156_free slide_374356_4366154_free slide_374356_4366150_free slide_374356_4366146_free slide_374356_4366148_free slide_374356_4366144_free

Kaynak: Huffington Post


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR