Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

5 Mayıs 2020

Hayat

Yeni Yaşam / Zaman Alanları Paradoksu

Aynur Kulak

Paylaş

0

0


“Öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? Hayatımı toprağa veriyorum." – Fernando Pessoa, Huzursuzluğun Kitabı

Bizlere böyle öğretilen yaşamlarımız artık eskisi gibi olmayacak şekilde değişime uğradı. Bizlere böyle algılatılan zaman kavramı artık eskisi gibi geçmeyecek şekilde kırılmaya başladı. “Böyle,” derken ilk önce “nasıl”ı açmam gerekiyor sanırım. Nasıl öğretilen yaşamlar, nasıl algılatılan zaman? Kafamızda ne kadar soru işareti olursa olsun, bütün soru işaretlerini aklımızın en sağlam kasalarına kilitleyip bize doğru öğretildiğini düşündüğümüz yaşam şekilleri ve bize doğru algılatıldığını düşündüğümüz zaman kavramı birer paradokstan ibaret olabilir mi? Paradoks tanımı itibariyle görünüşte doğru olan bir ifade ya da ifadeler topluluğunun aynı zamanda çelişkiler oluşturmasıdır. Yani bize öğretilen (yanlış olduğunu bilsek ve eleştiri yağmuruna tutsak da) sistemin devam etmesini sağlayacak şekilde kabul edip uygulamaktan vazgeçmediğimiz, doğru olduğunu düşündüğümüz yanlış yaşamlarımız ve bunların yansıması olarak akıp, geçip giden tutamadığımız zamanımızın yanlış bir zeminde sanki doğru bir şekilde akıyor gibi gözükmesi. 

Her şey ama her şey, bütün doğrular ve yanlışlar birbirine karıştı, tepetaklak oldu, öyle değil mi? Bu durumda ne yapacağımız bize öğretilmedi. Birileri bize öğretsin istediğimiz için kendi aklımızı da kullanmadık hiç. Neler oluyor böyle, ne yapacağız, belirsizlik nereye kadar ve nasıl halledilecek tüm bu karmaşa ey Tanrım? Geldiğimiz noktada yakarış nidalarımız böyle şekillendi. Sere serpe, hesapsız kitapsız, aklımızı kullanmayarak, neredeyse tedbirsiz, tüm bunlara rağmen narsistik düzeyde akıllı olduğumuzu düşünerek yaşayan insanlığın döne dolaşa geldiği nokta evrenin boşluğuna doğru fırlattığı bir cümlelik yakarış.

Gerçeklik yeniden yazılıyor ve biz bu yeni yazılan gerçekliğe şahitlik ediyoruz yalnızca. Önümüzdeki birkaç ay, belki de yılbaşına kadar, ne olacağını bilemez bir şekilde, paradoksal yapının hareket halinde olmadığı, durduğu bir süreç yaşıyoruz. Sonra yeni gerçekliğin getireceği ne varsa her şeyi yaşamaya başlayacak, aslında kaldığımız yerden devam edeceğiz. 

Ama mümkün olamaz ki bu artık. Kaldığımız yerden devam etmemiz mümkün değil, öyle değil mi? Covid-19 yeryüzüne bir değişim fırsatı olarak gönderildi. Asla ve asla insanın paradoksal yapısının kurbanı olarak değil.

Asıl Gerçekliğin Asıl Paradoksu

Pandemi dönemi ve karantina ve sokağa çıkma yasağı derken yaşamın doğru bildiğimiz yanlışları -yani paradoksları – üzerine düşünürken zaman kavramının da araya girmesiyle insanın asıl gerçekliğinin ne olduğu üzerine düşünmeye başladım. Bu türde yazılar hem akademik hem edebi hem deneme türünde çok yazıldı. Ancak Sanayi Devrimi’ni ve neoliberalizmin doğuşu olan 1929 yılını baz alırsak eğer, içinde bulunduğumuz bu günlerdeki gibi bir durum hiç yaşanmadı. Ofislerimiz evlerimize, evlerimiz bir şeyleri dışarıda bırakıp dinlenebildiğimiz yer olmanın uzağına; dışarısı tehlikeye, içerisi belirsizliğe; zaman onunla ne yapacağımızı gerçekten bilemediğimiz bir şeye dönüştü. Çok paramız olacağında ne yapacağımızı bilen, planları olan bizler çok zamanımız olduğunda ne yapacağımızı bilemez hale geldik. İnsanlık adına tüm gerçeklik şu an içinde yaşadığımız durumların tam tersi şeklinde kurgulandı en başından beri. 

Peki asıl gerçeklik ofisler değil evler, dışarısı değil içerisi, para değil zaman olabilir mi?  

“İnsan için yaşamın ve zamanın asıl gerçekliği tam olarak nedir?” sorusunun cevabı her bir bireye göre değişkenlik gösterebilir elbet. Bu sorunun net cevabını vermek zor. Belki içinde bulunduğumuz süreçte, yakalandığımız takdirde bizleri neredeyse gerçekleşmesi kesin ölümle karşı karşıya getirecek olan üstelik gözle göremediğimiz bir virüs tam da şimdi bizlere bir cevap verdirebilir (mi?) 

Konu insan yaşamı ve insanın zamanı olunca cümle olumluyken son anda olumsuza dönebiliyor veya bir yerde mutlaka kırılarak olumsuz bir soru çağrışımıyla tamamlanabiliyor. Çünkü insan paradoksal olan her şeyin ifadesidir. İçinde bulunduğumuz bu dönem hiç düşünmediğimiz şeyleri bizlere düşündürüyor olabilir, uygulatıyor olabilir, yaşamımızı ters düz edecek şekilde dönüştürmemizi sağlıyor olabilir. Ancak yeni paradokslar işte tam da böyle dönemlerde yeni biçimler, şekiller, durumlar almaya başlıyordur aslında. İnsanın paradoksları cennet gibi görünen bir yerin cehennem olduğunu görememesinden kaynaklanır. Aynı Covid-19 gibi.

Paradoksal yapının kusursuz işlemesinden dolayı yarattığımız sistemin göremediğimiz paradoksal virüsü olarak hayatımıza girdi Covid-19. Bize doğru gitmeyen şeyleri anlatmak, yanlış yolda olduğumuzu göstermek ya da aklımızı başımıza getirmek için değil. 

Anlatmanın Değil Anlamanın Gerçekliği

Hiç rahat yüzü görmeyecek miyiz? 

Evet.

İnsanın paradoksal yapısı, huzursuzluğunun başlıca ifadesidir. Bu yüzden insanın mutluluğu anlarla ifade edeceğimiz zaman dilimlerinde yaşanır. Ancak artık çok iyi anlamamız gerekiyor. İnsan için artık yaşadıklarını anlamak, anlatmaktandaha değerli bir hal alıyor. Çünkü “anlamak” istemeyip “anlatmaya” devam ettikçe paradoksal bir girdabın içine çekilmeye devam edeceğiz. Başka gidecek bir yerimizin olmadığını, yeryüzünden başka yaşanacak bir alanımızın olmadığını, ruhumuza ve bedenimize çok iyi bakmamız gerektiğini, yeryüzünün sadece bize ait olmadığını, insan zihninin yaratımı olan paradoksların doğada zerresinin bulunmadığını, bozduğumuz ekosistemin kendi içinde muhteşem bir düzeni ve dengesi olduğunu, yeryüzündeki her şeyin varlık nedeni olan insanın aslında nasıl da bir hiç olduğunu anlamamız gerekiyor artık.  

Dışarıdan geldikten sonra dinlendiğimiz alan olan evlerimizin işlevinin tersine dönmesi veya çok paramız olunca ne yapacağımızı çok iyi bilmemize rağmen çok zamanımız olduğunda ne yapacağımızı bilememiz üzerinde düşünülmesi ve anlamlandırılması gereken şeylerin başında gelmekte. Bizleri paradoksal evrenimizin girdabına kaptıran ofislerimiz, evlerimiz, kazandığımız paralar, ağaçları kesip ormanları yok ederek oluşturduğumuz şehir hayatlarımız kurtarmayacak. Bu hayatı yaşıyormuşuz gibi yapıp yaşamadığımız gerçeğini bize gösteren Covid-19 sadece bir araç olarak gönderildi. Her meselede olduğu gibi. Gerisi biz insanlara kalıyor. Anlaması gereken bizlere. Değişmesi gereken bizlere. Paradoksal zihinlerimizi iyi yönetmemiz gereken bizlere.

İnsanlık hayatı anlamalı, kazançlarını yaşamı iyileştirmek için harcamalı. Anlamadığımız konu bundan ibaret.   

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Kafka Olmanın OlanaksızlığıDerya Önel
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adalet Çavdar

14 Temmuz 2025

Kelimelerin Gücü ve Labirentin Sırları

Kitabın temel temaları, aidiyet, cesaret, dostluk ve kelimelerin gücü.Benim ilk okuduğum kitap Samad Behrengi’nin Küçük Kara Balık’ı idi. Akıntıya karşı yüzen o minik balığın cesaretine hayran kalmamak mümkün değildi. Bir gün yolculuğa çıkabileceğime beni ilk ik..

Devamı..

Vizesiz Tatil Yapabileceğiniz Yerler

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024