“Zeynep Çolakoğlu, kimya yüksek mühendisi ve şarap tadımcısı kimliğiyle edebiyatçı kimliğini birleştiriyor; şarabın Dionysos’la literatüre giren serüvenini, üretimine dair incelikleri, şarabın kendine has jargonu ve lügatiyle anlatıyor ve bu anlatıyı küçük bir şarap sözlüğüyle taçlandırıyor.”
Kimya yüksek mühendisi, şarap tadımcısı, müzik eleştirmeni, yazar Zeynep Çolakoğlu’nun yeni kitabı Şarap Koyusu Karakarga Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Şarabın dünyasına dair bu etkileyici yolculuğa mitoloji-Dionysos-müzik ve edebiyattan özlü notlarla başlıyoruz. “Tanrıların içeceği, yüce kralların sofralarının eksilmez iksiri Şarap… Mitolojiden edebiyata, ziyafet sofralarından günlük sofralara uzanan kadim bir yolcu.”
Şarabın bir kavram olarak kökeni, bağcılık ve şarabın ilk ortaya çıktığı yerler, Yunanistan, Avrupa ve Amerika’da şarap kültürü, üretim şartları, yetiştiği iklim özellikleri, bir terruar’ın temel bileşenleri kitabın ilk bölümlerini oluşturuyor. Terimlerin yoğun olmadığı bu bölüm yeni bölümlere yönelik okuma isteği uyandırmayı başarıyor. Şarabın kimyası, rengi, koku ve aromalar hakkında açıklayıcı ve öğretici bilgilerin ardından, şarapta üç aşamalı koku değerlendirmesinden hareketle Çolakoğlu, “ancak kokuların duyumsanması ve bununla canlanan hatıralar; tadımı, paylaşımı ve aslında yaşamı güzelleştiren ayrıntılardır,” diyor haklı olarak. İyi bir şarabın niteliklerini nedir diye düşününce koku-tat-renk üçlemesinden hareketle üzüm bağlarının mevsimlere göre yaşantıları, üreticilerin yaptığı çalışmalar ve kimyasal reaksiyonların temel belirleyiciler olduğunu anlıyoruz. Gelelim şarabın sağlıkla ilgili olumlu ve olumsuz etkilerine: Paracelsus’un dediği gibi “Bir şeyin ilaç ya da zehir olduğunu dozu belirler,” diyebiliriz özetle. Birinci bölümün kapanışını yerli üzümlerimizin çeşit, bölge özellikleri ve temel nitelikleriyle yapıyoruz. Ek olarak şunu da belirtebiliriz, bu bölüm şarap kültürüne ilgi duyan okurlarda temel bilgiler eşliğinde tadım eğitimine yönelik heves uyandırabilir. Kitabın sonunda yer alan sözlükçe bu bağlamda çok iyi bir bölüm olarak düşünülmüş.
Şarap Koyusu, Bir Sanat Eseri ve Kimya Öyküsü Olarak Şarap kitabının ikinci bölümü Zeynep Çolakoğlu’nun şarap sektöründe aktif bir yere sahip olan, aynı zamanda sanatın çeşitli türleriyle -müzik ve edebiyat- ilgilenen konuklarıyla şarabın serüvenini irdelediği görüşmelerden oluşuyor. Alanında uzman kişilerin anlattıkları bir solukta okunuyor. Satır aralarında şarabın Türkiye ve dünyadaki durumu, müzik ve edebiyatla kurulabilecek kişisel ilişkiler ve tabi ki anılar üzerinden yaratabileceği çağrışımlar gizli.
“Anadolu topraklarının şarapla yedi bin yıldır süren dansı, günümüzde Ege’nin, Trakya’nın ve Anadolu’nun butik şarap üreticilerinin, büyük içki gruplarının özverili çalışmalarında can buluyor. Şarap, varoluşu itibarıyla sanatla, müzikle, gastronomiyle girift bir yaşam sürerken, şarap severler de bu eşsiz varoluşa tanıklık etmenin keyfini sürüyor.”






