Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

23 Temmuz 2023

Söyleşi

Albert Camus'nün Son Söyleşisi

Oggito

Paylaş

4

0


“Bütün bu farklı kitaplar hep beraber tek bir yapıtı oluşturuyor.”

Yazarlık faaliyetinizle ilgili olarak kuşağınıza “kılavuz” olma kaygısı güdüyor musunuz?

Bağışlayın ama bu türden yargılar bana komik geliyor. Ben kimse için konuşmuyorum. Kendime has bir dil bulmak için yapacak çok işim var. Kimseye yol göstermiyorum, nereye gideceğimi bilmiyorum veya çok az biliyorum. Üç ayaklı iskemle üstünde yaşamıyorum ben, zamanın sokaklarında herkes nasıl yürüyorsa ben de öyle yürüyorum.

Benim kuşağımdaki insanların kendilerine sorduğu soruların aynısını ben de kendime soruyorum, hepsi bu, dolayısıyla onları kitaplarımda buluyor olmaları gayet normal, tabii okuyorlarsa. Ayna bilgi verir, ders vermez.

Spor size ahlaki anlamda neler kattı?

Ortaklaşa tanımlanmış ve özgürce kabul edilmiş bir oyunun kuralına sadakatle boyun eğme.

Direniş’ten çıkarılacak dersler...

Eski devrimci havalarından hoşlanmam. O yıllara dair deneyimimi kullanmam gerekseydi bunu bir sanat eseri biçiminde ortaya koyardım.

Fransız eleştirmenlerin yapıtlarınızda ihmal ettiği bir şey olduğunu düşünüyor musunuz?

Karanlık kısmı, bende kör ve içgüdüsel olan şeyi. Fransız eleştirisi öncelikle fikirlerle ilgilenir. Ama Faulkner’ı eserlerindeki Güney etkisini hesaba katmadan ne kadar inceleyebiliriz?

Cezayir kökenli oluşunuz ve insanlığın içinde bulunduğu acıya dair kişisel vizyonunuz sizi bir “yabancı” konumuna koymuyor mu?

Mizacen kuşkusuz öyleyim. Ama irade ve düşünceyle çağımdan ayrı düşmemeye gayret ettim.

albert camus oggito

Artık politik olayların bir yazar için önem taşımadığını mı düşünüyorsunuz?

Tuhaf ama kendimi siyasi anlamda yalnız hissetmiyorum. Bana kalırsa, bugün yalnız olanlar totaliter partilerde. Ama militan olmayı bırakmadan da fanatikliğe karşı konulabilir.

Sisyphos Miti ve Başkaldıran İnsan gibi yapıtlarınızla kurmaca eserleriniz arasında sizce nasıl bir ilişki var?

Türleri melezlemekten kaçınmak adına farklı düzlemlerde yazıyorum. Eylem söylemiyle tiyatro oyunları yazdım, rasyonel biçimli denemeler ve yüreğin bilinmezliğine dair romanlar. Bütün bu farklı kitapların aynı şeyden bahsettiği doğru. Ama her şey bir yana, aynı yazarın elinden çıkmalar ve hep beraber tek bir yapıtı oluşturuyorlar – bu çoğu zaman moralimi bozuyor, bu konuyu içtenlikle eleştirmenlerin kararına bırakıyorum.

“Tiyatro bir oyun değildir” diye yazdınız. Aynı şeyi kurmaca eserleriniz için de söyleyemez miyiz? Bu estetik anlayış, yazmak istediğiniz deneyim türünü kısıtlamıyor mu?

Soruyu tam anlamadım. Birbirini takip eden kitaplarımda birbirinden çok farklı estetikler ve üsluplar kullandım. Sanatçı olarak yeteneklerim ve kusurlarım tarafından acımazsızca sınırlandığımı hissediyorum ama asla herhangi bir estetik tarafından değil. Üslup benim açımdan eşsiz bir amaca hizmet eden bir araç, ben de bunu yeni yeni öğreniyorum.

Varoluşçuluk ve Mailer’ın “The White Negro” makalesi...

Mailer haklı. Varoluşçuluk tanrısız bir dine ve skolastik bir yapıya vardı, dolayısıyla sonunda engizisyon rejimini haklı göstermesi de kaçınılmazdı.

Varoluşçuluğun önermelerine katılıyor musunuz? Sonuçlarına dair yanlış gördüğünüz neler var?

Varoluşçuluğun önermeleri eğer benim inandığım gibi Pascal’de, Nietzsche’de, Kierkegaard veya Şestov’da bulunuyorsa, o halde onlarla aynı fikirdeyim. Sonuçları bizim varoluşçularımızınkiyse katılmıyorum, çünkü önermeleriyle çelişiyor.

Waldo Franck’ın şu ifadesine istinaden: “Camus, sorunu açık bir biçimde ortaya koyuyor: İnsanın vahyin bilgisine ihtiyacı var ama bu artık modern insan için imkânsız.”

Evet, modern insan diye adlandırdığım şey için öyle. Ama ben modern olduğumdan emin değilim.

Amerikan romanına dair...

a) Bana öyle geliyor ki Amerikan romanı karmaşıklığa doğru evriliyor. Anlaşılıyor ki basitlik yorucu hale geldi.

b) Tüm itirazlar bir şey doğurur. Kısır olan bir şey varsa insanı itirazına indirgemektir.

c) Faulkner bana göre yaşayan büyük yaratıcımız. A Fable (Bir Masal) kitabını yeni okudum. Melville’den bu yana Amerika’da kimse Faulkner gibi anlatamadı acıyı.

“Yeni roman”, Sarraute, Simon, Robbe-Grillet ve onların Düşüş’le ilgili araştırmaları...

Hikâye anlatma isteği ancak insan yok olduğunda yitip gidecektir. Bu durmaksızın yeni anlatım yolları aramaya engel teşkil etmez, bahsettiğiniz romancılar yeni yollar açmakta haklı. Kişisel olarak, bütün teknikler ilgimi çekiyor ama hiçbiri kendi içinde ilgimi çekmiyor. Sözgelimi yazmayı istediğim eser öyle gerektirdiği takdirde bahsettiğiniz tekniklerin biri veya ötekini, hatta ikisini beraber kullanmaktan geri durmam. Modern sanatın hatası neredeyse daima aracı amacın, biçimi içeriğin, tekniği konunun önünde konumlandırması. Sanat tekniklerine düşkünlüğüm, hepsine sahip olmanın yollarını aramam onları daha rahat kullanabilme, birer gerece indirgeme isteğimden ileri geliyor. Ne olursa olsun Düşüş’ün bahsettiğiniz araştırmalarla ilişkilendirilebileceğini sanmam. Benimki daha basit. Orada trajik bir kahramanı betimlemek için bir tiyatro tekniği (dramatik monolog ve örtük diyalog) kullandım. Biçimi içeriğe uyarladım, hepsi bu.

Yeniden okumaktan büyük zevk aldığınız kitaplarınız var mı?

Kitaplarımı yeniden okumam. Başka bir şey yapmak isterim...

Camus’yü Gallimard’da editör yapmaya iten şeyler...

Maddi hayatımın kitaplarıma dayanmasını hiçbir zaman istemedim, çünkü kitaplarım da hayatıma dayanmıyor. Bu nedenle hep ikinci bir işim oldu ve halihazırda on altı senedir ihtiyacım olan özgürlüğün tadına vardığım Gallimard’da editörlük yapıyorum.

Fransızcadan çeviren: Kardelen Ayhan

Venture, İlkbahar-Yaz 1960

(İngilizce kaleme alınan uzun sorular Essais’in editörü Roger Quilliot tarafından özetlenmiş veya kısaltılmıştır.)

* Albert Camus, Essais, Pléiade, 1965, ss. 1337-1343, 1424-1429, 1925-1928.

Başlıktaki fotoğraf: Henri Cartier-Bresson

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Oggito'nun Eylül Ayı İçin Önerdiği 10 ..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mehmet Ali Ete

29 Ağustos 2025

Hayali Kardeş

Hepimizin küçükken gerçekleşmesini beklediği dilekleri vardır. Hayatımızdaki zorlukları aşmak adına kendimizden güçlü olan bir güçten, hayatımızdaki zorlukları tutup çıkarmasını dileriz. Benim ise küçükken en büyük dileğim evdeki abilerimin ya da ablalarımdan birinin evlenmesiydi. Çünkü..

Devamı..

Ağaçların Özel Hayatı: Zambra'nın Eksi..

Nurhan Şahinkaya

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024