Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

21 Eylül 2023

Bilim Teknoloji

Antik Yunan'da Kozmos Düşüncesi

Ateş Yersu Gök

Paylaş

1

0


“Kozmik perspektifte, insanoğluna ilişkin uğraşların çoğu anlamsız, hatta çocuksu görünür. Kozmos, olmuş ve olacak olan her şeydir. Kozmos, düzen içinde bir evren anlamında kullanılan Yunanca bir sözcüktür ve bir bakıma karmaşa anlamına gelen Kaos'un karşıtıdır. Kozmos'u şöyle bir düşünmek bile garip bir heyecan verir. Şuna inanıyorum ki, geleceğimiz, bir toz zerreciği gibi içinde dolaştığımız Kozmos'u ne denli iyi bileceğimize bağlıdır.”1

Carl Sagan

Her insanın içinde dünyada ait olduğu yeri bulmaya dair bir arzu vardır. Kimi zaman hayatın elimizden kayıp gittiğini hissederiz, onu avucumuzun içinde tutmak için kendimizi tanımaya, dünyanın bizden beklediklerine değil, bizim kendimizden beklediklerimize kulak vermeye yöneliriz. Bunları yapmaya başladığımızda o çok korktuğumuz bilinmezin üzerine daha cesur adımlarla yürümeyi öğrenir, “arayışta olmaya” daha öncesinde hiç olmadığı kadar büyük bir anlam yükleriz. Ve evrende ait olduğumuz yeri bulmak istediğimizde, yolculuğa çıkmamız gerekir. Çünkü bize kim olduğumuzu yol öğretecektir, durak değil.

Antik Yunanlılar da aynı bizim gibi hem evreni hem de kendilerini anlamlandırmak istemişlerdi. Bundandır, kendi kaderlerini evrenin kaderiyle, kendi hareketlerini dünyanın sonsuz devinimiyle bağdaştırmaya çalışmışlardı. Kuşku yok ki, düşünce sistemlerinde önemli bir yer teşkil eden “Kozmos anlayışları” da bu arayışlarının neticesinde doğmuştu.

Kozmos, Antik Yunanlılar için insanın, doğanın ve canlı-cansız tüm var olanların içinde olduğu dünyadır. Ve bu dünya onun içindeki ve onu oluşturan bütün bileşenleriyle muazzam bir dengededir. İşte, insanın Kozmostaki yerini bulması demek de insanın dünyayla uyumlu olduğu en ‘doğru’ yeri bulması demektir. Aklımıza Odysseia’yı, yani Kral Odysseus’un yurduna, Ithake’sine, eşi Penelope’nin ve oğlu Telemakhos’un yanına dönme serüvenini getirebiliriz:

İthaka’nın kralı olan Odysseus, Truva Savaşı’na katılmak için yurdunu terk eder. Uzun yıllar süren Truva Savaşı sona erince, sonunda evine döneceğini düşünür. Ama Olimposlu Tanrıların kendisi için çizdiği kader bambaşkadır: Odysseus’un yolculuğu henüz yeni başlamıştır. Yurdu İthaka'ya, ailesine ulaşana kadar bir düzine imtihana tutulacaktır. Tam on yıl boyunca Poseidon’un üzerine yağdırdığı lanetlerle cebelleşir, tayfasının büyük bir kısmı yaşamını yitirir. Sirenlerle, deniz canavarlarıyla, büyücülerle savaşan Odysseus, toplamda yirmi yıl uzak kalmış olduğu krallığına nihayetinde yeniden kavuşmayı başarır.

Odysseus, bir noktada başladığı yere geri dönmüştür, tıpkı insanın devriâlemi tamamlayınca kendini yola çıktığı yerde bulması gibi. Lakin aynı nehre ikinci kez giremeyeceğimizi düşünürsek, aslında başladığımız yere de geri dönemeyiz. Bizler (Kozmos düşüncesine göre), evrendeki yolculuğumuzu tamamladığımızda olmamız gereken yere, olmamız gereken kişi olarak varırız. Yani evrenle uyumlanır hayatımız, yol sırasında başkalaşarak. Odysseus’un evine yolculuğu bir nevi yaşamla en uyumlu olduğu yere dönme çabasıdır.

Antik Yunanlılar kozmosun uyumlu dengesini iç organların yerleşimine benzetirler; kalp vücutta en doğru yerdedir ve bu en doğru yerde işlevini en iyi şekilde sürdürür, böbrekler, bağırsaklar ve beyin de öyle. İnsan da öyle! Kozmostaki yerini bulmuş insan için zaman geçmiş ve gelecek diye ikiye bölünmez; şimdide, içinde olduğu anda sonsuza uzanır. Tiyatroda bir oyunu izlediğiniz anı düşünün ya da sinemada gittiğiniz bir filmi hayal edin ya da bir konserde şarkılara eşlik ettiğiniz anı... saatleri tutmadığınız anı... önceyi ve sonrayı düşünmeden o anın sonsuzluğuyla uyumlu hale geldiğiniz anı...İşte budur Kozmos’un yurdu.

Evrenin sürekli bir yaratılış-yok oluş döngüsüne tabi olduğunu düşünen Stoacılar da, tarihi doğrusal bir akış içerisinde değil, döngüsel bir kozmoloji çerçevesinde yorumlarlar. Onlar için yaşamın esası, doğanın akışına uyum sağlamak, onun bir parçası olarak sonsuzluğa uzanmaktır. İnsan bir “mikrokozmostur”, evrenle bütünleştiği noktada evrenin kendisiyle, yani Kozmos’la birlikte nefes alacaktır.

Odysseus’un yolculuğu her birimizin hayat yolculuğunu temsil eder.

Evet, günün sonunda herkes başladığı yere geri döner. Ama aynı kişi olarak değil; olması gerektiği kişiye dönüşerek. Ve hayatın nabzını zamanla değil, sonsuzlukla tutarak…

1 Carl Sagan, Kozmos: Evrenin ve Yaşamın Sırları

 
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Tek kitaplık yazarlarOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hülya Soyşekerci

15 Nisan 2025

"Yazınsal Tutkunun İzinde" Yazmanın Mu..

Şirvan Erciyes’in eleştirel kalemiyle derinleştirdiği Yazınsal Tutkunun İzinde’nin, düşünen, sorgulayan, irdeleyen pek çok okurun başucu kitabı olacağına inanıyorum.Eleştiri, deneme ve inceleme yazılarına yoğun emek veren genç kuşak eleştirmenlerden Şirva..

Devamı..

Simyacılık

S. E. Breitegger

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024