Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

2 Mart 2020

Edebiyat

Edebiyatta Hazlar, Değişimler ve Tatlar

Nihat Kopuz

Paylaş

6

0


İyice hızlanacağımız geleceğin dünyasında gezegenden gezegene seyahat ederken şu an içinde bulunduğum an ve bütün mutlu okumalarım, o eserlerle birlikte bir müze duygusu uyandıracak. Edebiyatsa insanla olan ilişkisini, kardeşliğini, onun gizil gücü olma özelliğini belki de çok daha güçlü bir şekilde sürdürecek.

İtalyan yazar İtalo Calvino Amerika Dersleri adlı kitabında – Harvard’ta vermeyi planladığı Norton Dersleri’nin toplandığı kitap – “gelecek bin yılda uzun anlatıların yerinin olmadığını” söyler. Belki yerinde bir öngörüdür bu, belki de sadece bir peşin hükümlülük. Her şeyi kolayca tükettiğimiz, hiçbir şeye yeterli sabrı gösteremediğimiz bir çağdan geleceğe bakacak olursak Calvino’ya hak vermek de gerekir. 

21. yüzyılın ilk çeyreğini neredeyse tamamen roman okumakla geçiren benim gibi insanlar, çoğunluğun kanaatine göre çok da aklı başında davranmadı. Bu yönde bir araştırma yok, ancak çoğunluğun bu yönde düşündüğünü duymak zor da değil. Üstelik, benim gibi hayatının büyük bölümünü romanlar okuyarak geçirenleri birkaç kategoriye de ayırmak mümkün. Mesela ben, yazarı çoktan ölmüş olan devasa kalınlıktaki romanlardan, cümleleri paragraf boyutunda uzanıp giden romanlardan ve anlatısı hayatın kendisi kadar yavaş akan ve böylece hayatın kendisi kadar sıkıcı olmayı başarabilen romanlardan keyif alırım. Günümüz çok okuyanlarını kategorilere ayırırsak bunlardan benim tarafıma düşeceklerin çok olacağını hiç sanmıyorum. 

Anna Karenina, Savaş ve Barış, Kayıp Zamanın İzinde, Büyülü Dağ, Ada veya Arzu, Karamazov Kardeşler ve Don Kişot ilk elden aklıma gelen, her okuyuşumda beni alt üst eden, korkutan, pişman hissettiren, bir parça da olsa yıldıran ama hepsinden önemlisi mutlu etmeyi de başaran bu sıkıcı ve çoğu kişi için katlanılmaz olan romanlardandır. 

Bir okur olarak kendimi yalnız hissettikçe masama oturur ve Calvino’nun yukarıda paylaştığım çıkarımını aklıma getirerek teselli olmaya çalışırım. Bir yanılsamaya kapılarak ve tatlı bir oyun oynama isteği ile 19. yüzyıl roman dünyasının son okuyucusu olduğumu hayal ederim. Aynı zamanda bu hissiyatım İtalo Calvino’yu da haklı bulmama neden olur. Gelecek bin yıldan çok daha yakın bir zamanda, beni alt üst eden bütün bu eserlerin okuyucusunun ortadan kalkacağına dair inancım beni özel kılar. İyice hızlanacağımız geleceğin dünyasında gezegenden gezegene seyahat ederken şu an içinde bulunduğum an ve bütün mutlu okumalarım, o eserlerle birlikte bir müze duygusu uyandıracak. Edebiyatsa insanla olan ilişkisini, kardeşliğini, onun gizil gücü olma özelliğini belki de çok daha güçlü bir şekilde sürdürecek. Takip edebildiğimiz ilk kurgu mitolojiden günümüzde romana evrilen edebiyatın gelecekteki gözde türünü bugünden kestirmek ise güç. 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Aristo’nun Dostluk Erdemine Bir BakışHekîm Bayındır
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tuba Karamuklu

31 Ağustos 2025

Annelik, Bağ ve Yüzleşme Üzerine Bir R..

Her Şey Bir Kırmızı Paltoyla Başlıyor...İnsan bazen bir hikâyeyi olay örgüsünde değil, kelimelerin titreşiminde, satır aralarındaki boşluklarda, sessizlikte hisseder. Kırmızı Paltolular, işte tam da böyle bir roman. Luigi Ballerini, ON8 K..

Devamı..

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Elisabeth Braw

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024