Eğlence Sektörünün Vazgeçemediği İsim: Pablo Escobar
26 Eylül 2017 Hayat Eğlence İnsan

Eğlence Sektörünün Vazgeçemediği İsim: Pablo Escobar


Twitter'da Paylaş
0

García Márquez bu kitabı yazarken Escobar da öldürülmüştü. Márquez kurmaca olmayan, karakteri gerçek olan bir kitap yazmıştı.
Pablo Escobar’ın uyuşturucu krallığının kurulmasını ve yükselmesini anlatan Netflix dizisi Narcos bu ayın başında üçüncü sezonuyla yayınlandı. Uyuşturucu dünyasında birçok kuralı değiştiren ve kendine bir imparatorluk kuran Escobar, kazancıyla ve mal varlığıyla da uyuşturucu dünyasında birçok rekor kırmıştı. Fakat geride bıraktığımız sezon finaliyle, Pablo Escobar öldü ve imparatorluğun yöneticiliği başka isimler arasında paylaşıldı. Peki Pablo Escobar gidince mesele kapandı mı? Uyuşturucu dünyası için konuşursak belki, yeni krallar Pablo’nun ismini silmeye çalıştı. Fakat eğlence sektörüne dönüp baktığımızda ondan asla vazgeçilemediğini görebiliriz. Medellín’de bir evin çatısında vurularak öldürülen Pablo Emilio Escobar Gaviria, ardında birçok yazara, film yapımcısına ve dizi senaristine ilham kaynağı olacak bir hikâye bıraktı. İçinde bulunduğumuz Eylül ayında hem Narcos’un yeni sezonu yayınlandı hem de başrollerini Javier Bardem ve Penelope Cruz’un paylaştığı Loving Pablo filmi vizyona girdi. Bu yapımlardan önce Kolombiya’da gösterilen televizyon dizisi Escobar: The Boss of Evil, dört ülkenin ortak yapımı olan Escobar: Kayıp Cennet (2014) filmi ve birkaç dizi ve belgesel de büyük patronun hikâyesini işlemişti. Nobel Edebiyat ödüllü yazar Gabriel García Márquez bile Kolombiya’nın bir numaralı “halk düşmanı”na karşı kayıtsız kalamamış ve 1990 yılında ülkenin önde gelen isimlerinin kaçırılma olayları hakkında News of a Kidnapping kitabını yazmıştı. García Márquez bu kitabı yazarken Escobar da öldürülmüştü. Márquez kurmaca olmayan, karakteri gerçek olan bir kitap yazmıştı. Kitap o yıllardaki Kolombiya’yı anlamak için bir kaynak niteliğindeydi ve kaçırılanların deneyimlerine yer verdi. Ayrıca uyuşturucu kartelinin ülke sistemini yok etmeyi amaçladığı fikrine dayanıyordu. Escobar’ın ilham kaynağı olduğu diğer kişiler arasında gazeteciler de vardı. Fernando Vallejo, Héctor Abad ve Juan Gabriel Vásquez ve oğlu Juan Pablo da Escobar’ı konu alan çalışmalar yaptı. Juan Pablo’nun Pablo Escobar: Benim Babam (2014) kitabı Escobar’ı Kolombiyalıların hem sevdiği hem de nefret ettiği bir adam olarak anlattı. Juan Pablo’nun amacı babasını günahlarından biraz olsun arındırabilmekti ama kendisi de gerçeklerin farkındaydı. Düşüncelerini şöyle açıklamıştı: “Babam öldürüldüğünde kendi kendime onun intikamını alacağıma dair söz vermiştim ama bu sözden caymam yalnızca on dakika sürmüştü.” Juan Pablo hayatını babasının kurbanlarının aileleriyle barış yapmaya ve ikinci bir şans istemeye adadı. Aynı zamanda babasının suç geçmişinden de uzak durdu. Benzer bir amaçla, Narcos dizisinin yapımcılarıyla da ortak bir çalışma yürütmek, onlara yardımcı olmak istedi ama o dönemde uyuşturucuyla mücadele eden ajan Javier Peña’nın tuttuğu kayıtlara göre ilerleneceği cevabını aldı. Yine de diziyi takip eden Juan Pablo, dizinin birçok olayı farklı olarak anlattığını fark etti ve bunları kişisel Facebook sayfasından paylaştı. Juan Pablo, El País gazetesiyle yaptığı söyleşide ise şunları söyledi: “Anlatılanlar gerçekten çok uzakta. Mesela ben dizi ilerledikçe Benjamin Button gibi küçülüyorum. Dizi gerçeklere bağlı kalmamış. Kendi kitabımda ise yaşadıklarımızı olduğu gibi anlatıyorum. Uluslararası yolsuzluğu nasıl örtbas ettiklerine de şaşırdım. Aslında birçok ajan bu yolsuzluğun bir parçasıydı, onlar için de kârlı bir gelir kapısıydı.” Juan Pablo’ya göre eğer babası hayatta olsaydı, ekranda gösterilen büyüleyici kişiyle çok eğlenirdi. Fakat Gabriel García Márquez’in kitabını ise çok beğendiğini söylüyor Pablo Escobar’ın oğlu. “Babamın hayatının büyüleyici olarak göstermesi Latin Amerika gençlerini kötü etkiliyor. Artık herkes uyuşturucu dünyasının ne kadar havalı olduğunu konuşuyor.” Pablo Escobar’ın ailesine ve özellikle oğluna göre Escobar’ın eşi María Victoria Henao’nın anılarına dayanan bir kitap yazmak çok daha doğru olabilirdi. Pablo’nun eşinin hayatıyla ilgili bir dizi çekmeyi düşünen İspanyol yapımcı Aitor Gabilondo şöyle diyor: “María, eşinin ölümünün ardından ailesiyle birlikte ülkeden çıkabilmek için Kolombiya hükümeti ve Cali karteli ile işbirliği yapıyor. Ardından yeni bir kimlikle Arjantin’e gidiyorlar. Gerçek kimliklerini saklayarak yaşarken muhasebecileri onların kim olduğunu öğreniyor ve şantaj yapmaya başlıyor.” Bu şantaj Juan Pablo’nun annesini hikâyeyi kendi gözünden anlatması konusunda teşvik etti. Gabilando da bununla ilgili bir dizi çekmeye karar verdi ama son zamanlarda Escobar’ı konu alan birçok yapımın olması sebebiyle bu proje rafa kaldırıldı. Henao’nun hikâyesi kaldırıldığı rafta çekileceği günü beklerken Gabilondo, Escobar’ın eğlence sektörü için bir altın madeni değerinde olduğunu fark etti: “Escobar, suç dünyasının Maradona’sı oldu. Yapımcıların elinde artık oldukça yaratıcı, gösterişli, karizmatik ve zalim bir uyuşturucu kaçakçısı var. Düşünün bu kişi Kolombiya başkanı olmayı bile istemiş. Adımlarını daha dikkatli atsaydı, içindeki şiddet duygusunu bastırabilseydi olabilirdi de. Karısına first lady olmak için hazırlanmaya başlamasını söylemiş. Escobar her şeyden öte halkçı bir insanmış.”

Çeviren: Deniz Saldıran

(El País)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR