Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

18 Ekim 2021

Kitap

Erdinç Akkoyunlu'dan "Babamın Cinayet Defteri": İstanbul Sokaklarındaki Kayıp Hikâyeler Peşinde

Özer Ataoğlu

Paylaş

2

0


"Babamın Cinayet Defteri, aynı zamanda çok sayıda karakterin de yer aldığı bir roman. Fakat bahsedilmesi gereken en önemli karakter aslında İstanbul'un ta kendisi. Her açıdan yeniden tanıdığımız İstanbul, yeni renkleriyle tekrar tekrar karşımıza çıkıyor..."

Babamın Cinayet Defteri’nde yarı zamanlı bir dedektif olarak düşünebileceğimiz merkez karakter gazeteci Altan, bir yandan kayıp kardeşinin peşine düşüyor, bir yandan da İstanbul'un yer yer tozlu, yer yer ıslak ama her zaman kasvetli hikâyelerinin içinde buluyor kendini. Romanın yazarı Erdinç Akkoyunlu merkez karakteri Altan gibi bir gazeteci. Ankara Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan Akkoyunlu, büyük gazetelerde çalışmış ve şu an bağımsız gazetecilik yapıyor, dijital mecralarda özellikle klasik romanlar hakkında eleştiri ve inceleme yazıları yayımlanıyor. Yazar, Notos Kitap tarafından yayımlanan ilk romanı Babamın Cinayet Defteri için uzun süren araştırmalar yapmış. Akkoyunlu, romanın bazı yerlerinde okurlara edebiyat ve gazetecilik arasındaki ince çizgiden bahsetmeyi de ihmal etmemiş.

Babamın Cinayet Defteri, Altan Metin isimli polis muhabiri bir gazetecinin yağmurlu bir gecede Cihangir sokaklarında takip edildiğini anlamasıyla başlıyor. Günah dolu bir beraberlikten sonra kendini sokaklara vuran Altan kendini zar zor eve atıyor ve Tanrı misafiri olarak eve aldığı Samet Bey'e sığınıyor. Samet Kadıoğlu emekli bir öğretmen, darbe sırasında Kastamonu'da bazı olaylara karışmış fakat daha sonra afla salıverilmiş, kanser hastalığıyla yüzleşiyor. Ertesi gün zar zor anlaştığı annesi Zeynep'in yanına giden Altan, hayatı boyunca peşinden koştuğu kardeşi Erkan'ın yine kaybolduğunu öğreniyor. Dahası, annesi eve Resul isimli gizemli birini almış. Resul, yeğeninin peşinden İstanbul'a gelmiş ve peşinde Urfalı belalıları var. Resul, daha sonra Altan ve Samet ikilisine katılıyor, Altan'ın vicdani sorumluluğu altına giriyor.

Altan'la aynı gazetede çalışan İsmet'in yanına gelen ikili, ondan Erkan'ın ünlü gazeteci babaları Baretta Gölgesiz Kemal Metin’in meslek hayatı boyunca medyaya yansıtamadığı hikâyelerini yazdığı defteri almış olduğunu öğreniyorlar. Altan için hayatta çatışma değeri taşıyan her şey gözler önüne seriliyor: darbe sonrasında hem ironik hem de olağan bir şekilde gizemli bir cinayete kurban giden babasının katilini bulmak, Resul'e yeğenini bulmasında yardımcı olmak, Samet’in hayatını kurtarmak, sevgilisi İnci'yle barışmak ve hem Erkan'ı hem de babasının cinayet defterini bulmak. Bu amaçlardan hareketle İstanbul'da türlü türlü insanın arasında karışan Altan, gerek farklı türden hayatların içinde, gerekse Türk istihbaratı peşinde hayalle gerçek arası olayların içinde buluyor kendini.

Babamın Cinayet Defteri’nde ağırlıklı olarak üçüncü tekil şahıs anlatıcı kullanılmış. Sadece Altan'ın değil, öteki karakterlerin başlarına gelenleri ve duyup anlattıkları hikâyeleri de yazarın bakış açısıyla takip ediyoruz. Hem merkez karakterlerin hem de öbür karakterlerin gerek yaşam öyküleri gerekse kitabın geçtiği zamana yakın dönemde yaşadıkları gözler önüne seriliyor. Yazar bütün bunları kendisi anlatıyor bize. Tabii bu durum cinayet defterinin içinden anlatılan hikâyeler için geçerli değil. O noktada devreye Altan’ın babası Baretta Gölgesiz Kemal Metin giriyor. Hem Kemal Metin'in hem de öteki karakterlerin bakış açısından okuduğumuz bu hikâyeler başta sadece ana hikâyeye renk katma amacına sahip gibi gözükse de roman ilerledikçe farklı anlamlar kazanıyor ve romanın metinlerarası bağlamda okunmasına aracılık ediyorlar.

Biçem olarak öne çıkan öteki özellik ise betimlemelerin varlığı. Bu durum, bazı okurlar için polisiye unsurlardan yararlanan bir roman okudukları için biraz zorlu gelebilir fakat sayfalar ilerledikçe aslında tür, konu, ve içerik olarak bu hikâyenin başka bir şekilde anlatılmasının çok zor olduğu anlaşılıyor. Babamın Cinayet Defteri, aynı zamanda çok sayıda karakterin de yer aldığı bir roman. Fakat bahsedilmesi gereken en önemli karakter aslında İstanbul'un ta kendisi. Her açıdan yeniden tanıdığımız İstanbul, yeni renkleriyle tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Dahası, romandaki çeşit çeşit hikâyeler için İstanbul'un farklı yüzleri dersek Kemal Metin'in defterinde okuduğumuz hikâyeler için de onun bilinçdışı diyebiliriz. Bir taraftan da içi dışına çıkmış bir İstanbul var karşımızda, hem gökdelenler ve cep telefonları kadar yeni, hem dehlizler ve saraylar kadar eski... Bütün bunlar göz önüne alındığında Babamın Cinayet Defteri'nin uzun bir roman olduğu düşünülebilir, ancak içindeki onlarca hikâye gayet ayrıntılı ve edebî biçimde anlatılmış olmasına karşılık her şey yerli yerinde, olması gerektiği gibi, gereksiz herhangi bir öğe yok. Okur ilk elli altmış sayfadan sonra birbirinden ilginç hikâyelere kendini kaptırabilir ve romanı bir solukta okuyabilir.

Erdinç Akkoyunlu, ilk romanı Babamın Cinayet Defteri aracılığıyla polisiye roman geleneğimize taze bir nefes veriyor. Hayal gücü yüksek, hikâyeler anlatmayı ve okumayı seven okur, taşıdığı postmodern öğeler ve metinlerarası ilişkiler ağının da katkısıyla Babamın Cinayet Defteri’ni sevecektir. Bu ilk romanın Akkoyunlu için sadece bir başlangıç olmasını ve kendisinin hem polisiye hem farklı türde yapıtlarını yakın zamanda okurlarla buluşturmasını diliyorum.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir Resmin Düşündürdükleri: “Uygarlığı..Sennur Karanlık
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

13 Temmuz 2025

Mutlaka Görülmeye Değer 5 Otantik İsta..

İstanbul denince akla hep aynı rotalar gelir: Sultanahmet, Galata, Kapalıçarşı, Ortaköy... Oysa bu şehir, kalabalıkların dışında kalmış, kendi hikâyesini hâlâ sakince anlatan mahalleleriyle bambaşka bir yüzünü sunuyor. Eğer İstanbul’da daha yerel, ..

Devamı..

İmdat

Ayzer Bilgiç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024