Fazlasıyla Gelişmiş Yapay Zekâ Üretmek Mümkün mü?
19 Ekim 2019 Bilim Teknoloji

Fazlasıyla Gelişmiş Yapay Zekâ Üretmek Mümkün mü?


Twitter'da Paylaş
0

Sosyal medya siteleri tarafından kullanılan öğrenme algoritmaları, nesneleri, insanları ve hatta bu nesnelerin ve insanların detaylı özelliklerini tanımakta giderek daha da ustalaşıyor. Yapay zekânın gelişme hızı göz önüne alındığında yakın zamanda şaşırtıcı yeniliklerle karşılaşmamız olası.

Günümüzde yapay zekâyla ilgili haberleri okumak için internete her göz attığınızda, birçok şeyi insanlardan daha başarılı şekilde yapmayı başaran yeni yapay zekâ sistemleri hakkında bilgi edinebilirsiniz. Yapay zekâ, kanser türlerini insan doktorlardan daha iyi teşhis edebilir, gelişmiş AI algoritmaları oluşturabilir ve satranç gibi oyunlarda dünya şampiyonlarını yenebilir. Bunun gibi örnekler bize yapay zekanın bizden daha iyi yapamayacağı şey olmadığına inanmamıza neden olabilir. Yapay zekânın gelişen özellikleri birçok alanda umuda ve aynı zamanda korkuya yol açıyor. Birçok kişi yapay genel zekânın gelişiminin standartlarımızı yükselterek insanlığa büyük ölçüde fayda sağlayabileceğine inanırken, bazıları gelişimin küresel felaketlere yol açabileceğini düşünüyor.

Yapay zekânın üstün gelişimi tartışmaya açık bir konu olmayı sürdürürken, gelecek hakkında endişelenmeden önce şu anki yapay zekânın nasıl bir ilerleme kaydettiğini ve gerçek anlamda gelişimin günümüzden ne kadar uzak olduğunu anlamamız lazım. 

Yapay zekâda son gelişmeler neler?

İnternet, günümüzde yapılan yapay zekâ araştırmalarından doğan çarpıcı uygulamaların öyküleriyle dolu. Kanseri teşhis edebilen yapay zekâya benzeyen, insan bilinci ve mantığını taklit edebilen birçok örnek var. Mesela sosyal medya siteleri tarafından kullanılan öğrenme algoritmaları, nesneleri, insanları ve hatta bu nesnelerin ve insanların detaylı özelliklerini tanımakta giderek daha da ustalaşıyor. Modern bilgisayar teknolojisi herhangi bir görseldeki insanın duruşu, surat ifadesi ve taktığı takıları tanımlayabiliyor. Bu, AI sistemlerine insanların yaptığı gibi görüntüleri algılayabilme yeteneği veriyor. AI sistemleri, insanları görüntülerden tanımlamanın ötesine geçebilir, hatta açıkça görünmeyen nitelikleri ayırt etmek için ince detayları analiz edebilir. 

İnsan benzeri özellikler sergileyen yapay zekâya başka bir örnek, yapay zekânın konuşmayı anlama yetisi, yani NLP’dir (doğal dili algılama). AI, akıllı telefonlarda chat ve sanal asistanlar gibi uygulamaların parçası olan metin ve konuşmaları anlamada uzmanlaşıyor (Siri, Cortana, vb.). Bu gelişmelerle birlikte insan zekâsı ile yapay zekâ arasındaki fark hızlı bir şekilde azalıyor. Bu size gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin gelecekte çok fazla olamayacağı izlenimini verebilir. Bununla birlikte, “gelişmiş yapay zekâ” olarak nitelendirilmenin, belli görevleri insanlardan daha iyi yerine getirmekten daha fazlasını gerektirdiğini anlamak çok önemlidir.

Yapay genel zekâ tam olarak nedir?

Basitçe ifade etmek gerekirse, Yapay Genel Zekâ (AGI) bir makinenin, insanın yapabileceği herhangi bir görevi yerine getirme yeteneği olarak tanımlanabilir. Yukarıda belirtilen uygulamalar yapay zekânın bazı işlerde insanlardan daha başarılı olduğunu vurgulasa da bu sistemler genelde zeki değildir, yalnızca onlara verilen tek bir görevde fazlasıyla iyidir. Bu nedenle bir AI sistemi, bir görevi yerine getirme konusunda yüz yetişmiş insan kadar etkili olsa da beş yaşındaki bir çocuğa bakması istendiğinde fazlasıyla zorlanabilir.

Örneğin bilgisayarda bulunan görme sistemleri görsel bilgi alanında usta olmalarına rağmen, bu yeteneği diğer görevlere dönüştüremez ya da uygulayamazlar. Bunun aksine insanlar, bu işlevleri yerine getirme konusunda bazen daha az yetkin olmalarına rağmen, günümüzün AI uygulamalarının herhangi birine göre daha fazla görevi yerine getirmekte başarılı olabilirler. 

Yapay zekânın deneyim kazanması için eğitilmesi gerekirken insanların çok daha kısa zaman içerisinde deneyim kazanması mümkün. Buna ek olarak yapay genel zekâya sahip olan sistem öğrenme süreci minimum düzeyde olacak ve öğrendiği bilgiyi başka alanlara da uygulayabilecek. Örneğin, sadece bir dili öğrenmiş olan AGI sitemi, NLP'yi kullanarak ortak kökleri ve benzer sözdizimleri olan dilleri öğrenebilir. Böyle bir yetenek akıllı sistemlerin öğrenme sürecini insanlara benzer bir hale getirerek makinenin birden fazla uzmanlık alanı kazanmasını sağlarken, eğitim süresini önemli ölçüde azaltacaktır. 

Yapay zekâ düşünme yetisi kazanabilir mi?

Yapay zekâ sistemleri, özellikle yapay genel zekâ sistemleri insan beyni referans alınarak tasarlanıyor. Beynimizin ve işleyişinin bilgisine tam olarak sahip olmadığımız için, onun çalışma şeklini taklit etmek bir hayli zor. Bununla birlikte, insan beyninin karmaşık hesaplama yeteneklerini çoğaltabilen algoritmaların oluşturulması teorik olarak mümkündür. Church-Turing tezi tarafından önerildiği üzere (basitçe ifade etmek gerekirse) sonsuz zaman ve hafızaya sahip olmak her türlü sorunu algoritmik olarak çözebilir. 

Yapay genel zekâya ulaşmak ne zaman mümkün olacak?

Bir insan beyninin işleyişini kopyalamak teorik olarak mümkün olsa bile şu an için uygulanabilir değildir. Bu nedenle bu tarz bir yapay zekâyı elde etmekten çok uzağız. Ancak yapay zekânın gelişme hızı göz önüne alındığında yakın zamanda şaşırtıcı yeniliklerle karşılaşmamız olası. Bazı uzmanlar yapay zekânın 2030 gibi yakın bir tarihte gelişeceğini söylerken yapay genel zekânın 2060 yılına kadar elde edilebileceğini düşünüyorlar. 

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Forbes)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR