Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

14 Temmuz 2023

Hayat

Instagram’da Kendini Tanıtmak: Çağın Gerekliliği mi Narsisizm mi?

Fulya Kılınçarslan

Paylaş

0

1


“Kendi içinde kalan, kendinde oyalanan bir şeyin değeri yoktur artık. Şeyler ancak görüldükleri zaman değer kazanırlar."

Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya uygulamalarıyla insan tutum ve davranışları arasındaki ilişkiler dikkat çekici. Bir yandan sosyal ilişkilerin idaresini kolaylaştırırken öte yandan kişiye belirgin bir kendini ifade imkânı sunan bu yeni kamusal alanlar, zaman içerisinde kişinin kendi reklamını yapabildiği ve akabinde ötekinin gözündeki imajını yönetebildiği alternatif birer mekâna dönüştü. Fotoğraf ve video odaklı oluşuyla öteki uygulamalardan farklı bir yerde duran Instagram, belki de sırf bu yüzden her geçen gün daha fazla araştırmaya konu oluyor. Ve 2016 yılından itibaren yapılan araştırmalar gösteriyor ki, Instagram kullanıcılarının uygulama üzerindeki davranışlarıyla narsisizm düzeyleri arasında doğrudan ilişki söz konusu. Narsisizm düzeyi yüksek bireyler hem sosyal medyada daha aktifler hem de kendilerini tanıtan, hatta zaman zaman reklamı andıran içerikleri diğer kullanıcılara nazaran daha fazla paylaşıyorlar.

Science Direct üzerinden ulaşılabilen bu araştırmalarda statü, fiziksel görünüş, sosyal popülerlik, zekâ gibi niteliklere ilişkin gerçekçi olmayan bir benlik algısıyla karakterize kabul edilen narsisizm, “büyüklenmeci ve şişirilmiş benlik algısını” yansıtan kişilik özelliği olarak tanımlanıyor. Psikoloji alanında sıklıkla kullanılan Narsistik Kişilik Envanterine göre narsisizm düzeylerini ölçmekte kullanılan üç temel faktör var: Liderlik ve Otorite, Büyüklenmecilik ve Teşhircilik, Kendinde Hak Görme ve İstismar Etme.  Bu üç faktör, uyarlanabilir olup olmamalarına göre farklılık gösteriyor. Örneğin, “İnsanlar üzerinde otorite sahibi olmayı ve liderlik yapmayı severim,” şeklinde ifade edilen Liderlik ve Otorite faktörü, beraberinde sosyal cesaret, iyimserlik ve kişiler arası iletişime odaklanma gibi olumlu davranışları da getirdiğinden uyarlanabilir bir narsisizm türü. “Aynada kendimi izlemeyi severim,” şeklinde ifade edilen Büyüklenmecilik ve Teşhircilik ile “İnsanları kolayca manipüle edebilirim,” tarzında dile getirilen Kendinde Hak Görme ve İstismar Etme faktörleriyse nevrotiklik ve benmerkezcilikle karakterize olup daha çok karşı tarafı sömürmeye yönelik, uyarlanması mümkün olmayan narsisizm türleri.

fulya kılınçarslan oggito

Instagram söz konusu olduğunda narsisizmin bu üç temel faktöründen Büyüklenmecilik ve Teşhircilik ön plana çıkıyor. Regresyon analizlerine göre Büyüklenmecilik ve Teşhircilik düzeyi yüksek bireylerin profil fotoğrafını değiştirme sıklığıyla kendini tanıtma saiki taşıyan paylaşımlarının albümlerindeki diğer fotoğraflara oranı, narsisizm düzeyi düşük bireylere kıyasla daha yüksek. Bu kişiler, paylaşmış oldukları fotoğraflarda kendi fiziksel çekiciliklerini olumlu değerlendiriyor ve özünde düşük olan benlik saygısını, çevrimiçi kendilerini tanıtma davranışıyla telafi etmeye çalışıyorlar. Liderlik ve Otorite faktörü yönünden değerlendirme yapıldığındaysa bu bireylerin sosyal ilişkilere daha fazla değer atfettiği dolayısıyla da albümlerinde kendi fotoğraflarına daha az yer verdikleri görülüyor. Nitekim bu bireylerle ilgili yapılan değerlendirmelerde kendilerine olan öz saygıları yüksek olduğundan özellikle Instagram gibi sosyal ağlarda kendilerini tanıtmaya ihtiyaç duymadıkları belirtiliyor. Araştırma sonuçlarına bakıldığındaysa en dikkat çekici olan Kendinde Hak Görme ve İstismar Etme düzeyi yüksek bireylerin tutumu. Sadece izleyen konumunda kalan bu kişiler ya sürekli kendilerini ötekiyle karşılaştırarak ya da sürekli ötekini olumsuz eleştiri yoluyla değersizleştirerek kendi düşük öz saygılarını artırmaya çalışıyorlar.

Bir başka araştırmaysa sadece reels adı verilen Instagram özelliğine yönelik. Reels kullanımının ardındaki motivasyonlar, “ödüllendirici kendini tanıtma, eğlence, kaçış, gözetleme, yenilik arayışı, belgeleme ve modaya uyum sağlama dürtüsü,” olarak sıralanıyor. Büyüklenmecilik ve Teşhircilik düzeyi yüksek bireyler reels özelliğini kendilerini tanıtma ve eğlence maksadıyla kullanırken Liderlik ve Otorite düzeyi yüksek bireyler bilgi içerikli video üretme ve rehberlik etme maksadıyla kullanıyor. Kendinde Hak Görme ve İstismar Etme düzeyi yüksek bireylerse herhangi bir içerik üretmiyor ya da beğenme, yorum yapma gibi etkileşimlerde bulunmayıp sadece ötekini gözetliyor.

Sonuç itibariyle bütün bu araştırmalardan elde edilen veriler elbette bir milyara yakın kullanıcının tamamına mal edilemeyecek birer genellemeden ibaret. Ancak sosyal medya uygulamalarının toplumsal yapıyı şekillendirmedeki rolü dikkate alındığında ortaya çıkan verilerin bir yandan farklı toplum ve kültürlerin benlik algısı hakkında ipucu verdiğini ama öte yandan aynı ipuçlarının teknoloji patronları ve hükümetler tarafından bambaşka amaçlarla kullanıldığını unutmamak gerek. Zira Byung-Chul Han’ın da belirttiği gibi,

“Kendi içinde kalan, kendinde oyalanan bir şeyin değeri yoktur artık. Şeyler ancak görüldükleri zaman değer kazanırlar. Her şeyi görünürlüğe teslim eden teşhir zorlaması uzaklık görüntüsü olma niteliğindeki aurayı tümüyle ortadan kaldırır. Sergi değeri, doruğuna ulaşmış kapitalizmin ifadesidir ve kullanım değeri ile değişim değeri arasındaki Marksist çelişkiden türetilemez. Kullanım alanından çıkmış olduğu için kullanım değeri, hiçbir emek gücü yansıtmadığı için de değişim değeri taşımaz. Varlığını sadece ilgi üretmeye borçludur.”  

 

YORUMLAR

Ayşegül Kanat

"Ben Face Book kullanmıyorum oralar yaşlı teyzelerin amcaların yeri" diyerek İnstagram'a yönlendiriyorlar. Zorunlu olarak kullanıyoruz Sevgili Fulya.

16 Temmuz 2023

Öne Çıkanlar

Ünlü Markaların İlk Ürünlerine Bakar m..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mehveş Bingöllü

25 Şubat 2025

Lucienne ve Jorge

Büyük Yolculuk okunması her anlamda zor bir roman ama kanımca onu başka türlü yazmak da olası değildi. Lucienne, Emmy, Marcelle, Alice, Marie-Louise ve Lucie, Fransa’nın Alsace bölgesinde doğup büyüyen altı genç kadın. 1940’ta Nazilerin Fransa’nın bir kısmını işgalinin ardından yasa..

Devamı..

Mavi Işık

Özcan Yetim

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024