Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

7 Şubat 2022

İnsan

Kapitalist Kıyamet IV

Kai Heron

Paylaş

2

0


Kapitalist gerçeklik sona erdi. Avrupa'nın Covid-19 ile mücadele yolu ve iklim krizi gösteriyor ki yeni bir tür kapitalizm oluşum aşamasında.

Kapitalist Kıyamet I
Kapitalist Kıyamet II
Kapitalist Kıyamet III

Kapitalist Gerçekçilik Bir Sınıf Projesidir

Son olarak, Fisher için kapitalist gerçekçilik bir neoliberal sınıf projesiydi. Ona göre, kapitalizmin sonunu hayal edemememiz, “libidinal sönümlemenin”, yani kapitalizmin sunabileceğinden temelde daha iyi bir şeye yönelik kolektif arzumuzun bastırılmasının etkisiydi.

Bu noktada Fisher'in neoliberalizm anlayışı David Harvey'inkine çok benzer. Her iki yazar da neoliberalizmi, sermayenin toplum üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırmak için zenginliği ve gücü aşağıdan yukarıya yeniden dağıtmayı amaçlayan bir sınıf projesi olarak yorumluyor. Yine de neoliberalizmin yükselişinin bu tür “siyasi” veya “öznel” yorumları, daha ekonomik veya “nesnel” faktörleri gözden kaçırma eğiliminde.

Fisher, neoliberalizmi bu şekilde anladığı için kapitalist gerçekçiliği ele alış şekli aşırı derecede işlevselci görünebilir. Fisher’ın eserlerinde kapitalist gerçekçilik sıklıkla neoliberallerin iradesinin bir tezahürü gibi görünüyor; her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten teknokratlar kliği tarafından yürütülen politik, ekonomik ve libidinal mühendislik uygulaması.

Ancak bu değerlendirme bir zamanlar doğruysa da bugün artık geçerli değil. Koronavirüs ve iklim krizi, tarihi kendi amaçları uğruna şekillendiren bir “Büyük Öteki”, komplocu memurlar çetesi olmadığını ortaya koydu. Tam tersine, kapitalistlerin doğaçlama yaptıkları ve bunda kötü oldukları çok açık. Trump'tan çılgın spekülasyonları, Boris Johnson'ın dezenfektanların iyileştirici güçleri hakkında ve sürü bağışıklığını öven, onu neredeyse ölüme götüren açıklamaları… Bizim yöneticilerimiz ne yaptıklarından habersizler.

Bunlar uç örnekler olabilir, ancak kuralı çürütmek yerine doğruluyorlar. Bütün Avrupa'da virüse verilen yanıt düzensiz ve kaotik oldu. 2020 Ocak-Mart ayları arasında AB virüs hakkındaki uyarıları titizlikle göz ardı etti. Ardından, İtalya ve İspanya'da ölümler artmaya başlayınca, ülkeler tek taraflı önlemler aldı: Polonya sınırların kapattı, Macaristan ve Fransa sınır kontrolünü pekiştirdi, Almanya hayati tıbbi ekipmanlara ihracat yasakları getirdi… AB, ancak İtalya'nın ölü sayısı on binlere ulaştıktan sonra koordinasyon eksikliği için “içten bir özür” dilediyse de her şey için çok geçti.

Kapitalist sınıf artık kontrolü elinde tutmadığı için günümüz kapitalizmi Naomi Klein’ın ‘felaket kapitalizmi’ adını verdiği durumun tam tersine döndü (felaket kapitalizmi: aksi halde kamuoyunun incelemesinden asla sağ çıkamayacak projeler ve politikalar aracılığıyla bir krizin sömürülmesi.). Pandemiye tepki olarak felaket kapitalizmine örnek bulmak zor değil, ama biz kapitalist kıyamete doğru ilerlerken bu tepkilerin nasıl işlediği konusunda niteliksel bir fark var.

Burada ileri sürdüğüm bakışa göre, Klein'ın teorisindeki sorun, geri dönülecek bir normal olduğunu varsaymasıdır. Felaket kapitalistleri, kriz sonrası dönem için güçlerini pekiştirmek için krizleri sis perdesi olarak kullanır. Ama kriz sonrası diye bir durum olmadığında ne olur? Kapitalist sömürü ve ekolojik yıkımın kıyametvari yakınlaşması, David Wallace-Wells'in "iklim şelalesi" olarak adlandırdığı sonuçlara yol açarsa? Yani, "doğal afetlerin" ayrı olaylar olmaktan çıktığı, örtüşmeye ve birbirini tamamlamaya başladığı bir senaryoyla karşılaştığımızda ne yapacağız?

Koronavirüs bize bunun nasıl görünebileceğine dair bir fikir veriyor. Kapitalist sınıf krizi hâlâ kriz sonrası çıkarlarını ilerletmek için kullanıyor ama aynı zamanda geri kalanımıza da veda etmeye başlıyor. Özel jetlerine, yazlıklarına, dadıları ve kişisel doktorlarıyla kendilerini tecrit altına alıyor, “vasıfsız işçilerin” küresel tedarik zincirini hayatları pahasına sürdürmesine göz yumuyorlar. Başka bir deyişle, kapitalist sınıf ufukta gözüken iklim ayrımcılığı için altyapıyı oluşturmaya başladı. Bu arada devletler, durumun ciddiyetini gizlemeye, Birinci Dünya'da yaşayan vatandaşlara bir nebze de olsa sürdürülmesi imkânsız bir istikrar sağlamaya çalışıyorlar.

Sapkın bir şekilde, bu durum Avrupa politikacılarının işine geliyor. En azından 2008'den beri, işlerin herkes için adım adım daha iyiye gittiğine bizi ikna edemediler. Kıta genelinde ücretler sabit kaldı, işsizlik tırmanıyor ve on yıldan fazla bir süredir kemer sıkmaya rağmen borcun GSYH'ye oranı inatla yüksek kalıyor. Bu olaylar, Avrupa'nın işçi sınıfıyla teknokratik bürokratlar ve sermaye arasındaki toplumsal uzlaşmanın dağılmaya başladığını gösteriyor. Tüm bu olaylar birlikte düşünüldüğünde, Avrupa Birliği için felaket çanları çalıyor diyebiliriz.

Salgın bu felaketin daha da körükledi ama aynı zamanda Avrupa hükümetlerine yeni bir amaç verdi. Kapitalist kıyamette, Avrupa için “en iyi” olanı elde etmek amacıyla artık işçilerin ve sermayenin çıkarlarını dengelemeye çalışmıyorlar. Bunun yerine, bizi daha “kötüsünden” korumaya yöneliyorlar: Sınırlar güçlendiriliyor, milliyetçi duygular canlandırılıyor, doğanın ve Üçüncü Dünya'nın sömürüsü katlanarak artıyor. Kısacası, bir iklim ayrımcılığı durumu yaratılıyor.

Kapitalist kıyametin paradoksu budur: hükümetteki bir kriz bir hükümet biçimi haline gelir. Kapitalizme gerçek bir sol alternatifin yokluğunda, sistem şimdi bu şanslı azınlığı kendi yarattığı olaylardan korumayı vaat ediyor.


Kapitalist Kıyametin Sonu mu?

Gramsci'nin “eski ölüyor ve yeni doğmuyor; bu fetret döneminde çok çeşitli hastalıklı semptomlar ortaya çıkıyor” deyişi pandemi başladığından beri çokça dile getirildi. Gramsci'nin bu sözü, genellikle iki durum arasında değişken bir hiçlik bölgesinde var olduğumuzu, şimdinin belirsizliği, kaygısı ve dehşetinin yeni bir şeye ve umarız daha iyi bir şeye giden yolda bir geçiş aşaması olduğunu önermek için kullanılıyor.

Ama Gramsci'nin özdeyişinin örtük teleolojisini kesip atsak ve fetret devrinin yeni normalimiz olduğunu öne sürersek nasıl olur? “Çok çeşitli hastalık belirtilerinin” hiçbir yere gitmediğinin ve aslında daha da kötüleşeceğinin farkına varmak, örgütlenme şeklimizi nasıl değiştirir? Kapitalist kıyametin ortaya koyduğu meydan okuma budur.

İyi haber şu ki, kapitalizmin neyin gerçekçi sayılacağına dair giderek artan belirsizliği, toplumsal alanın kapitalist gerçekçilikte olduğundan daha açık olduğu anlamına geliyor. Yetkililere sırtımızı dönmek gibi ufak çaplı eylemler bile kamu bilinci üzerinde orantısız bir etkiye sahip olabilir. Ancak küresel kapitalizmin belini gerçekten kırmak için Avrupa solunun büyük düşünmesi gerekecek.

Burada konunun ayrıntısına girmek mümkün olmasa da, bunun devrimci partinin geri dönüşünü gerektirdiğine inanıyorum. Syriza, Podemos, Corbyn ve Sanders çevresindeki hareketler tüm kusurlarına rağmen işçi sınıfının çıkarlarını birleştirmeye ve ilerletmeye benzersiz biçimde yetkin olduğunu gösterdi.

Ancak şimdi bildiğimiz gibi, bu hareketler imkânsızı yapmaya, yani bir burjuva parti makinesini işçi sınıfının partisine dönüştürmeye çalıştıkları için belaya girdiler. O halde bugünkü görevimiz partiyi reformist içeriğinden kurtarmak, onları devrimci, işçi sınıfı partilerine dönüştürmek olmalıdır. Bu tür partiler burjuva seçim siyasetine katılmayı reddedecek ve bunun yerine kapitalizmin ötesindeki yolu işaret ederken yaşamlarımızda gerçek bir fark yaratabilecek türde hareketler, kurumlar, kültürler ve uygulamalar inşa etmeye odaklanacaktır.

Bu tür bir parti, solu birleştirerek, George Floyd'un öldürülmesine tepki olarak dünya çapında gördüğümüz türden kendiliğinden ayaklanmaların kazanımlarını desteklemeye ve pekiştirmeye hizmet ederek, devrimci geçişin bir aracı olarak hizmet edebilir.

İkincisi, Samir Amin'in "güneydeki insanların mücadelelerinin kuzeydekilerle olası ama zor olan birleşimi" dediği şeyi oluşturmalıyız. Günümüzün krizleri ölçek olarak gezegenseldir ve gezegensel bir tepki gerektirir. Mike Davis Covid-19 analizinde, “gerçekten uluslararası bir halk sağlığı altyapısı” gibi bir şey hayal etmemiz ve bunun için savaşmamız gerekiyor" diye yazıyor.

Ancak iklim krizine karşı enternasyonalist bir yanıta da ihtiyacımız var. Yeşil Yeni Anlaşma'nın daha ilerici versiyonları iyi bir başlangıç, ancak çoğu sürdürülemez teknolojiler ve Üçüncü Dünyanın ihtiyaçlarını Birinci Dünya'nın ihtiyaçlarına tabi kılmayı içeriyor. Buna karşı koymak için, mücadelelerimizi eyalet sınırları boyunca koordine etmenin ve - Fanon'un iddia ettiği gibi - Avrupa'daki yaşam tarzımızın nasıl Üçüncü Dünya'nın itaatine dayandığını ortaya çıkarmanın yollarını bulmalıyız. Ancak o zaman eşitsiz ve birleşik bağımlılık zincirlerini kırabilir, kapitalist kıyameti savuşturabiliriz.

Kısaltarak Çeviren: Alper Güngör
(Roar Mag)

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Tıbbın Askeri Deyimlerle İstilasıFaik Çelik
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adrien Rivierre

26 Ocak 2025

Makine Çevirisinin Bilişsel Kapasitemi..

Yeni bir dil öğrenmenin beynimizi doğrudan etkilediği uzun süredir bilinen bir gerçek ama bu etkinin boyutu hâlâ tartışma konusu. Makine çevirisi, yapay zekâ teknolojisindeki hızlı gelişmeler sayesinde kısa süre içinde hayatlarımıza ..

Devamı..

Antalya’nın En Büyüleyici Antik Kentleri

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024