Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

18 Ağustos 2022

Öykü

Kararsız Yazar

Orhan Aksoy

Paylaş

1

0


"Hiç dikkat ettin mi; her hikâyede bir salak vardır, öyle değil mi?"

"Bilmem, buna hiç dikkat etmedim."

"Dikkat etsen fark ederdin zaten, bir öyküde salak yoksa muhtemelen yazarı salaktır."

"Yahu amma abartılı laflar ediyorsun sen de!"

"Lan oğlum, kitap yazıcam diyen sensin, ben de sana bazı önerilerde bulunuyorum o kadar."

"Aman! Önerilerini kendine sakla, hem madem önerecek kadar bir şeyler biliyon, o zaman kendin yaz!"

"Ben yazarlığa heves eden biri değilim ancak, iyi bir okur olduğum

da bir gerçektir."

"He, işin bu kısmı doğru, ama benim asıl etkilendiğim bir eleştirmen oldu."

"Kimmiş bu eleştirmen, merak ettim?"

"Oggito'da yazıyor, onu, oradan tanıdım. Uzun zamandır iyi edebiyat nasıl olur, diye kafa yorarım. Dil, üslup, biçim… anlatım tekniği falan derken kafam bir milyon oldu. Ama F.K. ile tanışınca taşlar yerine oturmadı değil."

"İyi de, bu F.K. hanımefendi sende nasıl bir etki oluşturdu da yazmaya karar verdin?"

"Yıllardır okuyorum, sen de bilirsin; bir yerde, zihninde oluşan ilhamları aktarman da gerek miyor mu?"

"E tabii, yeri yerinden oynatacak fikirlerin varsa neden olmasın."

"O kadarını bilmem de; benim için önemli tespitler bunlar. Hem F.K'nin de dediği gibi, üçüncü sayfa haberlerini iyice erotize ve dramatize eden gırla yazar müsveddesi var, benim gibi dekadan olmayan birinin yazmaması yanlış değil mi?"

"Oooo! Kesinlikle yanlış, hem dikkat ettim de, son üç yüz yıldır aynı şeyleri okumaktan millete gına geldi. Dostoyevski, Gogol, Steinbeck gibi üç beş adamın kitaplarından başka kitaplarla tatmin olmak mümkün görünmüyor. Hem bizim Oğuz Atay, Adalet Ağaoğlu gibi postmodern yazıcaz diye, bir çatalın tıkırtısını sekiz sayfa anlatan, ya da Pamuk Abi gibi, bir kitap okudum hayatım değişti, deyipte; o kitaptan hiç bahsetmeden yazdığı roman… Artık yerini gerçek sanat eserlerine bırakmalı değil mi? Senin, merhum Cüneyt Arkın gibi, savulun lan ben geldim, deme vaktin geldi de geçiyor!!!"

"Senin işin gücün dalga geçmek ama tabii ki, gerçek sanat eserleri yazılmalı!"

"Oğlum; senin durduğun kabahat, bir an önce yazmaya başlamalısın."

"Ben de öyle düşünüyorum da, F.K. haricinde bir de A.S. diye biri var beni edebiyattan soğutup duruyor. F.K.yi okuyunca bu iş tamam diyorum ki, A.S.'yle karşılaşınca, Anar'ın Puslu Kıtalar'ını, Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü okudun mu, Kaygalak'ın şiirlerinden haberin var mı, gibi bir sürü soruyla zihnimi bulandırıp elimi kolumu kırıyor bu adam."

"Yahu boş versene!  A.S. seni kıskanıyor bence, sen yazarsan senin gölgede kalacağını bildiği için demagoji yaparak senin beynini bulandırıyor. Sen bildiğin yoldan şaşma bence."

"Haklısın, kim ne derse desin; yazar, eserine odaklanmalı."

"Ha şöyle ya, sana ne milletin ne dediğinden, sen yaz, bak, ilk eserinle ünlü olmazsan namussuzum!"

"Mümkündür, farklı düşündüğümü söylemeyen yok, ama şimdiye kadar hep kendimi geliştirmek için çabaladım, artık orjinal bir eser ortaya koyup edebiyat neymiş göstermek istiyorum."

"Bak, ilk kitabının ilk alıcısı benim, bunu bilmiş ol."

"Lan daha kitap yok ortada, hele bir yazalım, yayınlayalım…"

"Bence üç hafta sonra kitabını elimize alırız, sende çok birikim var; sadece klavyenin başına geçip yazman gerekiyor; günde 10 sayfa, ayda 300 sayfa eder, lan oğlum, bir ayda kitap hazır baksana!"

"Sen geç dalganı, ben kusursuz bir metin oluşturmadan yayınlamam; aylar, yıllar sürse de ama dediğin gibi, kısa sürede de piyasaya çıkabilirim."

"Kitabın bi çıksın, ilk hafta manşetlerden haberlere çıkmazsa şerefsizim!"

"Abartma be! Bi de yayınevi meselesi var ki, kitap yazmaktan daha zor bir mesele; damında zıpladığımın evleri, her kitabı basıyorlar. Geçenlerde biri, deneme amacıyla abuk sabuk şeyler, küfürler, hakaretler dolu 70 sayfalık bir dosya yollamış bir yayınevine.”

"Eee! Sonra ne olmuş?"

"Ne mi olmuş, tabii ki, yayınevinden şöyle bir mesaj gelmiş; sevgili yazar X, eserinizi değerlendirdik, çok güçlü bir kaleminiz var, 6500 liraya platinum paketle eserinizi yayınlamaktan kıvanç duyarız, diye."

"Bay X ne diyor bu konuda?"

"Oğlum, edebiyat ölmüş gömeni yok, diyor. Aslında hiç heves etme de diyor. Kafam karıştı yine, şimdi sen tut aylarca çalış çabala bir eser yaz, sonra da denize at; balık bilmezse Halık bilir, de. Olacak iş mi yani?"

"Ya, sen de, üzümün çöpü armudun sapı dersen, bi halt yazamazsın. Vire bismillah de, yaz. Göndeririz büyük yayınevlerinden birine, editör okur okumaz ünlüsün artık."

"Ver gazı sen. Benim için önemli olan iyi edebiyat. Yıllarca okuduk, şimdi de yazmamızın zamanı geldi, sadece hata yapmaktan ve ilk eserimle mahcup olmaktan korkuyorum."

"Sen de senin eleştirmen F.K.ye rica et, onun önerileri doğrultusunda eserini yaz ve bas."

"Bunu düşünmedim değil, ama kendisini şahsen tanımıyorum; benimle ne diye ilgilensin ki!"

"Yazıver mailine, seni öldürecek değil ya, yazarlık hayatında yeniyim, tecrübelerinizden yararlanmak istiyorum, de. Hem gerçek bir edebiyatçı ise seninle ilgilenmesi farzdır vallahi."

"Bunu da düşündüm, ama önce empati yaparak kendimi onun yerine koydum."

"Nasıl yani?"

"Şimdi ben kendimi F.K.nin yerine koyup kendimi değerlendirdim. F.K. bana, evet ne istiyorsun, dedi. Ben de, bir yazar olarak beni değerlendirir misiniz, diye sordum. Tabii ki, eserinizi verin okuyayım, dedi. Ben de, daha yazmadım; fikir almak istiyorum önce, dedim. Onu da kabul etti. Ona dedim ki, beş anlatıcılı, tek kahramanı olan bir roman yazmak istiyorum, dedim."

"Vay fikre bak!"

"Yahu, gerzeğin teki röportaj usulünde roman yazmış, ben de farklılık yapayım, dedim."

"Eeee! F.K. ne dedi."

"Hastır git, dedi "

"Deme yav!"

"Neyse, boş ver, eninde sonunda yazacam, F.K bile mahcup olacak!"

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Kürk Mantolu Madonna'yı Fatih Akın Çek..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adalet Çavdar

20 Mart 2026

İnsan Hikâyesini Neden Yeniden Yazar?

“Bir şeyi yalanlayan mekanizmanın aynı zamanda ispatın ta kendisi olduğunu; inanmadıklarımızın bize neye inandığımızı öğrettiğini. İnanç da tıpkı sevgi gibi bir mekanizmadır; kendini bir kalemde, ama her seferinde yeniden, yok oluşuyla ispatlayan.”(s. 145–146)İns..

Devamı..

Şiir ile kendini keşfetmek mümkün

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024