Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

22 Ekim 2021

Öykü

Kazuletin Haritası

Aysun Doğan Terzi

Paylaş

3

0


Mahalledeki erkeklerin, onlara göre gayet anlamlı, bana göre ahkâm içeren pis bakışlarından artık yorulur oldum. Yalnız yaşayan kadınları eğer sevgilileri değilse yok etmeyi nasıl da seviyorlar. Herkesin bir kulpu var bu mahallede, benimki kulpu kırık olsa gerek, tıpkı kafam gibi. Sarı, ateşli, motor… iğrenç şeyler. Rüyamdaki kadın programında gördüm, oradaki duyarlı sunucu ekrana bakarak, "Merakıma verin, siz erkeklerin hiç mi derdi yok da kafayı önünüzdekilerle bozuyorsunuz. Sizin anneniz yok mu? Göbeğinizde biriken yağ, gözünüzde yaşa dönüşmüyor belli ki hiç. Göğsünüzde uzayan o çirkin kılları, leş gibi kokan vücutlarınızı, çapaklı gözlerinizi dilinize dolayacağınıza size yüz vermeyen kadınların götüne takıyorsunuz kafayı,” demişti.
Çok içlenmiş olucam ki, ağlayarak uyandım.

Küçükken de bir pipim olsa diye ağlardım. Babam komşunun oğlan çocuklarını sever, bana da domuz gibi bakardı. Kadın dediğin para gibi elinin kiri derdi, hepimizi böyle böyle harcadı. Bir keresinde, Hüseyin amcaların kapıya yem kamyonu gelmişti. Babama olan hırsımdan, aşağı inip yem torbalarını kamyondan indirmeye koyuldum. Maşallah çekiyordu abiler. Bir de ne göreyim hoşlandığım çocuk beni izliyor. Sonra bana ayıboğan adını verdi, ertesi günler bu ramboyla yer değiştirdi. Artık okulda adım, ayıboğan bir ramboydu.
Bir daha ağlamadım pipim olsun diye. Çünkü sınıftaki tüm erkekler benimle dalga geçiyor ve gram üzülmüyorlardı. İlerleyen zamanlarda yeni bir ismim daha olmuştu. O zamanlar yeni ismimin ne anlama geldiğini bilmiyordum.

Her sabah pişirdiğim düğün çorbasını içen annem odasından mutfağa doğru cenabet diye, ‘t' harfini mahsustan bastırarak seslenirdi. Acıktım, susadım, işedim. Kız cenabet, öldün mü? Bir susmazdı. Öldü gitti sesi hâlâ kulaklarımda. Mezarında ters dönmüş müdür, sanmam. Ödü kopardı cehennemde yanmaktan, yabancı bir erkekle konuşmak zorunda kalsa, bütün gün tövbe ederdi.

Kız kısmının asıl görevi, el işi yapmak, ekmek pişirmektir derdi. Hayriye'nin kızı Hanife daha dokuzunda soba kovası dolduruyor, tandırda ekmek pişiriyor. Senin bu işlerde gözün yok, bu gidişle senden kadın madın olmaz diye hayıflanırdı. Her sabah kahvaltıda arkamdan beni izler, bokboğaz az ye, zeytinleri erik gibi aşırma ikiye böl katacak et, günah derdi. Her şeyi hiç düşünmeden dişsiz mağara gibi korkunç ağzıyla söylerdi. Sonraları, yanaklarım komşu kızlarınki gibi al al olmadığı için, boz bir tilkiye çıktı adım.

Aldırmadım, elma yanaklı olmak isteyen kimdi.

Ölmeden önce bütün dedikleri haklı çıktı, evde kalacaksın demişti. Kaldım, kaldım ama kız kurusu gibi değil. Kendi isteğimle kaldım. Kimselere de anlatmadım ya halimi. Geçenlerde, her cuma çay bahçesinde sohbet ettiğim , edebiyat öğretmeni olan arkadaşım Sabri, “Bak Ayşe, iç dünyanı oluşturan cesetleşmiş kelimeler, unutulmaya yüz tutmuş anıları tozu dumana katıyor. Kalabalık iç savaşlarını, sadece senin bildiğin haritaları, siyaha boyanmış turnusol kâğıtlarını deneyimsel bir itilmişlikle gizliyorsun herkesten, bu karanlıkta kalmaktır. İçindeki ışıkları artık yak,” demişti.

Halbuki o ışık içimde çoktan yanmıştı.

Kırkıncı yaşımla beraber gelen içsel bir aydınlanmanın, tepemde sürekli yanan bir floresan lamba gibi belireceğini bilmeden yanmıştı. Hazırlıksız yağan yağmurun altında, şemsiyesiz durmak gibiydi bu ama benim o şemsiyeyi açmaya hiç niyetim yoktu.

O günün akşamında eve dönerken esans, kızarmış tavuk ve leblebi kokan kalabalığa bıraktım kendimi. İnsan yığınlarının arasında dikilen bir kazulet gibi, alayla baktım tüm yüzlere. Üç kara çarşaflı, üç silahşör gibi önümden hızla geçerken çakmakcı abinin pantolonuna ilişti gözüm. Pörsüyen paçalarından, bir çakmak satıvermenin mutluluğu aktı asfaltın üzerine. O akıntın içinde güvercinler, otomatik hareketlerle asfaltı ya da kafamı gagaladı. Balık tezgâhına uzanan balıklara bakarken neyin oltasına takılmış olduğumu düşündüm. O sırada etraftaki kalabalığa aldırmadan, dondurmasından eriyen damlaları çekinmeden yalayan bir kadının doğallığı cezbetti beni.

Taksi!

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Zambak Kadar BeyazA. Ömer Türkeş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

S. E. Breitegger

13 Mayıs 2025

Bir Mektup

Okuduklarım içimde birikiyor, büyüyor, içimde bir şeyler inşa ediyor, ben hepsini sana yazmak, seninle bunları konuşmak ihtiyacı duyuyorum.Sevgili dostum, Bu ara çok okudum, okuduklarımla ne yapacağımı bilemiyorum bazen, ben de sana bir mektup yazmaya karar verdim. Mektuplar hayatımızdan ç..

Devamı..

Toplumsal Gerçekçi Romanlar (Gerçekçil..

Kemal Gündüzalp

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024