Kuşları siz vurdunuz.
Evet kuşları siz...
Durun anlatmama izin verin.
Çocukluğumun kahramanları o kanatlarında hep bir umut taşıyan kuşları siz vurdunuz.
Soruyorum size nerdeler şimdi?
Ellerinizi çekin ağzımdan çünkü kuşları...
En büyük anılarımı küçükken biriktirdim sevinçlerim orada kaldı.
Çamurdan oyuncaklar yaptığım, gün boyunca koşuştuğumuz avlu, acıkınca da bir dilim salçalı ekmeğe kanaat ettiğimiz çocukluğumuz...
Ahh! Anneannemin evi ve kırlangıçlar :
Bembeyaz göğüsleri ve zifir karası kanatlarıyla
Bizleri adeta selamlayarak gelirlerdi yuvaya.
İki göz oda üstünde toprak dam
Onların yuvaları desen başlı başına toprak.
Arife geceleri daha bir misafirperver olurlardı evde çocuk neşesi arttıkça evin eşiği ve kapı tavanı daha bir aşınırdı.
Evde tarçın ve çörekotu kokusu
Birde anneannemin nurdan yüzü...
- Ama anlatmama izin verin lütfen
Ne güzel komşulardık biz.
Damda uyurken yıldızların altında mahallecek.
Evi kırlangıçlara bırakırdık alt kat komşumuz olurlardı sanki. Kışları yazlıklarına çekilince
Üstte boş yuvaları kalırdı.
Bazen konarlardı bahçedeki incire
Hani salıncak yapıp sallandığım ve daha da sallanmayı düşlediğim incir ağacına. Uzaktan tandır ekmeği kokusu yayılırdı mahalleye
Mahalleye çocuk sesleri.
Çelik çomak, kör ebe ve saklambaç
Bir saklambaç oyununda hepimiz saklanıyorduk, tabi kırlangıçlarda...
Önce beni sobeledi Hamit.
Kuşları sobeleye bilene aşk olsun
Sonra ne mi oldu?
Daha çok şey var da anlatacak
Neyse kısa keseyim.
Öldü anneannem bir cuma gecesi
Yasını kırklarca tuttuk
Onunla beraber...
Çekin kirli ellerinizi ağzımdan
Bağlamayın gözlerimi
Daha da anlatacaklarım...
Bir müteahhite kurban gitti anneannemin evi, tabi kırlangıçlarda. Kepçelerle kazıdılar anılarımızı.
Sonra bütün mahalleye dadandı bütün müteahhitler.
Bir bir yıktılar evleri. Gökyüzüne dayanan merdivenler gibi karanlıklara , gölgelere yalnızlığa, mahkum ettiler. Dönüşüm dedikleri yerlere bir daha uğramaz oldu çocuk sesleri, tabi kırlangıçlarda. Şehri mezarlıklara çevirdiler.
Kentleşme, küresel ısınma şehrin gürültülü ve bir o kadar korkunç kalabalıkları alıp götürdü kuşları başka diyarlara.
Kuşları siz...






