Alan Gribben hayatının neredeyse elli yıllını Samuel Langhorne Clemens’ın kayıp kitaplarının izini sürmek için harcadı.
Mark Twain'in okuduğu her şeyin ve sahip olduğu her kitabın listesini yaptığınızı hayal edin. Amerika Mark Twain Circle'ın kurucu ortağı Dr. Alan Gribben on yıllarını tam da bunu yaparak geçirdi. Ama neden? Philip Roth ve John Updike gibi çağdaş yazarlar için okuduklarını kayıt altında tutmak alışılmadık bir durum değil. Roth kitaplarını New Jersey'deki Newark Halk Kütüphanesi'ne, Updike ise Harvard Üniversitesi'nin Houghton Kütüphanesi'ne bağışladı. Ancak Roth ve Updike, Twain’den çok farklıydı ve ikisi de içinde bulunduğumuz çağda yaşadı. Gerçek adı Samuel Langhorne Clemens olan Mark Twain sürekli hareket halinde yaşarken seyahat günlükleri tuttu, romanlarını kaleme aldı. Özgür ruhlu Twain sahip olduğu her kitabın kaydının tutulmasını ister miydi, daha doğrusu bu mümkün müydü?
Alan Gribben
Bu soruyu cevaplamak zordu. Twain nehir teknesi kaptanlığı dışında seyahat etmeyi gerektiren başka işler de yaptı: madencilik, muhabir ve öğretim görevlisi. Bu nedenle çok fazla kitabı elinde tutamıyordu ve oradan oraya taşıdıkları çoğunlukla kayboluyordu. Yolculuklarından birinde bir sandık dolusu kitap kayboldu ve bir keresinde Robinson Crusoe'nun bir kopyasını trende unuttu. Twain’in kızı Susy onu “gördüğüm en güzel ama aynı zamanda en dalgın adam” olarak tanımlamıştı.
Twain gibi birçok yazar, kitaplarını kaybederek akademisyenleri uğraştırdı. F. Scott Fitzgerald taşınırken kitaplarını kaybetti, Ernest Hemingway birçok kitabını Küba’da bıraktı. Bunun sonucunda, Gribben’in dediği üzere 1940 ve 60’lar arasında Ralph Waldo Emerson, Herman Melville, Emily Dickinson ve diğer ünlü yazarların okuduklarını listelemek için çalışmalar başlatıldı. Ne var ki Twain aynı ilgiyi görmedi ya da onun sahip olduğu kitaplar üzerinde çalışanlar, çok az bilgi veren birçok farklı kaynağı incelemek zorunda kaldı ve hiçbiri Gribben’ın başarısına erişmedi. Gribben, Mark Twain’s Literary Resources (Mark Twain’in Edebi Kaynakları) adlı kitabında Twain’in koleksiyonunu bodrum katlarındaki kutularda nasıl keşfettiğini, hatta bazılarını yol kenarında bulduğunu anlatıyor ve Shakespeare’den Poe’ya, Twain’e ilham veren yazarların üstünde duruyor. Sahte imzalı kitaplara ve Mark Hoffman tarafından yazılan dipnotlara değiniyor.
Twain hayattayken okuduğu kitaplar konusunda kaçamak cevaplar vermişti. 1886’da yüz yazarın ismini sayamayacağını belirten Twain bazen de ne zaman, nerede ve ne okuduğuna dair çok net yanıtlar veriyordu. Twain ailesinin üç binden fazla kitaba sahip olduğunu ve yazarın neredeyse beş bin edebi eser okuduğuna dikkat çeken Gribben, bu gerçeğin edebiyat eleştirmenlerinin Twain hakkındaki düşüncelerini değiştirdiğini söylüyor: “Twain en başından beri elit eleştirmenler tarafından önemsenmeyen bir yazardı. Bugün hâlâ ona üstten bakan ve onun ‘taşkın’ mizahıyla ünlü olduğunu düşünenler var.” Gribben, Twain’in önemli birçok yazarı okuduğunu gözler önüne sererek onun ne kadar büyük bir yazar olduğunu kanıtlamayı hedefliyor.
Kaynak: Guardian






