Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Mayıs 2024

Kitap

Muhteşem Bir Terzi'nin Hikâyesi

Nagihan Kahraman

Paylaş

0

0


Ben bu romanı, yine de yalnızca küçük yaştan okurlara değil hatta özellikle de yetişkin okurlara öneriyorum.

Bir adadaki büyülü denecek kadar muhteşem bir yaşantıya hazır mısınız? Kocaman bir yere girseniz ve oradaki tüm atölyelerde tam da sizin beden ölçülerinize ve tarzınıza göre kıyafetler dikilse; ayakkabılar, takılar tasarlanıp size sunulsa? Ancak bu muhteşem yere sadece yılda bir kez girip kıyafet diktirebileceğinizi öğrenseniz ne hissederdiniz? O zaman Bay Veruki ile tanışmaya hazır olun! Vini Veruki dikiş dikmeyi gençliğinde amcasından öğrenmiş bir terzidir. Dikiş makinesiyle dünyayı dolaşmayı hedeflerken çok beğendiği bir adada kalmış ve yıllarını orada geçirmiştir. Vini Veruki’nin cezbedici hikayesinin tamamı, Ayşenur Kurtuluş Peltek’in Muhteşem Terzi adlı kitabında yer alıyor. 1982’de Almanya’da doğan yazarı, iki ve üstü yaş grubu için yazdığı cırt cırtlı etkinlik kitapları (Bir Gün, Çiftlikte Bir Gün, Okulda Bir Gün) ve biraz daha büyük okurlar için yazdığı ara-bul kitapları (Bugün Nereye Gidelim?, Okul Yolunda) ile tanıyoruz. Bu nisan ayında ise Muhteşem Terzi ile yine İlk Genç Timaş aracılığıyla okurlarının karşısına çıktı. Yayınevinin “Özgür Romanlar” kategorisinde yer alan roman bu defa on ve üzeri yaş grubunda yer alan okurları hedefliyor.

ayşenur kurtul peltek muhteşem terziTerzi Vini Veruki, yıllar önce yerleştiği adada tüm komşularıyla iç içe, mutlu bir yaşam sürmektedir. Ancak dikiş diktiği dükkânı, malzemelerine küçük geldiğinde yeni bir yer için hummalı bir çalışmaya ve yer arayışına girişir. Sonunda bir sürü yerden adaya gelen ekip arkadaşları ile Modilanya’yı açar. Modilanya, içine girdiğinde her müşterinin farklı koridorlardan geçtiği ve herkese farklı atölyelerde kıyafet hazırlandığı bir yerdir. Ada halkı buraya istediği her an girip çıkamaz. Yılda sadece bir kez kıyafet diktirebilirler ve bir sonraki randevuları sonraki yıla oluşturulur. Fabrikasyon ve birbirinin aynısı olan kıyafetlere de burada asla rastlanmaz. Hızlı giyim endüstrisinin karşısında yer alan Muhteşem Terzi, en başta bu ütopik görünen bu dünyasıyla okurların dikkatini çekmeyi başarıyor. Bundan hareketle, Modilanya’nın bir tür “slow fashion” yani “yavaş moda” anlayışında bir yer olduğu çıkarımında bulunmak mümkün. Bu bağlamda “yavaş moda” kavramını ele almakta fayda var. Sürdürülebilir bir dünya arzusuyla bireysel hayatlarımızda verdiğimiz çoğu kararı sorguladığımız ve yeniden gözden geçirdiğimizde giyim konusunun da buna dahil olduğunu görmekteyiz. Moda ve popülerlik sebebiyle pek çok şeyin yalnızca bir tüketim malzemesi hâline gelmesine karşı çıkan yavaş moda savunucuları da hızlı üretim yapılmasına doğal olarak karşı çıkmaktadır. Birçok marka, fabrikasyon üretim yoluyla hızlı bir şekilde kıyafet üretmekte ve bu esnada da hem satın alan hem de bu sektörde çalışan insanları gözden çıkarmakta hem de doğa ve iklimin dengesini bozacak çevresel sonuçlara sebep olmakta. Bu sebeple slow fashion anlayışını irdeleyen birçok çalışma yapılıyor günümüzde. Ancak bu, çoğunlukla makaleler ve çeşitli araştırma yazıları olarak karşımıza çıkıyor. Buna artık aşinayız fakat bir roman, öykü gibi kurmaca metinlerde yavaş modayı dolaylı yoldan bile olsa ele alan anlatılarla ne yazık ki çok sık karşılaşmıyoruz. Çocuk yazınında ise bu, yok denecek kadar az denebilir. Muhteşem Terzi’nin ise slow fashion ve sürdürülebilirlik ekseninde okunmaya oldukça müsait olması sevindirici. Küçük bir işletme olarak kalmayı, global anlamda büyümemeyi tercih eden Vini Veruki, küçük bir adada üretime ve hatta “terzi” olarak kalmaya devam eder. Öte yandan Bay Veruki yaptığı işte ustalaşmaya yani zanaata önem verir. Bu yüzden Modilanya’da gömlekleri, pantolonları diken; ayakkabılarla hatta aksesuarlarla ilgilenen kişiler farklıdır. Bütün bu insanlar ekip ruhunu yaşatırlar Modilanya içinde. Bu da Bay Veruki’nin en önem verdiği şeylerden bir diğeridir.

Romanda bu mesele dışında ele alınan başka konular da var elbette. Komşuluk, yardımlaşma, yaşlanma/yaşlılık, yeniliklere açık olma ve gençlere fırsat verme/onlara öncü olma bunlardan bazıları. Bay Veruki adadaki her komşusunu iyi tanır ve onların ihtiyaçlarını gözetir. Tabii diğer herkes de birbirine karşı böyle naziktir. Ayrıca ada ahalisinden Bay ve Bayan Efla’nın ikizleri Mira ve Niki, yaşları çok küçük olmasına rağmen dikiş dikmeye büyük bir arzu duymaktadırlar. Bu sebeple dikiş dikmeyi kendi kendilerine dergilerden öğrenmeye çalışırlar, uzun süre emek harcarlar ve sonunda bir yelek dikerler kendilerine. Bu yolda ısrarcı ve kararlı olduklarından bir yolunu bulup Modilanya’ya girerler ve diktikleri yeleği Bay Veruki’ye gösterirler. Sonrası Veruki’nin ikizleri desteklemesi ile devam eder. Onları bir tür eğitime alır ve aslında yeteneklerinden öte bu işe olan tutkularını ölçer. Çünkü o da terziliği gençken amcasından yani ustasından öğrenmiştir; o da başkalarına öğreterek gençlere yol göstermeyi ve onları desteklemeyi amaçlar. Romanda ana izlek dışında bunun gibi birçok örnek davranışa daha rastlamak mümkün.

Eserin anlatımından da bahsetmeden olmaz; çünkü on ve üstü yaş grubu hedeflenerek yazılan diğer çocuk kitaplarından biraz farklı bir üslûbu var yazarın. Ayşenur Kurtuluş Peltekin masalsı anlatımı, romanın içine kolayca girmeyi kolaylaştırıyor öncelikle ve okurda adada dolaşıyor hissi yaratıyor adeta. Roman bir de “geçmişten günümüze” ve “günümüzden ileriye” olarak iki koldan ilerliyor. Bölümler arasındaki geçişlerde ilkten bunu anlamak güç olsa da sonradan rahatça anlaşılıyor. Bay Veruki’nin adaya yerleşmesinden günümüze kadar geçen süre ve günümüzde yaşanan –ada halkının da dahil olduğu– olaylar sürükleyici bir şekilde akıyor roman boyunca. Ayrıca eserin sonunda minik okurlar için terzilikle ilgili terimlerin olduğu bir sözlük kısmı da bulunuyor. Ben bu romanı, yine de yalnızca küçük yaştan okurlara değil hatta özellikle de yetişkin okurlara öneriyorum. İyi okumalar.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

2021'in ‘En İyi Tarihi Fotoğraf Ödülle..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İbrahim Sarıkaya

7 Haziran 2025

“Zamanı Geriye Doğru Akıtmak”

Yalın bir dili var Öndeş’in. Diyaloglar, araya dolgu malzemesi gerektirmeden birbirini tamamlıyor ve akıyor. Sömürgeci geçmişi, iç savaşları, katliamları, faili meçhulleri ile bu toprakların ‘geçmiş’i, ‘bugüne’ dair her anlatının iskeleti, hiç değilse bir alt akıntısı ol..

Devamı..

Sebastião Salgado: Görsel Antropolojid..

Nedim Dertli

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024