Murakami’nin Nobel Edebiyat Ödülünü almayacağını biliyorduk ama Kanadalı bir yazara gideceğini tahmin eden çıkmış mıydı? Bir bakıma evet. Fransız dergileri ve Actua Litté gibi internet platformları Nobel Edebiyat Ödülü’nün 2013’ün en büyük yayıncılık olayı kabul edilen şirket evliliğinin ardından Penguin Random House’ın yazarlarından birine gideceğini yazıp çiziyordu. Dedikleri çıktı, Nobel komitesinin bu yılki seçimi New York Times’ın “öykü ustası” olarak nitelediği Alice Munro oldu. Üstelik kadın-erkek ilişkilerini masaya yatırışı, çizgisel zaman akışını kırışı ve kasaba hayatını sunuşundaki yalınlıkla okuyucuların kalbini kazanan 82 yaşındaki Kanadalı yazar, 2013 başında yazmayı bırakacağını duyurmuştu.
Munro’nun yayıncısı Penguin Random House Nobel Komitesinin kararıyla gurur duyduklarını açıklayan bir demeç yayınladı. Munro ise, “Umarım bu sayede Kanada edebiyatına ilgi artar,” demekle yetindi. Yazar 2012’de New Yorker’a verdiği röportajda niye öykü yazdığını şöyle açıklamıştı:
“Yıllarca alıştırma olsun diye öykü yazdığımı sandım, roman yazmak için yavaş yavaş kendimi geliştirdiğimi düşündüm. Sonra elimden gelenin bu kadar olduğunu fark ettim ve başlangıçta teselli ödülü olarak gördüğüm öykülerde ustalaştım.”
Munro, Nobel’e layık görülürken Amerikalı gazeteler bir ayrıntının daha altını çiziyor. Nobel’i son kazanan Amerikalı yazar Toni Morrison’dı (1993). Dünya, Amerikan edebiyatının tekelinde olduğu halde, böylece, Amerikalı bir yazarın Nobel’i alışının üstünden yirmi yıl geçmiş oldu.